1. YAZARLAR

  2. İbrahim Sediyani

  3. İstesek Somali’yi Hemen Kurtarabiliriz! Var mısınız?
İbrahim Sediyani

İbrahim Sediyani

Yazarın Tüm Yazıları >

İstesek Somali’yi Hemen Kurtarabiliriz! Var mısınız?

A+A-

Baharê PEZ, payizê REZ, zvıstanê ji EZ.

(Baharda KOYUN, güzün BAĞ, kışın da BEN.)

Kürt atasözü

Değerli kardeşlerim, âzîz Müslümanlar;

Bizler her türlü nimet ve bolluk içinde bir Ramazan ayını daha idrak ederken, sıcacık Ramazan pideleriyle sahurlarımızı ve iftarlarımızı yaparken, Afrika’daki bir Müslüman ülkede çocuklar bir lokma ekmek bulamadığı için açlıktan ölmektedir.

Bir düşünün hele; siz bir baba veya bir anne olarak, bilseniz ki öz çocuğunuz herhangi bir yerde bir lokma yiyecek bulamadığı için açlıktan ölmek üzeredir. Ne yaparsınız, nasıl davranırsınız? Acaba kendi öz evlâdınız, canınızdan, kanınızdan bir parça olan öz çocuğunuz açlıktan ölmek üzereyken siz yerlerinizde böyle rahat durabilir misiniz? Böyle hiçbir şey olmamış gibi günlük yaşantınıza devam edebilir misiniz?

Oysa o Somali’deki çocuklar, bizim öz çocuklarımızdır. Onlar bizim kendi evlâtlarımızdır, bizim bebeklerimizdir.

Bebeğinin açlıktan ve susuzluktan dakika dakika ölümünü, gözünün önünde eriyip gitmesini çaresiz gözlerle seyreden anneler, onlar bizim öz annelerimizdir. Bizleri dokuz ay karnında taşıyan, bizleri emziren, bizleri büyüten öz annelerimizdir o Müslüman kadınlar.

Ramazan ayının da, kurban ibadetinin de, her yönüyle İslam’ın bizzat kendisinin de özünde yatan “rûh” aynıdır: “Yardımlaşma, fâkirlere verme, açları doyurma, muhtaçlara el uzatma.”

Gelin, bu Ramazan’ı insan gibi, bir Müslüman’a yakışır gibi geçirelim ve “Allâh rızâsını kazanma” yolunda kendimize vesile kılalım.

Allâh rızası için. Lütfen.

Ramazan’ı, bu mübarek ayı Somali için harcayalım, neyimiz var neyimiz yok o insanlara götürelim. O çocuklarımızı, o annelerimizi kurtaralım. Ramazan’da herşeyimizi oraya taşıyalım, bayramı da orada geçirelim, bayram namazını orada kılalım. O ülkeye, o ülkedeki açlara ve yoksullara gıda yardımı götürelim. Çocuklarına yiyecek ve giyecek götürelim, o insanların hayır dûâlarını alalım.

Lütfen.

Hem o insanların hayatlarını, hem de kendi insanlığımızı kurtaralım.

Allâh rızası için. Yetimlerin, öksüzlerin hakkı için.

Bunca çevremiz, camiâmız, bunca derneğimiz, sivil toplum kuruluşlarımız var. O insanlar, oradaki Müslüman kardeşlerimiz, öz kardeşlerimiz, bir lokma yiyecek bulamadığı için açlıktan ölürken, biz böyle hiçbir şey olmamış gibi yerimizde mi oturacağız?

Hayır.

Bu yazdığımız yazıların, düzenlediğimiz konferansların, yaptığımız gösterilerin o insanlara hiçbir faydası yok.

Bizim somut birşeyler yapmamız lazım. İstesek o insanları kurtarabiliriz. Evet kurtarabiliriz. Hepsini hem de.

Sadece Türkiye’deki İslamî camiâlar bile istese tek başına başarabilirler bunu.

Bunun yolunu buldum ben. Çok basit hem de bu yol.

Somali hakkındaki bir önceki yazıdan sonra oturup saatlerce düşündüm, ciddî ciddî hesap yaptım. Bakın ne kadar kolay oradaki tüm insanları kurtarmak:

Somali, alt tarafı 8 milyonluk bir ülke. Toplam nüfûsu bu kadar. Şu anda açlık tehlikesi altındaki insanların sayısı ise, tam olarak 3 milyon 700 bin kişi. Hadi 4 milyon diyelim, ülkenin yarısı.

Türkiye’nin kaç ili var? 81. Hadi 80 diyelim. (Neden 81 ilimiz olduğu halde 80 hesaplıyorum, biraz sonra anlayacaksınız.)

4 milyonu 80’e bölüyorum: 50 bin.

Düşünün, her ilimiz, sadece 50 bin kişiye yardım edecek. Alt tarafı bir ilçenin nüfûsu kadar insana.

Ülkede açlık çeken tüm insanların sayısı, zaten bizim ancak bir ilimiz kadar.

Farzedin ki 80 il, bir ili kurtarmak için seferber oluyor. Farzedin ki bu açlık Somali’de değil de, 81 ili olan ülkemizde, bizim bir ilimizde olmuş ve diğer 80 il, bu bir tek ile yardım etmek için seferber oluyor. Çünkü nihayetinde, Somali’de şu anda açlık felâketiyle karşı karşıya olan insanların sayısı, 3 milyon 700 bin. Yani bizim sıradan bir ilimiz kadar. (81 il yerine 80 hesaplamıştım; sebebi buydu.)

80 il bir ili kurtaramaz mı? Çok rahat kurtarır.

80 kişinin bir kişiyi doyurması, beslemesi ne kadar basit ve sıradan bir işse, 80 ilin de bir ili doyurup beslemesi o kadar basit ve sıradan bir iştir.

80 kişi bir araya gelip bir kişiyi besleyemez mi? Güldürmeyin; bundan daha basit bir iş mi olur?

Öyleyse haydi! Hemen başlıyoruz.

Türkiyeli Müslümanlar olarak, Türkiye’deki İslamî camiâlar olarak, Somalili kardeşlerimiz için tüm ülke çapında seferberlik başlatıyoruz.

Allâh rızası için.

Bir lokma ekmek bulamadığı için annesinin gözü önünde eriyip giden o bebeler için, o sabiler için.

Lütfen.

Hiç olmazsa bir kez, hiç olmazsa bu konuda, aramızdaki (zaten olmayan, zaten kendi kafamızdan icâd ettiğimiz) ayrılıkları bir tarafa bırakalım ve tüm İslamî camiâlar olarak, “Râbbimiz Allâh’tır” diyen tüm Müslümanlar olarak, Somali’deki Müslüman kardeşlerimiz için yekvücûd olalım, onlar için kenetlenelim.

Hiç olmazsa bu konuda “cemaat kardeşliğini”, “İslam kardeşliğinden” daha önde tutmayalım ve “Fikri ileri atan kişi bizim kankamız değil, başlatan camiâ bizim cemaatimiz değil” taassubunu bir tarafa bırakalım.

Hiç olmazsa bu konuda, hangi camiâdan, hengi çevreden, hangi çizgide olursa olsun, tüm İslamî camiâlar olarak, tüm Müslümanlar olarak “ORTAK BİR İŞ” yapalım.

Tüm ülke çapında seferberlik başlatıyoruz. Edirne’den Hakkari’ye, Artvin’den Muğla’ya, Sinop’tan Hatay’a, Van’dan İzmir’e.

İslamî camiâlar yapacak bunu. Bizim gözbebeğimiz olan derneklerimiz, bizim onurumuz ve alınakımız olan sivil toplum kuruluşlarımız, hepsi de bizim rengimizin biribirinden güzel tonları olan, (hiç ayrım yapmadan söylüyorum) hepsi de bizim kendi aynamız olan, bizim öz değerlerimiz olan Müslüman camiâlar, İslamî çevreler yapacak bunu.

Her ildeki çalışmayı o ildeki dernekler ve STK’lar yürütecek. Gençlerimiz, yaşadıkları şehirlerdeki tüm evlerin, tüm işyerlerinin kapısını çalacak.

Somali için yardım seferberliği başlatıyoruz.

Efendim BM varmış, şu kadar ülke varmış, şu kuruluşlar zaten yardım topluyormuş; geçin bunları. Hepsini geçin.

Farzedin ki bu gezegende sadece Somalililer ve bir de biz yaşıyoruz. Farzedin ki bizden başka hiç kimse yok dünyada.

Biz başkalarının yapıp yapmadıklarından değil, kendi yapıp yapmadıklarımızdan sorumluyuz.

İstesek o insanları çok rahat kurtarırız diyorum ben. Bakın, yeterki başlayalım bu işe, yeter ki ilk adımı atalım; bu işin sizin sandığınızdan, benim anlattığımdan bile çok daha kolay olduğunu kendiniz göreceksiniz.

Bir işi başarmak için, bir hedefe ulaşmak için, lazım olan şey güç ve para değil. Sadece iki şey lazım; çaba ve cesaret.

80 kişi bir kişiyi doyuramaz mı? Çok rahat doyurur. Bundan daha kolay bir iş mi olur?

Demek ki 80 il bir ili kurtarır.

Her il sadece 50 bin kişiye el atacak. Bu kadar kolay.

Toplam 3 milyon 700 bin kişi açlık çekiyor Somali’de. İl başına 50 bin kişi bile düşmüyor.

Her ilde bu işi dernekler ve STK’lar yürütecek. Bunun için ülkedeki tüm Müslümanlar’ın ve derneklerin buluşup bir toplantı, konferans yapmasına falan da gerek yok.

Her ildeki dernekler kendi arasında yapsın yeter. Çünkü her ildeki dernekler, biribiriyle koordineli çalışacak. Birlikte hareket edecekler.

Haydi hemen başlıyoruz. “Bu işi başarır mıyız, sonuç alır mıyız?”, geçin bunları. O bizim değil, Allâh’ın takdirinde olan bir olaydır. Biz sadece kendi eylemimize, kendi âmelimize odaklanalım. Neyi ne kadar başarırız, onu Allâh’a bırakalım; tevekkül edelim.

En zayıf neticede bile en kazançlı çıkacak bizleriz. Çünkü biz “zafer”den değil “sefer”den sorumluyuz.

Ahirette bizlere “ne tür başarılar kazandığımız” değil, “ne tür çalışmalar yaptığımız” sorulacaktır. Cebimize akan miktarın değil, alnımızdan akan miktarın hesabını vereceğiz âhirette.

Hiç olmazsa Somali için, Somali’deki kardeşlerimiz, çocuklarımız için, aramızdaki ihtilafları, kavgaları, siyasî ve teorik çekişmeleri bir tarafa bırakalım ve hep birlikte seferber olalım.

O çok sevdiğimiz kavgalarımız kaçmıyor ya! Somali’ye yardımları ulaştırıp döndükten sonra kavgalarımıza kaldığımız yerden devam ederiz.

Tüm ülke çapında seferberlik başlatalım. Gerekli yardımlar toplandıktan sonra da, her bölgeden 2 gönüllü seçilsin. Diyelim Güneydoğu’dan 2 kiş, Doğu’dan 2 kiş,, Kardeniz’den 2 kişi, İç Anadolu’dan 2 kişi vs. Toplam 14 kişi. Bu 14 kişi, toplanan yardımları bizzat Somali’ye bizzat götürüp o insanlara kendi elleriyle teslim edecek.

Biz bu seferberliği başlatırsak, hem 3 milyon 700 bin kişinin ihtiyaç duyduğu tüm yardımı (hem de fazlasıyla), hem de o yardımları ulaştıracak olan 14 kişinin tüm yol, uçak bileti, konaklama vs. masraflarını çok ama çok kısa bir süre içinde toplamış olacağız.

Yeter ki, “Biz bu işi başaramayız” gibi bir ye’se kapılıp böyle güzel ve hayırlı bir seferberliği daha başlamadan bitirmeyelim.

Bakın; başlayalım, ilk adımı atalım; göreceksiniz ki bu iş sandığınızdan da, anlattığımdan da daha kolay olacak.

Pesimist değil, optimist olalım. Pesimistler her şansın içinde bir problem bulurlar, optimistler ise her problemin içinde bir şans.

Bu işi başlatırsak iki büyük kazanç elde etmiş olacağız:

Birincisi, açlık çeken insanlara yardım etmiş ve onları o durumdan – Allâh’ın izin ve yardımıyla – kurtarmış olacağız.

İkincisi de, Türkiye’deki Müslümanlar olarak, tüm enerjimizi biribirimizle uğraşmaya ve cedelleşmeye harcayan İslamî camiâlar olarak, bir araya geldiğimizde, birlik olduğumuzda, ortak hareket ettiğimizde ne kadar büyük işler başarabileceğimizi öğreneceğiz.

Açlıktan ölmek üzere olan bir insanın karnını doyurmaktan, evi başına yıkılmış bir âîleye maddî yardımda bulunmaktan, yetim bir çocuğun elinden tutmaktan daha güzel ne olabilir?

Hiçbirimiz bu dünyada kalıcı değiliz, hepimiz toprağa gireceğiz, Allâh’ın huzuruna çıkacağız. Cebimize giren beş kuruşun birini bu insanlara versek ne olur?

Fâkir mi oluruz, mâhv mı oluruz, yoksa artık ömür boyu belimizi mi doğrultamayız?

sediyani@gmail.com 

YAZIYA YORUM KAT

14 Yorum