1. YAZARLAR

  2. Davut Dursun

  3. İsrail bir 'ideolojik devlet'tir...
Davut Dursun

Davut Dursun

Yazarın Tüm Yazıları >

İsrail bir 'ideolojik devlet'tir...

A+A-

Önce bir alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum: "İdeolojik devlet, topluma korku havası yaratarak ayakta kalmaya çalışır. İçerden ve dışarıdan 'düşmanlar' ordusu tarafından kuşatıldığı korkusunu yayarak kendi varlığını kaçınılmaz kılar. Bununla birlikte, toplumun gözünü kendi azameti, kuvvet ve kudreti ile korkutmaya çalışır. Bu nedenle ideolojik devletlerde görüntüye büyük önem verilir. Muşteşem gösteriler ideolojik devletlerin düşmanlarının kalbine korku saldığı bir araç olarak kullanılır…" (Ömer Çaha, Bitmeyen Beraberlik: MODERN DÜNYADA DİN VE DEVLET, İstanbul: Timaş Yayınları, 2008, s. 63)

Bu alıntıyı İsrail'in takip ettiği politikaların arka planında mevcut yapısal ve zihni problemlere dikkat çekmek için buraya alma ihtiyacını duydum.

Devletlerin takip ettikleri temel siyasalarla siyasal sistemleri arasında yakın bir ilişkinin bulunduğu, siyaset bilimciler arasında nerede ise ittifak edilen bir olgu olarak kabul edilmektedir. Demokrasi ile demokrasi dışı otoriter/totaliter siyasal sistemler karşılaştırılırken demokratik devletlerin diğerlerine göre daha az savaştıkları, sorunlarını savaş yoluyla çözmeye daha az başvurdukları, sorun çözmede daha çok diplomasi ve benzeri barışçı yöntemleri kullandıkları tespiti yapılmaktadır. Neticede demokrasiler arasında savaşın fazla görülmediği, savaşın daha çok otoriter sistemler arasında rastlandığı ifade edilir.

Ortadoğu siyaseti üzerinde çalışanlar genelde İsrail'i başarılı bir demokrasi olarak değerlendirirler. Gerçekten İsrail başarılı bir demokrasi ise nasıl oluyor da sorunlarını devamlı savaşla çözmeye çalışmakta ve sürekli savaşın içinde yer alan bir devlet olarak öne çıkmaktadır? Başarılı bir demokrasinin sorunlarını diplomasi ve barışçı yöntemlerle çözmeye çalışması gerektiği halde bunun tersi bir durum ortaya çıkıyorsa burada ciddi bir tanım ve yaklaşım sorunu olduğu ortadadır.

Evet yapısal olarak İsrail bir demokrasidir; devlet kurumlarına bakıldığında demokratik kurumların bulunduğu, bunların hayatiyetini sürdürdüğü ortadadır. Ancak bu demokrasi gerçek anlamda bir hukuk devleti mi, yoksa ideolojik devlet midir?

Bu soruya verilecek cevap İsrail devletinin demokrasi oluşu ile takip ettiği savaş siyasası arasındaki çelişkiyi açıklamada önemli bir açılım sunabilir. Bu noktada ideolojik devlet ile demokrasi arasındaki ilişkinin nasıl bir tablo oluşturduğu sorusunu gündeme getirmektedir. Burada yine Çaha'dan yapacağımız bir alıntı kısmi bir açıklık getirebilir:

"İdeolojik devlette demokratik bir süreç söz konusu olabilse bile devlet, hükümetlerin, başka bir deyişle, seçim yoluyla gelen siyasal seçkinlerin etkisine açık olacak kadar 'ayağa düşmez'. O yüce ve aşkın bir otorite olarak hükümetler üstü konumunu devam ettirir. Devlet alanı ile siyasal alan birbirinden bariz biçimde farklılaşır. Siyasetle devlet tüm demokrasilerde birbirinden farklıdır. Ancak, gelişmiş demokrasilerde devlete mutlak anlamda hükmeden, seçilmiş siyasal seçkinlerdir…" (s.62)

Bu alıntının ortaya koyduğu gibi ideolojik devlette demokratik kurumlar ve süreçler söz konusu olabilir; ancak böyle bir devlette devlet, siyasal temsil kurumlarının üstünde ve ayrı bir pozisyonda yer almaktadır. Siyasal alanla devlet alanı sürekli farklı olarak görülür ve etkin konumda olansa devlet alanıdır.

Aslında ideolojik devletin en bariz özelliği, devlet denilen iktidar örgütlenmesinin belli bir ideolojinin, düşüncenin ve bakışın hayata geçirilmesini sağlayan bir aygıt olarak görülmesidir. Her durumda çok yönlü bir toplum projesi olarak görülen ideolojiler, sürekli olarak olması gerekene vurgu yapar ve mevcudu dikkate almazlar. Hayali projenin gerçekleştirilmesi için devleti bir "inşa" aracı olarak gören ideolojiler, temelde bir "toplumsal/siyasal mühendislik"le iç içedirler. Devlet yeni bir toplum inşa etmenin ve toplumsal mühendisliğin aracı olarak hizmet etmektedir.

Bu durumda belli bir ideolojiye dayanan, bir ideolojinin uygulama ve inşa aracı olarak görülen siyasal sistemlerin demokratik kurumlara sahip olsalar bile bir demokrasi olarak görülmesi, hatta başarılı bir demokrasi olarak değerlendirilmesi asla isabetli bir yöntem değildir. Hukuk devletinin en bariz niteliği olan temel hak ve özgürlüklerin en geniş anlamda hayata geçirilmesi konusunda temel bir misyonla yüklü olmayan ve sadece belli bir ideolojinin inşa aracı olarak görülen bir devlet, demokratik bir sistem değil ancak "ideolojik devlet" olarak nitelenebilir ve bunun da gerçek demokrasiyle hiçbir ilgisinin olmadığı kabul edilir. Siyonist ideolojinin inşa ve uygulama aracı olan İsrail Devleti'nin bunca vahşeti ve kıyımını sadece bağnaz bir ideoloji meşrulaştırabilir.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT