1. YAZARLAR

  2. Neve Gordon

  3. İsrail'i boykot
Neve Gordon

Neve Gordon

Yazarın Tüm Yazıları >

İsrail'i boykot

A+A-

Bu yaz İsrail gazeteleri, İsrail'e yönelik uluslararası bir boykotun giderek bastırmasına dair öfkeli yazılarla doluydu.

Bu yaz İsrail gazeteleri, İsrail'e yönelik uluslararası bir boykotun giderek bastırmasına dair öfkeli yazılarla doluydu. İsrail'deki festivallerden filmler geri çekiliyor; Leonard Cohen, Tel Aviv'de konser verme kararı sebebiyle dünyanın dört bir yanından yaylım ateşine tutuluyor ve Oxfam, sözcülerinden olan ama aynı zamanda işgal altındaki topraklarda üretilmekte olan kozmetik ürünleri destekleyen Britanyalı bir aktrisle bağlarını gözden geçiriyordu. Güney Afrika'da apartheid'in sonlandırılmasını sağlayan taktiklerin kullanıldığı kampanyanın dünya genelinde birçok destekçi kazanmakta olduğu apaçık ortada.

Birçok İsraillinin, hatta barışseverlerin bile kampanyayı desteklememesi pek de şaşırtıcı değil. Küresel bir boykot, kaçınılmaz biçimde, antisemit sesleri de kapsayacaktır. Ayrıca çifte standarda dair sorular (Neden korkunç insan hakları ihlallerine rağmen Çin değil?) ve kendi ülkeni boykot etmenin çelişkisi akla geliyor. Bir İsrail vatandaşı olarak benim için mesele yabancı hükümetleri, bölgesel otoriteleri, uluslararası toplumsal hareketleri, inanç temelli örgütleri, sendikaları ve yurttaşları İsrail'le işbirliklerini askıya almaya çağırmaktan ibaret değil. Bugün bahçede oynayan iki oğlumu seyrederken, İsrail'i kendisinden korumanın tek yolunun bu olduğuna ikna oldum.

Hem bir baba hem de bir İsrailli yurttaş olarak beni gece ayakta tutan soru, iki evladımın ve Filistinli komşularımın çocuklarının bir apartheid rejiminde büyümelerinin nasıl engellenebileceği.

Bu hedefe ulaşmanın sadece iki ahlaklı yolu var. Bunlardan ilki tek devlet çözümü: Yurttaşlık hakkını tüm Filistinlilere sunmak ve tüm bölgeyi İsrail'in yönettiği iki uluslu bir demokrasi kurmak. Demografik gerçeklikler göz önünde bulundurulursa bu, İsrail'in, Yahudi devleti olmaktan vazgeçmesi anlamına gelecektir. Apartheid'i sonlandırmanın ikinci yöntemi iki devletli çözüm. Bu çözüm İsrail'in 1967 sınırlarına geri dönmesini, Kudüs'ün bölünmesini ve sadece 4,5 milyon Filistinli sığınmacının İsrail'e geri dönmesi, kalanların ise yeni Filistin devletine yerleşebilmesi şartıyla, Filistinli sığınmacılara geri dönüş hakkının tanınmasını gerektiriyor. Coğrafi açıdan, Yahudilerle Filistinlilerin iç içe geçmiş olması sebebiyle tek devletli çözüm çok daha uygulanabilir gözüküyor. İdeolojik açıdansa, Yahudilerin yüzde birinden azının, Filistinliler arasında da küçük bir azınlığın iki-ulusluluğu desteklemesi sebebiyle, iki devlet daha gerçekçi bir çözüm. Somut zorluklara rağmen şimdilik, coğrafi zorlukları göğüslemek daha kolay görünüyor. Eğer ileride bir gün iki halk bir devleti paylaşmaya karar verirse bunu yapabilirler, ancak şu an itibarıyla istedikleri bu değil.

Peki apartheid devletini ortadan kaldırmanın yolu iki devletli çözümse, bu amaca nasıl ulaşılabilir?

Dış baskının tek yol olduğuna kaniyim. Son otuz yıl boyunca işgal topraklarındaki Yahudi yerleşimcilerin sayısı ciddi miktarda arttı. Birleşmiş Kudüs efsanesi, Filistinlilerin vatandaş olmadığı ve en temel hizmetlerden yoksun yaşadığı bir apartheid şehrini ortaya çıkardı. İsrail barış kampı gitgide küçülerek neredeyse yok olma noktasına geldi ve İsrail siyaseti de gittikçe aşırı sağa kayıyor. Dolayısıyla yoğun uluslararası baskının, İsrail'deki apartheid eğiliminin önüne geçmenin tek yolu olduğu bana bariz görünüyor. Obama idaresinin ve Avrupa Birliği'nin kınamaları hiçbir sonuç vermedi; işgal topraklarından çekilmeyi bir yana bırakın, yerleşim yerlerinin dondurulmasına bile yaramadı.

Sonuç olarak, Temmuz 2005'te Filistinli eylemciler tarafından başlatılan ve o zamandan bu yana dünya çapında geniş destek kazanan Boykot, Tecrit ve Yaptırım (BDS) hareketini desteklemeye karar verdim. Amaç İsrail'in, uluslararası hukuka karşı yükümlülüklerini yerine getirmesini ve Filistinlilerin kendi kaderlerini tayin hakkını kazanabilmelerini sağlamak. İsrail'e yoğun uluslararası baskı uygulamak, bir sonraki kuşak İsraillilerin ve Filistinlilerin –benim iki oğlum da dahil- apartheid rejiminde yaşamamasını temin etmenin tek yolu bu.

Los Angeles Times 20 Ağustos 2009

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT