1. YAZARLAR

  2. Muhammed Said İdris

  3. Kaddafi sonrası senaryolar
Muhammed Said İdris

Muhammed Said İdris

Yazarın Tüm Yazıları >

Kaddafi sonrası senaryolar

A+A-

Bütün çözümsüzlükleriyle birlikte Kaddafi sonrasına gelmenin bir başlangıcı var.

Kaddafi, krizin sona erdirilmesi için kendisine sunulan bütün önerileri, düşünceleri ve özellikle de BM girişiminin içerdiği düşünceler paketini kabul etseydi kendisi ve Libya, bu çözümsüzlüklerden uzak olacaktı şimdi. Libya, şu an Kaddafi rejiminin yıkılması sonrası muhalefetteki bütün gruplar ve diğer kesimler arasında hafife alınmayacak bir iktidar çekişmesine giriyor. Fakat daha büyük çekişme, Libya'nın geleceği ve özellikle de Libyalıların Kaddafi rejiminin devrilmesinde en büyük paya sahip Amerikalılara ve NATO'daki müttefiklerine ödeyeceği korkunç fatura gölgesinde Libya'nın özgürlüğü ve bağımsızlığı etrafındadır.

Anlaşmazlıkların ve hatta çekişmelerin kökleri Geçici Konsey'de Sünni ılımlılardan El Kaide ve aşırı Selefilere kadar farklı mezhepleriyle İslamcılar ile ulusalcı liberaller arasında vardı zaten. Bu yeni liberaller Libya'yı Batı'ya bağlamaya hazırlar. Birçok gelişmede, bu anlaşmazlıkların göstergeleri belirdi. Anlaşmazlık, yeni devletin ismi etrafında patlak verdi ve farklı boyutlar aldı. Bazıları Bingazi'deki Cemal Abdunnasır Caddesi'nin isminin Nicolas Sarkozy Caddesi olarak değiştirilmesini dahi istedi. Fakat anlaşmazlık, Libyalı devrimci güçlerin genelkurmay başkanı Abdulfettah Yunus'un Geçici Konsey'de Abu Ubeyde El Cerah seriyesine bağlı aşırı İslamcılar denen ortakları eliyle öldürülmesi akabinde güçlü şekilde ortaya çıktı. Bu suçlamalar, bir grup devrimci ile Yunus suikastıyla suçlanan Bingazi'deki Nida Tugayları arasında çatışmalara yol açtı.

Bu anlaşmazlıklar, Geçici Konsey'deki gruplar arasında beklenen çatışmaların ve çekişmelerin boyutlarından sadece birini su yüzüne çıkarıyor. Özellikle de Yunus'un ait olduğu Abidat kabilesinin suikastı yapanlardan intikam alma ve adaleti kendi eliyle gerçekleştirme ısrarı gölgesinde bu çekişmeler, kendisini besleyecek bir kısmı kabileci unsurlar bulacaktır. Bu kabileci-siyasi çekişmelere NATO'nun Libya'daki talepleri, kazanımları ve müdahaleleriyle mücadelede doğabilecek çekişme yanı sıra Libya'daki Arap çekişmelerini de eklersek Libya'nın geleceği için beklenen senaryolar oldukça karmaşık görülüyor. Libya'nın doğu, batı ve ileride güneye bölünmesi hayaletleri belirli aralıklarla kendisini dayatsa da son olarak birçok işaret ve faaliyet içinde ufukta beliren Amaziglerin (Berberilerin) etnik talepleri söz konusu. Bu faaliyetlerin hedefi kendi ırk ve kültürlerine yerel, bölgesel ve uluslararası tanıma elde etmek. Bu hedefler kendilerini aşırılığa, ayrılma veya kendi geleceğini belirleme hakkı taleplerinde bulunmaya dahi götürebilir.

Bütün bu çözümsüzlükler, rejimin düşüşü akabinde iç savaş ihtimallerini baskın kılıyor ancak daha da tehlikelisi, Libya iç işlerine dış müdahale kapılarını açacak olması. Kaddafi rejiminin devrilmesinden dolayı çok mutlu olan ve bu devrilme senaryolarıyla çokça meşgul olan Batı, kendisini rejimin devrilmesi sonrası senaryolar sorunuyla karşı karşıya buluyor. Bu senaryolardan biri de bütün olumsuz yönlerine rağmen BM'den güvenliğin korunması, devletin muhafaza edilmesi ve geçici sürecin idaresi amacıyla çok uluslu güç yerleştirilmesi talebinde bulunmak gibi bir Irak senaryosu. Fakat bu seçenek, meyveleri toplamakta acele eden Batılı ve Avrupa çevrelerinde yeterli kabul görmüyor. Bu yüzden bu seçeneği eleştiriyorlar ve BM'nin işlemlerinin ağır işlemesinden kurtulmak amacıyla Güvenlik Konseyi dışında çok uluslu güç göndermeyi yeğliyorlar. Yani Libya rejiminin devrilmesi sonrası iki kazanım önünde olacak. İlki bütün güçler arasında ulusal uzlaşının sağlanması, istikrar ve ulusal birliğinin korunması, Kaddafi rejimine alternatif ulusal bir rejim kuracak demokratik yolla seçilmiş bir iktidarın tesisi. İkincisi de Batı'nın Libya'nın kaynaklarındaki emelleriyle mücadele edilmesi, devrimin özgürlük, adalet ve saygınlık hedeflerinin tamamlanması için gerekli ulusal bağımsızlık savaşının verilmesi. Mısır gazetesi El Ehram 23 Ağustos 2011

ZAMAN 

YAZIYA YORUM KAT