1. YAZARLAR

  2. Fikret Ertan

  3. İsrail'in uzun kolları
Fikret Ertan

Fikret Ertan

Yazarın Tüm Yazıları >

İsrail'in uzun kolları

A+A-

İsrail'in dünyanın pek çok yerinde operasyon yapabilecek yeteneğe sahip olduğunu belirtmek için bu ülkenin kollarının uzun olduğu söylenir. Bu kolların yakın yerlere kolayca uzandığı zaten malum.

Bu çerçevede Gazze'deki hedeflere bugünlerde kolayca ulaşıyor, istediğini yapıyor. Uzak yerlere ise uygun gördüğü zamanda hiç çekinmeden uzanabiliyor. Bu hedefler, geçenlerde Ukrayna'da kaçırılıp sonra İsrail'e getirilen ve hapse tıkılan Gazzeli mühendis Dirar Ebu Sisi gibileri olabiliyor. Çok uzak Sudan da zaman zaman bu kolların uzandığı yerlerden biri olabiliyor. Nitekim, dün çıkan bazı haberlerde Sudan'ın Kızıldeniz kıyısındaki en önemli limanı olan Port Sudan'da meydana gelen esrarengiz bir saldırının İsrail'in işi olduğu en azından ima ediliyor.

Bu haberlerde havaalanından şehre gitmekte olan bir arabanın ya havadan ya da denizden atılan füzelerle imha edildiği, saldırıda kimlikleri bilinmeyen iki kişinin öldüğü söyleniyor. Sudanlı polis sözcüsü Ahmet El Tahmi'ye göre, bilinmeyen bir kaynaktan atılan füze ya da füzelerle saldırı gerçekleştirilmiş bulunuyor. Sudan Medya Merkezi ve eyalet meclisi sözcüsü Ahmet Tahir ise kimliği belirlenmeyen bir savaş uçağının Sudan hava sahasına girerek arabayı bombaladığını ifade ediyorlar. Tahir, söz konusu uçağın Kızıldeniz üzerinden geldiğini, saldırıyı gerçekleştirdikten sonra yerden açılan ateşe rağmen, bundan kaçmayı başararak kayıplara karıştığını söylüyor. Bir haber ajansına konuşan görgü şahitleri de üç patlama duyduklarını, Apaçhe tipine benzer iki helikopteri havada uçarken gördüklerinden söz ediyorlar. İki gün önce salı günü meydana gelen esrarengiz saldırı ile ilgili haber ajanslarına yansıyan bilgiler böyle ve bilebildiğimiz kadar bu saldırının sorumlusu olarak İsrail'i işaret ediyor; zira saldırının icra tarzı ve kullanılan araçlar bakımından İsrail'in imzasına benziyor. Kaldı ki, İsrail'in 2009 yılında yine Sudan'a yaptığı başka saldırılar da akla hemen İsrail'i getiriyor.

2009 Ocak ve Şubat aylarındaki bu saldırıların ilkinde Sudan-Mısır sınırı yakınlarında seyreden bir araç konvoyuna havadan büyük bir saldırı yapılmış, kimine göre 1000, Sudan hükümet yetkililerine göre 119 kişi ölmüştü. Bunların 56'sının silah kaçakçısı, 63'ünün de Etyopya, Somali ve başka yerlerden Sudan'a gelen mülteciler olduğu söylenmişti. İsrail şüphesiz bu saldırı konusunda resmen sessiz kalmayı tercih etti. Ne var ki, Time dergisi ve İsrail gazeteleri dahil birçok medya kuruluşu saldırının İsrail'in işi olduğunu ayrıntılarıyla yazdılar da. Nitekim, Time saldırının F-16, bunlara eşlik eden F-15 savaş uçakları ve insansız silahlı hava araçlarıyla yapıldığını ileri sürmüştü. Bu haberler üzerine zamanın Başbakanı Ehut Olmert, Herzliya'daki bir güvenlik konferansı sırasında "Biz terörist altyapıyı vurabileceğimiz her yerde faaliyet gösteririz. Bu yakında olur, uzakta olur, fark etmez. Bu konuda herkes hayal gücüne başvurabilir. Bilmeleri gerekenler, İsrail'in ulaşamayacağı bir yer olmadığını bilirler. Böyle bir yer mevcut değil." şeklinde konuşarak muhataplarına İsrail'in vermek istediği mesajı böyle vermişti. İkinci saldırıda ise Kızıldeniz'deki bir gemi, hava saldırısıyla batırılmıştı. Her iki saldırının amacı da Gazze'ye ulaşması muhtemel silah ve cephaneyi imha etmekti. Saldırılar bu amaca ne kadar ulaştı, bilinmez.

Bugün sözünü ettiğim saldırı da muhtemelen yine silah kaçakçılığı ile ilgili bir saldırı. Öldürülen kişiler muhtemelen bu işi kotarmaya çalışan kişiler. Bunlar kimler, belki de hiçbir zaman bilinmeyecek. İsrail'in uzun kollarının ulaştığı yer elbette bugün bu yazıda anlattıklarımızla sınırlı değil. Hatırlayın, 6 Eylül 2007 günü İsrail uçakları Akdeniz üzerinden uçarak Suriye'de bir tesisi bombalamışlar, geri dönerlerken bir yakıt tankını da Hatay'a, yani bizim topraklarımıza bırakmışlardı. O zaman Suriye bu saldırı karşısında hiçbir şey yapamamıştı. Bizim ne yaptığımızı ise ben henüz bilmiyorum. İsrail'in uzun kollarının fütursuzca ve hiç çekinmeden uzandığı başka ülkeler, olaylar da var elbette. Bunların hepsini bugün burada saymak gerekmiyor. Bu konuda en son olarak geçen ay Mersin'den hareket eden ve Akdeniz'de İsrail donanmasının el koyduğu Victoria yük gemisini zikredelim.

İsrail'in uzun kollarının istediği yere uzanması ve hareket etmesi nasıl engellenecek? Elbette bugün moda slogan haline gelen ve çok abartılan 'yumuşak güçle' değil. Öyle olsaydı, Mavi Marmara konusunda isteklerimizin karşılanmasını hâlâ beklemezdik. Bilmem anlatabildik mi?

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT