İsrail şimdi de tarihi çalıyor

05.03.2010 15:39

Fehmi Huveydi

İsrail'in Batı Şeria'daki iki mekânı kendi tarihi mirasına katması kimseyi şaşırtmasın. Araplar susarken İsrail niçin onları korusun ki?

Topraktan sonra şimdi de tarihi çalmakta tereddüt etmiyorlar. İsrail Batı Şeria’daki Hz. İbrahim Camii’ni ve Raşel türbesini kendi tarihi mekânları listesine almayı kararlaştırınca, çok az sayıda Filistinli ve Arap uluslararası toplumu bu suçun durdurulması için müdahale etmeye çağırdı. Bu çağrı, Filistin liderlerinin ve Arap başkentlerinin güçsüz olduğuna, ABD ve Ortadoğu Dörtlüsü’ndeki ilgililere şikâyet dilekçeleri vermek dışında hiçbir şey yapamadıklarına dair bir izlenim yarattı.
El Halil’deki Hz. İbrahim Camii 1994’ten bu yana ‘gözaltında’. O yıl bir yerleşimci namaz kılan cemaate ateş açmış ve 29 Filistinli’yi katletmişti. İsrail ordusu camiyi ve çevresini kontrol altına almış ve burayı ‘Patrikler Mağrası’ olarak gören aşırılıkçıların baskılarına boyun eğerek camiyi Müslümanlarla Yahudiler arasında taksim etmişti. İsrail’in son kararı, camide hiçbir Yahudi eseri olmamasını dikkate almıyor. Beytüllahim’deki Raşel türsesi için de aynısı geçerli.

Zamanlama da manidar
İsrail bu kararı, Hamas komutanı Mahmud el Mabhuh’un öldürülmesinden birkaç gün sonra ve Filistinlilerle dolaylı müzakerelerin üç hafta içinde yeniden başlaması hazırlığından söz edildiği bir dönemde aldı. Bazıları, bu müzakerelerde nihai statü dosyalarının açılabileceğinden ve görüşmelerin bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla sonuçlanacağından umutlu. Bazı Arap başkentleri bu bağlamdaki sohbetlerle meşgulken, İsrail baskı, tutuklama, yayılma ve Yahudileştirme planlarını sürdürüyor. Sanki İsrail takımının kontrolündeki büyük bir futbol sahasındayız ve İsrail takımı ‘rakip’ kaleyi gol yağmuruna tutuyor. Filistin ve Arap takımıysa acizce tribünlerde oturuyor ve tezahürat etmek dışında hiçbir şey yapamıyor. Topların belirli aralıklarla kalesine girişini izliyor. İsraillilerin kurallarını iyi bildiği bir oyun bu. Bu nedenle ‘rakip’ takımın protestolarıyla ilgilenmeksizin gol atmayı sürdürüyorlar. Bu bağrışmanın Filistinlilerin ellerindeki son şey olduğundan eminler. Bir gariplik de yok aslında. Sorunun asıl sahipleri alçalmışlığa razıysa ve acizliğe teslim olmuşsa, başkalarının kendi haklarını ve saygınlıklarını savunmalarını beklememeleri gerek.

Sırada Süleyman heykeli var
Dahası, İsraillilerin, Filistinlilerin ve Arapların hiçbir şey yapamamak bir yana, zaten durumu değiştirmek istemedikleri yönündeki kanaatler derinleşiyor.
Ramallah’taki Filistin Yönetimi’nin gözünün önünde, Mescidi Aksa’nın zemininin üzerine Süleyman heykeli inşa etme hazırlığı da yapılıyor. Mescidi Aksa’nın Batı tarafını temsil eden El Berrak duvarı civarındaki Hurba mabedinin güçlendirilmesi işleminin 15 Mart’ta tamamlanması, efsanevi heykelin inşasına başlanılacağının işareti olacaktır.
İsrail her gün Filistin’i yutma, Arap ve İslami kimliğini silme yolunda ilerliyor. Gerçek trajedi de şu ki, o bunları yaparken Arap dünyası kendi anlaşmazlıklarına boğuluyor ve İran tehlikesine karşı seferber oluyor. Dışişleri bakanımız ‘Mısır sınırını geçen Filistinlilerin ayağını kırma’ tehdidinde bulunmuştu. İsrail’in her gün başta Mısır olmak üzere bütün Araplara küstahça mesajlar gönderiyor, Araplarsa karşılık vermiyor. Kardeşlerimize karşı çetin, gaspçı ve yalancılara karşı uysal davranıyoruz. (Kuveyt gazetesi Ru’ya, 3 Mart 2010)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim