Kabuktan ibaret başörtülüler de var! Acı ama gerçek!

28.04.2009 13:36

Fatma K. Barbarosoğlu

O akşam son anda yetiştim deniz otobüsüne.Hiç etrafıma bakmadan oturdum.Genellikle bakarım.Akşam saatlerinde insanların çenelerine vurur biraz.Kim kimdir.Bu konuşmalar kime aittir.Tahmin oyununun içinde geçer vakit.O saatte kitap okuyamayacağıma göre.

Bir cümle ile irkildim.

-Neval'i gördüm.Başını açmış.

-Nerde?

-Ne demek nerde!Nerde başını açmış mı, nerde gördüm mü?

-İkisi de işte…

-Taksimde gördüm.Gümüşsuyu'ndan inerken.Tam önümdeydi.Yürüyüşü ne kadar Neval dedim hatta.

-Ne giymişti?

- Çok tuhafsın.Nevali gördüm çok şıktı mı dedim ben şimdi!

-Başını açmış dedin ya.Yani ne giymiş.

-Saçı nasıldı desen daha doğru değil mi?

-Niye bozuluyorsun ya!!!

-Neval başını açmış diyorum.Neval,Neval.Bütün sınıfı tuttuğu ders notlarıyla besleyen Neval.

-Ha o Neval.

-Sen ne sandın.?!

-Ne bileyim…

-E niye ha o Neval dedin o zaman.

-Ne anlatacaksan anlat hadi.Benim sorularıma takılacağına.

-Neval başını açmış.Neval ya.Tasarımcının her ders işkence yaptığı Neval.

-Ay sen şu ezik kızı diyorsun.Siyah başörtülü hani.Onun adı Neval miymiş.

-Manyak mısın demeyeceğim.Senin manyaklığını tescil ettirelim biz en kısa zamanda.Sen kim sandın.Deminden beri ne niyetine dinliyordun beni.

( O kadar hızlandılar ki diyaloglarını yazamıyorum.)

Hemen arkama dönüp bu “sohbet”in sahiplerini bulmalıyım.

Deniz otobüsünde neyi bahane edip bakacağım ki.Durağı geçmiş gibi filan yapılamayacağına göre…

Ben meraktan kıvranırken onlar devam ediyor.

-Akşam akşam kafa yaptın ama.

-Ya üzüldüm.Çok üzüldüm.Kim bilir ne sıkıntılar yaşadı bu raddeye gelinceye kadar.

-Niye üzüldün!Açmak istemiş açmış.

-Ya niye açmak istesin!!!

-Kim onu zorluyor ki.Açmasaydı.

-Sen bu güzideliğini nasıl koruyorsun !.Ya da sen nereden indin bizim dünyamıza.Duyarsızlığını korumak için yedi kat peçeye mi sarıyorsun ya!

Deniz otobüsü yanaşıyor.Hemen arkama dönüp bakıyorum.

Seslerin sahibini duyacağım.

Öğrenci olabilecek tipleri hızla gözden geçiriyorum.

İki başörtülü var.Bu diyalog onlara ait olamaz.

Tekrar duyuyorum o sesleri.

-Yani başı örtülüyken birisiydi Neval .

-Eee

-Şimdi hiç kimse olmuş.Silmiş kendini yer yüzünden sanki.Anlıyor musun?

-Hani arkasından gördüydün?

-Öyle bırakacak değildim herhalde.Oturduk konuştuk .Yani ben konuştum o sustu.

Bu diyalogların iki başörtülünün ağzından çıkması beni bir külçe haline getiriyor.Kimi nereye oturtacağımı bilemiyorum.

İyi ki duyduğum her cümleyi kaydetmişim.Yoksa zihnimin kes yapıştırışına maruz kaldığımı zannederdim.

Yol boyunca düşündüğüm yetmiyor.Günlerdir düşünüyorum yukarıdaki konuşmayı.

Günlerdir nereye koyacağımı bilemiyorum.

28 Şubat'tan bu yana (belki daha evveli de vardı da fark etmiyorduk) başörtüsü “taraftar” ı kesilen ama başörtülü öznelere kötü davranan mevki makam sahipleri kedilerini epey aşikar kılmıştı.Penceresiz odaları,düşük maaşları bir lütuf gibi sunarken “sen başka yerde iş bulamazsın” cümleleri dökülüyordu dudaklarından.

Yukarıdaki konuşmayı sahiden nereye koyacağımı bilemiyorum.

Her başörtülü sadece kendini temsil ediyor.

Acısı ve ıstırabıyla.Ya da olanca zevkleri duyarsızlığı ile.

Tıpkı yukarıda okuduğunuz diyalogda olduğu gibi.

Işıklarda beklerken tepeden tırnağa süzüyorum iki genç kızı.”Sınıfsal” farklılıklar arıyorum üzerlerinde ip ucu olarak.İkisi de aynı tarz giyinmiş.İkisinin de eli yüzü düzgünce.Ait oldukları marka cemaati bile aynı belki.Ama birinin kalbi var diğerinin yok.Tek farkları bu işte.Biri başını aşan arkadaşı için üzülüyor öteki bu üzüntüyü değil paylaşmak anlamsız buluyor.Başında bir örtü var.Ama o kendini başörtülü olarak filan görmüyor.Başı açık pek çok genç kızın, kadının paylaşacağı duyarlılık bir kod olarak onda yok.

Bir kabuktan ibaret.Neyin kabuğu olduğunu bile bilmeyen bir kabuk.

O kabuğun içinde empati yok.Sempati yok.Yürek yok.

Bir kere daha tekrarlıyorum kendi kendime.Dünya ikiye ayrılıyor:Kalbi olanlar ve kalbi olmayanlar.

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim