1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. İzmir'de "Hadis ve Rey Ekolü" Konuşuldu
İzmirde Hadis ve Rey Ekolü Konuşuldu

İzmir'de "Hadis ve Rey Ekolü" Konuşuldu

Özgür-Der İzmir Şubesi'nde iki haftada bir düzenlenen seminerler devam ediyor. Bu haftaki Hadis Ekolü ve Rey Ekolü başlıklı sunum Özgür-Der İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Öz tarafından sunuldu.

A+A-

Özlem Öz, sunumunda kısaca şunları anlattı:

Rey: Arapça bir kelime olan re'y sözlükte, görmek, görüş, düşünce ve düşünerek bir neticeye varmak anlamlarına gelmektedir. İslam hukukunun önemli bir kavramı olan re'y, aynı zamanda düşünce tarihinde de büyük bir yere sahiptir. İslam hukukçuları arasında kıyas kelimesi bazen re'y anlamında kullanılmıştır.

Hadis: İslam dininde, Hz. Muhammed'in değişik olaylar ve sorunlar karşısında inananları aydınlatmak, Kur'an'ın bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği iddia edilen sözler bütünüdür.

Hz. Ömer dönemindeki fetihlerin ardından İslam farklı coğrafyalara, kültürlere yayılmıştı.

Ehl-i hadis (ahbarî ekol) Hicaz'da güçlendi. Ehl-i rey (usulî ekol) ise Irak/Kûfe'de güçlendi. Medineliler dış etkilere kapalı olarak, statik bir biçimde ve İslamî örflerle yaşıyorlardı. Kûfe'dekiler ise kozmopolit, farklı örf ve adetlerin olduğu bir ortamdaydılar. Rey burada bu yüzden gelişti. İki görüş arasındaki akıl – nakil eğilimi farklılığı ve aklî muhakemeye verilen önemim derecesindeki ayrım bu faktörlerden kaynaklanmıştır diyebiliriz.

Sahabe, 23 sene Rasûlullah (sav)'le birlikte bulunmuş olmanın sonucu, onun hangi konuda nasıl bir yol izleyeceğini az çok biliyor, Kur'an bütünlüğünü de esas alarak, o meseleye bir çözüm tayin edebiliyordu. Nihayetinde Peygamber (a.s) Yemen'e gönderirken, "ne ile hükmedeceksin?" sorusuna, "Allah'ın kitabı ile; onda bulamazsam Allah'ın elçisinin sünnetiyle; onda da bulamazsam reyimle ictihad ederim" cevabını veren Muaz bin Cebel(r.a) onlardan biriydi. Yine geç katıldığı farz namazının kalan rekatlarını namazın hemen ardından kalkarak tamamlaması ve Rasulullahın buna bir şey dememesi ve onaylaması da kendi re'yini kullanmasına bir örnektir. Hz. Ebubekir'in, zekat vermeyene savaş açması; içki içene kırk yerine seksen değnek vurulması; ezanın bir mahaldeki ahaliyi namaza toplamak amacıyla okunmasından dolayı yolculukta ezan okumamak; bireysel olarak kılınan teravihi cemaatle kılmaya başlamak gibi uygulamalar; aklın/reyin kullanımına örnek verilebilir.

Hadis Ehli, peygamberin hadislerini toplayıp buna göre hayatını düzenleyenlerden oluşuyordu. Ehl-i hadis, geleneğin savunucusu. Mesihin geri dönmesi mevzusu gibi durumların ilk çıkış noktası kimi rivayetlerin baz alınıp ardından da bazı ayetlere zorlama yorumlar getirerek bu rivayetleri gerçekmiş gibi gösterme çabasıdır.

Birçok hadisin Kur'an'ın açık hükümleriyle çeliştiği ve Peygamber (a.s)ın sünnetine ters düştüğü de bir gerçekti. Bu nedenle, mesela İmam Ebu Hanife gibi âlimler hadislere güvenmemişler, hadise rağmen kendi reyleriyle hüküm vermişlerdir. Fakat bu âlimler ictihatlarını tamamen kendi akıllarına değil, Kur'an'a ve Peygamber (a.s)ın sünnetine dayandırıyorlardı. Gelenekçiler ise onları, Kur'anı ve sünneti arkalarına atmakla itham ediyorlardı.

Rey ekolü, hadise, sünnete karşı bir hareket değil, çünkü bunu söyleyen hadisin, sünnetin kaynaklığını reddetmiyor. Hadis ekolü ise hadis – sünnet aynîliği görüşündedir.

Yapılan katkılarla ve soru-cevap bölümüyle program sona erdi.

Fazlı İnderin – HaksözHaber / İzmir

Fotoğraflar: Kenan Karınca

HABERE YORUM KAT