İzmir sendromu!

21.06.2011 00:39

Asım Yenihaber

Seçimler bitti; sonuçlar kesinleşti, fakat tartışmalar bitmedi...

CHP lideri seçim akşamı, ilk sonuçlar alındığında, başarısını ilan etmişti: Milletvekili sayımızı artırdık! Sadece milletvekili sayısı değil, oy oranı da artmıştı!

Peki bu neye yarardı? Ana muhalefet, iktidar partisinin yarısı kadar rey almıştı. AK Parti’nin milletvekili sayısı azalmıştı ama, oy oranı artmıştı.

Rakamlar ne olursa olsun, tablo memnuniyet verici mi idi?

Kazanan, neden kazandığını bilmek ister. Bu çok da önemli değildir. Çünkü galipler, mağlupların psikolojisi içinde değildirler. Kaybeden ise mutlaka neden kaybettiğini düşünür. Bu bir daha kaybetmemek için ilk akla gelen bu sorunun cevabını bulmaktır.

1950 seçimlerinden beri seçim kaybetme şampiyonu olan CHP neden kaybettiğini düşünmüş ve sonuçlarını açıklamıştır.

Halk cahil! Kimi seçeceğini bilemiyor!

Bu mazeret giderek gerekçesini kaybediyor.

Türkiye CHP dönemi ile kıyaslanamayacak ölçüde eğitim ve öğretimi yaygınlaştırdı.

1950’ye kadar bir hayli il merkezinde lise yoktu. Kazaların bir çoğunda değil lise, orta okul yoktu. Bir buçuk üniversite vardı. Yüksek öğretim öğrencileri 10.000 (on bin) kadardı...

Şimdi öyle mi ya?

Lise olmayan ilçe yok. Birçok kasabada lise var. Üniversite bütün illere yayıldı. Bazı il merkezlerinde birden fazla üniversite var.

Okur yazarlık arttı. Tahsil seviyesi yükseldi...

Anlayacağınız CHP’nin tezleri istatistiki olarak da gümledi!

Halk resmi okur yazarlık çok yüksek değilken de cahil değildi. Sözlü kültürle yetişen halkımız bugünün yüksek tahsillilerine taş çıkaracak ferasete ve irfana sahipti. Tabiri amiyanesiyle, “çarıklı erkânıharp”ti!

Kârını, zararını biliyor ve bu yüzden CHP’yi seçmiyordu!

İstatistik CHP’yi sureta haklı çıkarıyordu.

Şimdi halkın büyük çoğunluğu orta öğretimli, önemli bir kısmı yüksek tahsilli.

Yine (de) CHP’yi seçmiyor!

“Cahil halk”ın CHP’ye rey vermemesinin sebebi ise, din istismarında aranırdı. Menderes dini istismar ettiği için kazanmıştı, Demirel dini istismar ettiği için başarmıştı! Özal da, Erdoğan da öyle!

Bu sefer CHP seçimden önce, neden kaybedeceğini açıklamak ihtiyacını hissetti. Bunu miting meydanlarına bile taşıdı: “AK Parti’ye rey vermiyorum, çünkü beynim var!”

Şu beyinlilere bakın: Beyinsizler kadar başarılı olamıyorlar!

Bu CHP’lilerdeki ne beyni acaba? Kuş beyni olmasın!

Şimdi MKYK oturmuş, neden kaybettiklerini araştırıyor. Cevabı Kılıçdaroğlu vermiş: “Stockholm sendromu!”

Kılıçdaroğlu, mutsuz olmasına rağmen AKP’ye oy verenleri “kurtarmayın bizi” diye polise direnen rehinelere benzetmiş.

Yetmişli yıllarda İsveç’in başkenti Stockholm’de bir bankaya giren soyguncular, dört banka memurunu rehin alarak, polis kuşatmasına altı gün boyunca direnir. Bu arada rehinelerin de kurtarılmaya aktif biçimde direndikleri görülür...

Buradan Türkiye seçimleri için kıssadan hisse çıkar mı?

İsterseniz İzmir’e bakalım.

Kılıçdaroğlu mantığı ile bakıyorum: İzmir epey zamandır CHP’nin rehinesi! İzmir’de belediye hizmetlerinden memnun olan yok. Büyük şehir belediyeleri içinde hizmet bakımından en geride olan İzmir. Buna rağmen İzmirliler CHP’ye rey vermeye devam ediyorlar. Referandumda da hayır diyerek bu tutumlarını sürdürdüler...

Al sana yerli versiyon: “İzmir sendromu!”

Ama İzmir bile değişiyor. AK Parti ile CHP arasındaki fark bu seçimde azaldı!

İzmir, sendromunu bir sonraki seçimde aşacağa benziyor!

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim