İsrail gücünü Obama'nın zayıflığından alıyor

18.03.2010 16:31

Halil El Enani

Washington İsrail hükümetinin Doğu Kudüs’te 1600 yeni konut inşa etme kararından rahatsız oldu. Şimdi bazıları Washington-Tel Aviv ilişkilerinde yeni bir kriz ihtimalinden dem vuruyor. Görünen o ki, birinci turun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu lehinde bitirici bir darbeyle sonlanmasının ardından, taraflar arasındaki ‘kemik kırma’ savaşında yeni bir dönem yaşayacağız. Bazı gazeteler birkaç gün önce Washington’ın ilişkilerin kötüleşmemesi için Netanyahu’nun önüne koyduğu şu dört talepten bahsetti: Doğu Kudüs’te yeni yerleşim inşaatıyla ilgili soruşturma açılması; bu kararın resmen iptal edilmesi; Filistinlilere karşı iyi niyet gösteren adımlar atılması; Kudüs meselesinin, Filistinlilerle doğrudan veya dolaylı yapılacak müzakerelerde nihai sorunlardan biri olarak ele alınması.
Peki Netanyahu bu tür taleplere veya tehditlere karşılık verecek mi? Kesinlikle hayır. Zira İsrail başbakanı bu taleplere onay verirse başbakanlık koltuğunu kaybedip muhalefet saflarına döneceğini gayet iyi biliyor. Ayrıca bu taleplerin Kongre’nin ve ABD’deki Siyonist lobinin Beyaz Saray üzerin-deki baskıları karşısında direnemeyecek hava kabarcıkların- dan ibaret olduğunun da farkında. Siyonist lobi geçen yıl da Başkan Barack Obama’yı susturmakta ve yerleşim birimlerine yönelik eleştirilerini sonlandırmakta başarılı olmuştu.
Şimdi sorun İsrail’in bu taleplere karşılık verip vermeyece-ğiyle ilgili değil. İsrail’in bunları reddeceği zaten kesin. Sorun, bunun İsrail’deki Amerikan imajı üzerinde yaratacağı sonuç-larla ilgili. Netanyahu’nun taleplere karşılık vermemesi, Obama yönetiminin İsrail karşısında ne kadar zayıf olduğunu ve dolayısıyla İsrail’e karşı cezalandırma veya dünya kamuoyu önünde şiddetli biçimde azarlama gibi somut bir adım atmaktaki acizliğini teyit edecektir. Washington Post iki gün önce buna açıkça işaret etti. Gazete İsrail’e yönelik tutumunu aşırı bulduğu Obama yönetimini eleştirdi. Washington Post, İsrail’le Amerika’nın çatışmasının Filistinlilerin ve Arapların taviz vermeyen tutumunu güçlendireceğine ve böylece barış görüşmelerine katılmak yerine Amerikan baskısıyla İsrail tarafından tek taraflı adımlar bekleyeceklerine dair uyarıda bulundu.

Netanyahu’nun siyasi geleceği yerleşime endeksli

Bazıları ABD-İsrail ilişkilerinin içinden geçtiği durumu taraflar arasında son 30 yılda görülen en büyük diplomatik kriz olarak tasvir edip durumu abartıyor. Sorun ABD’nin İsrail-Filistin müzakerelerindeki rolüne denge getirme amaçlı bir girişiminden ibaret değil. Obama yönetimi Netanyahu’nun siyasi geleceğini Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki yerleşimleri genişletmeye bağladığını iyi biliyor. Ayrıca yine onun döneminde Mescid-i Aksa’da yapılan kazı ve inşaat çalışmaları kanalıyla Kudüs ve Haremüş Şerif Yahudileştiriliyor.
Netanyahu Obama yönetiminin ne kadar büyük bir iç ve dış trajedi yaşadığının, bu yönetimin İsrail’i cezalandırma-yacağının ve sözlü olarak bile tehdit edemeyeceğinin de farkında. Bu durum İsrail başbakanının inatçılığını ve ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın taleplerini duymama ısrarını artırıyor. Peki ABD İsrail küstahlığına gem vurmaktan, Yahudileştirme ve yerleşim serisini durdurmaktan acizse, Araplar bu suçları durdurmak için ne yapmalı? Bu ayın sonunda Libya’da yapılması planlanan Arap zirvesinin önceliklerinin başında olması gereken soru bu. (Uman gazetesi Vatan, Britanya’daki Durham Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, 17 Mart 2010)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim