1. YAZARLAR

  2. KENAN ALPAY

  3. İsrail’in Övgüsüne Mazhar Olan Diplomat
KENAN ALPAY

KENAN ALPAY

Yazarın Tüm Yazıları >

İsrail’in Övgüsüne Mazhar Olan Diplomat

A+A-

İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın Genel Direktörü Dore Gold, Türkiye’den Kudüs’e davet ettiği gazetecilere “İsrail, Türkiye’ye karşı derin bir yakınlık hissediyor” demiş. Sonra da ilave etmiş: “Türkiye ve İsrail’in çıkarları gittikçe örtüşür hale geldi”. İsrail siyasetindeki yeri itibariyle Dore Gold’un konuşması bir nevi Benyamin Netanyahu’nun konuşması sayılır. Bu açıdan Gold’un medya üzerinden verdiği son mesajların nasıl bir yol haritasına işaret ettiğine, hangi aktör ve kurumlar üzerinden iş becermeye giriştiğine dikkat etmek gerekiyor.

Dore Gold’un dış politika-diplomasi muhabirleriyle yaptığı görüşmede bütün bir kamuoyunun gözünün içine sokarcasına Feridun Sinirlioğlu ismini öne çıkarıyor. Uzun bir dönem Dışişleri Müsteşarı olarak görev yapan Sinirlioğlu’nun 7 Haziran seçimlerinin akabinde Roma’da Gold ile gizli bir toplantı yaptığı ortaya çıkmıştı. Batı’da Türkiye-İsrail ilişkilerinin seyrine dair heyecan yaratan bir görüşme olarak takdim edilmişti bu temas. Şimdi ise seçim hükümetinde Dışişleri Bakanı olarak görevlendirilen Sinirlioğlu için İsrail’den en üst düzeyde bir övgü sağanağı başlamış durumda. Filistin’i işgal edip varlığını tehcir ve katliam üzerine kurmuş Siyonist-ırkçı bir rejimin temsilcileri tarafından “Türkiye onun gibi bir Dışişleri Bakanı’na sahip olduğu için çok şanslı. Birinci sınıf bir diplomat” gibi cümlelerle övülmek, taltif edilmek ne manaya gelir?

Diplomatın Gayrı Muteber Meziyeti

İnsan merak etmeden duramıyor: İsmi, varlığı, misyonu başta Filistin halkı olmak üzere bölgedeki Müslüman halklara karşı her türlü insanlık suçuyla özdeş hale gelmiş İsrail’in bu ilgi ve sevgisinin ne gibi bir karşılığı var acaba? Doğrusu biz Sinirlioğlu’nun Türkiye halkı nezdinde diplomatik ve siyasal açıdan bu kadar meziyetli, faydalı ve imrendirici icraatlar yaptığından habersizdik.

Meğer ne büyük bir cevher imiş Müsteşar bey! Üstelik Dore Gold gerek AB başkentlerinde gerekse ABD’li diplomatlarla temaslarında Sinirlioğlu’nun diplomatik yetenekleri hususunda hep övgüler duyduğunu ihsas etmesinde ayrıca ve ilaveten bir gariplik yok mu?

İsrail cephesinden yükselen bu övgü dolu sıcak mesajlar hangi politik manevranın tezahürüdür acaba? Sinirlioğlu’nun İsrail için elverişli bir partner olduğu mu ilan edilmek isteniyor? Bazı görüşmelere isnaden kimi angajmanlar hatırlatılarak şantaj-ipotek hatırlatması mıdır bu beyanlar? Yoksa Sinirlioğlu’nu överek hem şahsi hem de kendisini önce müsteşar şimdi de bakan olarak görevlendirenleri itibarsızlaştırma mı hedefleniyor?

Bunlar zamanla netlik kazanacak. Ancak her şey belirsiz de değil. Çünkü Gold İsrail adına Mavi Marmara saldırısı sonrasında hepten kopma noktasına gelen ilişkileri normalleştirme hatta eski dönemde olduğu gibi stratejik müttefik ilişkisini yeniden tesis etmek üzere her türlü baskı mekanizmasını devreye soktu ve halen de bu meseleyi zorluyor. İşte bu kritik noktada sarf edilen bir cümle Türkiye’nin dış politikasını Dışişleri Bürokrasisinin mi yoksa siyasi iktidarın mı belirdiğine dair ciddi endişelerle örülü şu soruyu sormaya mecbur ediyor bizi: Sinirlioğlu ile aramızda iletişim sağladığımız kanallar var ve bu kanallar süreçte ilerleme sağlamak için gelecekte de kullanılacak. Diplomasi zaman alır ama gidişatımız olumlu. Nasıl bir iletişim kanalıdır bu, hukuki ve toplumsal bir meşruiyeti var mıdır bu zamana yayılan gidişatın?

Düşman da Gelecek de Ortak Olamaz

Gazze’ye yönelik barbarca kuşatma da kaç kez tekrar ettiğini sayamadığımız sistematik katliamlar da Kudüs’e kadar giden gazetecilerin hiç gündemine girmemiş. Soru yok, cevap yok. Bu konuları sorulması zaten teamüllere aykırı kabul ediliyor. Gazze dışında olup adeta işgali kanıksanmış Kudüs, Batı Şeria ve Filistin’in diğer toprak parçaları, milyonları bulan mülteciler sorunu, cezaevlerinde boğulan mahkûmlar, Müslüman coğrafyayı tepeden tırnağa Yahudileştirme zorbalığı vs. gibi alanlarda ağzını açacak gazeteci bulabilene aşk olsun. Gazetecilik değil de basit bir ulak veya kayıt memuru mübarekler.

Dore Gold da, İsrail’in Türkiye’yle ilişkileri onarmak adına ne büyük bedeller ödediğini hangi meşakkatlere katlandığını anlatan İsrail’li politikacı, diplomat, gazeteci dizisinden bir halka sadece. Mesela Gazze’deki Filistin halkının yaşam standartlarını yükseltmek için sarf ettiği çabaları sıralarken şöyle çirkin bir savunmaya girişiyor: Gazzelilerin açlıktan öldüğüne dair bir mit var.” Gazzelilerin neden, nasıl öldüğüne dair ‘mit’lere kim ihtiyaç duyar ki?

İşgal de katliam da ambargo da naklen izleniyor, dünyanın dört bir tarafından. İsrail’i temsil eden, İsrail’le işbirliği yapan her kim varsa önce işgal ve katliamlar meşrulaştırmaya, işgal ve katliamlara karşı oluşturulan direniş hattını itibarsızlaştırıp gayrı meşru ilan etmeye soyunuyor.

Feridun Sinirlioğlu’na iltifatlar yağdıran Dore Gold’un planı da klasik Siyonist düzende işliyor. Hamas’tan uzak durun. Hamas ve IŞİD işbirliği yapıyor. Hamas, IŞİD ve İran’a karşı İsrail’le Türkiye beraber mücadele etmelidir. İsrail ve Türkiye için tehditler ortaktır. Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi Türkiye ve İsrail stratejik ortaklık kurarsa AB ve ABD’nin desteğiyle bölgesel güç olurlar. Hiç yabancısı olmadığımız, acısı bir türlü geçmeyen modern sömürgecilik tuzağına av aranıyor.

Feridun Sinirlioğlu’nun birinci sınıf diplomat olup olmadığını, Dışişleri Bakanı olmasıyla Türkiye’nin ne kadar şanslı ya da şansız olduğunu pek yakında görüp öğreneceğiz. 

YAZIYA YORUM KAT