1. YAZARLAR

  2. Ceyda Karan

  3. İsrail'in varlığı, Siyonizmin ahlâkı...
Ceyda Karan

Ceyda Karan

Yazarın Tüm Yazıları >

İsrail'in varlığı, Siyonizmin ahlâkı...

A+A-

İsrail-Filistin meselesinin ‘iler tutar tarafı kalmadı’. Obama yönetiminin sürekli dayatma halindeki İsrail’e baskı yapamadığı bir ortamda, bugünden yarına manidar bir barışa erişmek üzere müzakere süreci başlatmak hayalden ibaret.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, geçen hafta ‘müzakerelere başlamak’ adına Yahudiler için yeni yerleşim planlarını 10 aylığına durdurduğunu ilan etti. Filistinliler açısından bu beyanın bizatihi kendisi ‘tarihin en büyük düzenbazlıklarından birisi’. Zira Netanyahu’nun ‘kapsamlı ve acı verici’ diye sunduğu karar, Batı Şeria’daki işgal topraklarında yapımı süren inşaatlarla buralara kurulacak okul, sinagog gibi kamu binalarının durmasını içermediği gibi Doğu Kudüs’tekilere de sınırlama getirmiyor. Yani Filistinlilere üzerinde devlet kurabilecek bir toprak parçası bırakmayan siyasetin biteviye devamı... Gel gör ki, karar bu haliyle bile İsrail’de infial çıkmasına yetti. Ve bu infialin salt aşırı sağdan geldiğini sanmayın.

Biçare Filistinlilerin elinden sadece ‘İşgal topraklarındaki yerleşimler durmadan müzakere masasına oturmam’ demek gelirken, Obama yönetimi aylardır Ortadoğu’yu adeta bir tahtravalliye oturmuş izler halde. Misal, İsrail Gilo yerleşiminde 900 yeni konut inşasına izin veriyor, ABD Başkanı Barack Obama ‘çok tehlikeli’ buluyor. Sonra İsrail kimi yerleşimleri dondurmaktan söz ediyor, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ‘emsalsiz fırsat’ buyuruyor. Tabii kimse İsrail’in 2003’te taa Bush yönetimi döneminde kabul ettiği şu hükmü hiç geçmeyen ‘Yol Haritası’nın aslında tüm yerleşimleri dondurmayı içerdiğini anımsamıyor. Yani, İsrail söz verse ne yazar, vermese ne yazar...

Elbette İsraillilerin oyunu zekice oynadığını teslim etmeli. Usta manevralarla iç kamuoylarının hiddetini Obama’ya yönlendiriyorlar. Misal Netanyahu’nun partisi Likud’dan Danny Danon, Obama’ya ima dahi etmediği bir takım sözleri mal edip şöyle çıkışabiliyor: “Ellerinizi Kudüs’ten çekin..Yahudiler Kudüs’te yaşayamaz, burada sadece Araplar yaşar demek ırkçı bir talep!” Zaten bu yıl başındaki seçimlerde başbakanlığı çok arzulanan Tzipi Livni’nin Kadima’sından solcu Meretz’e kadar İsrail siyasi yelpazesinin neredeyse tümünün, yerleşimler yoluyla kutsal topraklara yayılmakla alıp veremediği yok.

Bugün işgal altındaki Batı Şeria’da yaklaşık 300 bin, Doğu Kudüs’te 200 bin yerleşimci yaşıyor. Bu yarım milyon Yahudi, ‘toprakta hak iddiasının’ en mühim enstrümanı. Yerleşimler meselesi vesilesiyle taa geçen nisanda bir köşeye ayırıp da okumayı ihmal ettiğim Ellen Cantarow’un makalesine dönüp baktım da, ne kadar kafa açıcı. Şu bar fedaisi Avigdor Lieberman’ın İsrail’in dışişleri bakanlığı koltuğuna oturtulmasının baştan hesaplanmış olmasa dahi İsrail açısından ne kadar isabetli olduğunu anlıyoruz. Bir sorun mu yaşanıyor, ‘kötü polis’ Lieberman’ın üstüne at, gitsin! Misal Lieberman’ın Batı Şerai’da bazı yerleşimleri ilhak edip, müfus mübadelesi önerisi yerden yere vuruluyor. Aslında Livni dahil pek çok İsrailli siyasinin bu öneriden pek güzel esinlendiğini anlıyoruz Cantarow’un yazısından. İsrail’in kurucusu Ben Gurion’un gözdesi ünlü asker ve siyasetçi Moşe Dayan’dan yerleşimlerle ilgili tarihi anekdot da çok çarpıcı. 1973’te BBC’den Alan Hart’la söyleşmiş Dayan:

- Neden sürekli daha çok yerleşim kurma peşindesiniz? Araplar hedefinizin tüm Transürdün’de sonsuza dek kalmak olduğunu zannedecek...

Dayan: Doğru. Gerçekte bence İsrailliler Transürdün’de sonsuza dek kalmalı.

- Sizi dinleyen Araplar, Başkan Sedat (Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat) dahil, “İşte ‘Dayan yayılmacılık peşinde olduğunu doğruladı’ diyecek”...

Dayan: Tamam, eğer tüm Transürdün’de evinde hissetmek yayılmacı bir emelse, ‘yayılmacılık’ dediğiniz buysa, o zaman yayılmacıyım. 

Aynı Dayan, 1967’de meslektaşlarından Filistinlilere “Köpekler gibi yaşamaya devam edeceksiniz ve kim dilerse, gitmekte serbest” mesajı vermelerini de istemiş. Bu cümleyi aktaran kaynak, İsrailli solcu siyasi Yossi Beilin. Rivayet o ki, bugünkü Cumhurbaşkanı Şimon Peres, o vakit Dayan’ı ‘ahlaki duruşun korunması gerektiği’ yönünde ikaz edince şu yanıtı almış: “Ben Gurion’a göre, Siyonist soruna ahlaki açılardan yaklaşın birisi Siyonist değildir.” 

Kıssadan hisse: İsrail’in varlığı zaten yerleşimlere dayalı. Bu politikanın en büyük destekçisi de arada sırada itirazlar yükseltse de Amerikan yönetimleri. ABD’den hakiki baskı olmadıkça değişen birşey olmaz...

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT