İsrail'den komisyon hamlesi: Kümes, tilkiye emanet edildi

15.06.2010 04:49

Kerim Balcı

İsrail'in, Gazze'ye yardım taşıyan gemilere yaptığı baskını soruşturmak için kurduğu komisyon ve üyeleri tartışmaları da beraberinde getirdi. Komisyonun asli görevi "İsrail askerlerinin, ordunun bağımsızlığını ve itibarını korumak" olarak belirlenirken İsrail yanlısı Trimble'nin de komisyon üyesi olması "kümesi tilkiye emanet etmek" olarak yorumlandı.

İsrail hükümeti, 31 Mayıs gecesi uluslararası sularda bulunan ve Gazze'ye insani yardım götürmeye çalışan Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırı ve bu saldırı sonrasında 9 Türk vatandaşının ölümünü soruşturmak üzere kendi komisyonunu kuracağını açıkladı. İsrail Başbakanı'nın ofisinden yapılan açıklamaya göre kurulacak komisyona emekli Yüksek Mahkeme hakimi Yacob Turkel (75) başkanlık yapacak. Turkel'in yanı sıra iki İsrailli üye ve iki yabancı gözlemcinin bulunacağı komisyon Türkiye'nin bağımsız ve uluslararası komisyon talebini karşılamıyor. Ancak Beyaz Saray dün yaptığı açıklamada İsrail'in kararını "ileriye doğru atılmış önemli bir adım" olarak betimledi ve İsrail'in ölümcül gemi baskınını adil bir şekilde soruşturma kapasitesine sahip olduğunu söyledi. İsrail'in açıkladığı komisyonda uluslararası hukuk profesörü Şabtay Rosen (93) ve İsrail Ödülü sahiplerinden emekli Tümgeneral Amos Horev (86) üye olarak, Nobel Barış ödüllü İrlandalı Lord David Trimble ve Kanada askeri kuvvetlerinin eski Baş Askeri Hukuk Müşaviri Ken Watkin de gözlemci olarak bulunacak. Uzmanlar bu listenin Türkiye'nin bağımsız soruşturma talebini karşılamaktan çok uzak olduğu kanaatinde. Zaten İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da komisyonun asıl görevinin "her şeyden önce İsrail askerlerinin, ordunun bağımsızlığını ve itibarını korumak" ve "uluslararası toplum tarafından gemi saldırısına ilişkin yöneltilen sorulara güvenilir ve bağımsız cevap sağlamak" olduğunu söylemiş durumda. Yapılan resmi açıklamaya göre komisyon 31 Mayıs gecesi yaşanan olayı incelemesinin yanı sıra Gazze Şeridi'ne denizden uygulanan ablukanın güvenlik durumunu uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde gözden geçirecek ve yardım filosunu düzenleyenlerin eylemlerini ve özellikle de İnsani Yardım Vakfı'nın karakterini de raporunda masaya yatıracak.

Nitekim İsrail'in prestijli Haaretz gazetesi de kurulan araştırma komisyonunu "maskaralık" olarak nitelendirdi ve Netanyahu'nun 3 kişilik ekibin hangi konuları ele alacağını önceden belirlemesini özellikle eleştirdi. Bu konular içinde 9 kişinin katledilmesi ile neticelenen askeri harekatın emrinin nasıl verildiği, hangi yetkililerin nasıl hareket ettiği gibi konuların bulunmamasını da eleştiren gazete, bu konuların arasında Mavi Marmara'da kimlerin bulunduğunu, bağlantılarını, "silahların" gemiye nasıl sokulduğunun araştırılmasının bulunduğunu da hatırlattı. Uzmanlar komisyonun aritmetiğinin İsrail hükümetinin niyetinin ötesinde bir "bağımlılık" sergilediğini düşünüyor. Komisyon üyeleri içinde en tartışmalı isim aslında imza yetkisi olmayan; ama komisyon raporunun uluslararası kamuoyu tarafından kabullenilmesinden kritik bir rol üstlenecek olan gözlemci Lord David Trimble. Irish Central gazetesinden Patrick Roberts, "düpedüz taraflı" olan Lord David Trimble'ın komisyonda gözlemci olarak görev almasını "kümesi tilkiye emanet etmeye" benzediğini söyledi. Trimble'ın birkaç hafta önce Paris'te başlatılan İsrail Dostları inisiyatifine de üye olduğunu söyleyen Roberts, gemide bulunan İrlandalıların genelde Kuzey milliyetçilerinden olmasının da Birleşmeci Trimble'ın tarafsızlığını zedeleyeceğini kaydetti. Trimble, İngiliz Avam Kamarası'nda da İsrail taraftarı bir hizbin üyesi durumunda. Lord Trimble 1998'de Protestanları Kuzey İrlanda barış anlaşmasına dahil etmeyi başardığı için Nobel Barış Ödülü'nü almaya layık görülmüştü. Ancak Trimble'ın 30 Ocak 1972'de İngiliz askerlerinin bir operasyonunun kanlı bir şekilde sonuçlanması suretiyle tarihe Kanlı Pazar olarak geçen olayların soruşturulmasına İngiliz askerlerinin suçlu bulunabilecekleri gerekçesiyle karşı çıkmıştı.

İsrail'in komisyonundaki ikinci gözlemci olan Ken Watkin'in de sivillere yönelik askeri suçlarla alakalı karnesi belirsizlikler içeriyor. Watkin'in son dönemlerde Kanada'da Afgan cezaevlerindeki işkencelerle alakalı olarak yürütülen bir Parlamento araştırmasında konuyla alakalı bilgisi olup olmadığı yönündeki bir soruya Kanada hükümetine olan avukat-müşteri ilişkisinin bu soruyu cevaplamasına müsaade etmediği şeklinde karşılık verdiği biliniyor. Ken Watkin daha önce de Ruanda ve Somali'deki bir dizi soruşturmada görev almıştı. Watkin'in 2007 yılında yazdığı bir memorandumda orduyu esirlere kötü davranıldığı yönündeki iddiaları görmezden gelmenin de bir suç olduğu yönünde uyardığı biliniyor.

'Küçük Türk', Tevrat'a göre yorumlayacak

Komisyona başkanlık yapacak olan emekli hakim Yacob Turkel de Yüksek Mahkeme üyeliği sırasında verdiği kararların % 18'inde Tevrat ve Yahudi hukukuna referans vermesiyle tanınan bir hukukçu. Ancak onun başkan seçilmesini asıl ilginç yapan kişiliği değil, soyadı. Yacob Turkel'in soyadı aslen Türkel ve bu ifade de "Küçük Türk" anlamına geliyor. Yakob Turkel'in kendi anlatımıyla bu soyadı ailesi tarafından ailenin İspanya'dan Türkiye'ye, oradan da Galiçya'ya göçmesi üzerine benimsenmiş. Hikâyeye göre bir dönem Türkler tarafından esir alınan bir Yahudi çocuğu 1,5 yıl kadar Türk topraklarında kaldıktan sonra Galiçya'ya dönünce bölge Yahudileri bu çocuğa Küçük Türk anlamına Türkel (veya Tirkl) adını takmışlar. Bu takma ad zamanla hanedanın soy ismi olmuş. İsrail'in Türkel soyadlı bir yargıcı komisyon başkanı olarak seçmesinin bir iyi niyet gösterisi mi yoksa bir hakaret amacı mı içerdiği net değil. Zira Yahudilerin "Küçük Yahudi" anlamına gelen "Yehudon" ifadesini bir hakaret olarak kabul ettikleri biliniyor.

 ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim