1. YAZARLAR

  2. Salih Tuna

  3. İsrail'e 'çiçek' gönderen başyazar
Salih Tuna

Salih Tuna

Yazarın Tüm Yazıları >

İsrail'e 'çiçek' gönderen başyazar

A+A-

Hürriyet'in değerli başyazarı, Gazze katliamına, şöyle adamakıllı “devlet terörü” demekten imtina ederken, “Ergenekon'da 10.Dalga”ya şappadak teşhisi koymuş:

“Devlet terörü…”

Diyeceksiniz ki, Türkiye kendi ülkesi olduğundan, “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batırıyor…”

Keşke öyle olsa!

Lakin, iğneyi köküne kadar kendine batırsa da, İsrail'e çuvaldızı batırmayacağı besbelli.

Çuvaldızdan geçtik, el altından “çiçek” göndermese iktiza!

İsrail saldırısını telin eden Sayın Başbakanı eleştirmek sadedinde, PKK'ya karşı İsrail'le işbirliği yaptığımızı dillendirmek, terör devletine “çiçek” göndermek değilse nedir?

Gazze'de bebeklerin katledilmesine “devlet terörü” diyecek yerde, İsrail'e, teröre karşı işbirliği yaptığımız devlet, demenin başka izahı var mı?..

Vah bize, vahlar bize ki; kimden neyi bekliyoruz!

Halkın PKK'ya duyduğu tepkiyi, İsrail muhabbetine yakıt yapan bir insan evladı, Gazze katliamına hiç “devlet terörü” der mi?!

İmdi, şuracığa izninizle küçük bir parantez açalım:

Şayet teröre karşı İsrail'le işbirliği yaptığımız tezvirat değilse, terörle mücadelede 30 yıldır bir arpa boyu yol alamadığımıza başka neden aramaya hacet yoktur.

Parantezi burada hemen kapatalım ki, ele aldığımız mevzunun teri soğumasın.

Köşemizi yeni açanlar için de, mevzumuzu hatırlatmakta yarar var.

Lakin…

Hazır yeri gelmişken, “bidonkafaseverler”e üç-beş kelâm etmeme lütfen müsaade buyurun.

Çünkü “köşemizi yeni açanlar” lafının esas hedefi onlardır.

Gerçekten de “Birand kadar da olamadın ya!” başlıklı yazımı neresinden, nasıl okuduklarını anlayabilmiş değilim!

Şimdi beni iyi dinleyin tosuncuklarım:

Şu sizin “bidonkafa”, Golda Meir'den naklettiği sözün 2009'da da geçerli olduğunu, “Oradaki durumun izahı hâlâ bu…” ifadesiyle onaylıyor mu, onaylamıyor mu?

E'ee, madem öyle, niye maval okuyorsunuz?

İsrail terör rejiminin dördüncü başbakanının gözünden, 2009'daki Gazze katliamını gören zihniyeti eleştirdim; başbakandan, cumhurbaşkanından bana ne?!.

Ey ıssız kayalıklardaki yeşil gözlü kertenkeleye can veren büyük Allah'ım!

Doğada hiçbir şeyi boşuna yaratmadın; amenna, ama…

Mümkünse, ahmaklar benden uzak dursunlar. (Amin)

Ne diyorduk?

Savcılık kararıyla yapılan Ergenekon operasyonuna, Hürriyet başyazarının “devlet terörü” yaftasını yapıştırma iştiyakından bahsediyorduk.

Lafı dolaştırmadan söylemek gerekirse; “iğne batırma” muhabbeti, mahut iştiyakı açıklamaz.

Gazze'de çocuk katleden İsrail'den imtina ettiğini, savcılık kararıyla yapılan operasyona söylemesinde illaki iyi niyet arayacaksak, bence şu lakırdı daha elverişli:

İnsan sevdiğini yerden yere vurur.

Yani…

Ülkesini çok seviyor ki, “devlet terörü” diyebilecek kadar eleştiriyor!

Gelgelelim hazretin çok tuhaf bir “sevgi” tarzı var.

Bir keresinde bu sevgisini göstermiş; İnsan Hakları Derneği Başkanını kan-revan içinde bırakmıştı.

Basın Konseyi Başkanı olarak gazetecilere de sevgisini vaktiyle esirgememiş; “Alçakları tanıyalım…” diyerekten, birçok gazeteciyi canından bezdirmişti.

Demokrasi sevgisini de, yeterince sert konuşmadığını söylediği paşalara sitem ederek sıklıkla ortaya koyduğunu biliyoruz.

Allah cümlemizi sevgisinin şerrinden muhafaza eylesin.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT