Isparta'da Şehadet Gecesi Düzenlendi

22.03.2015 22:50
Isparta'da Şehadet Gecesi Düzenlendi
21 Mart 2015 Cumartesi günü, Isparta Öğretmenevi’nde Şehadet Gecesi Programı yapıldı.

Isparta İHH’nın düzenlediği programa, yoğun katılımın olduğu gözlemlendi. Kur’an tilavetiyle başlayan program, Isparta İHH sekreteri Yasin Akkaya’nın gecenin anlam ve önemine ilişkin konuşmasıyla devam etti. Ardından Akkaya, sözü Isparta İHH Başkanı İdris Sezgin’e bıraktı. Sezgin, öncelikle kısaca İHH’nın faaliyetlerini anlattı. “Cihad yeniden ilmihal kitaplarında yer almalı. Cihad ve şehadet birbirini tamamlayan iki unsurdur.” diyerek sözlerine devam eden Sezgin, geceyi düzenleme amaçları üzerine bir kaç şey söyledikten sonra, organizasyonda görev alan kişilere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Bugüne kadar şehit olan mücahitlerin görüntüleri ve sözlerinden oluşan siznevizyon gösterisiyle program devam etti.

Sinevizyon gösterisinin ardından Betül Toker Filistin’li çocukların yaşadıklarını anlatan bir şiir okudu. Ardından gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edildi. “Hiçbir müslüman dünyada olup bitenleri duymazlıktan, görmezlikten gelemez.” diyerek konuşmasına başlayan Dilipak, “Sadece müslümanlardan değil, yeryüzündeki her şeyden hesaba çekileceğiz. Bizler yeryüzüne ve yaşadığımız zamana şahit olacağız.” dedi. Mazlumlar için dua etmenin yetmeyeceğini, Allah yolunda mallarımızla ve canlarımızla mücadele etme sorumluluğunda olduğumuzu vurgulayan Dilipak, “Her insan bir bardak su dökseydi, İsrail’i sel alırdı. Bizler gözyaşlarımızla ve kanlarımızla bardaklarımızı doldurabilirdik.” dedi. Öncelikle iyi bir müslüman olmaya gayret etmemiz gerektiğini belirterek sözlerine devam eden Dilipak, şehadetin sadece silahların gölgesinde olduğu düşüncesini eleştirdi. Dilipak “Şehitlik savaşanlara has bir şey değildir. Şehadete açılan kapı herkes için her yerde vardır. Siz şehit olmaya talip olun. Azrail sizi o kapıda bekleyecektir.” dedi. Savaşlarla sınırlı kalmayan  adaletsizlikleri, haksızlıkları anlatarak konuşmasını sürdüren Dilipak, “Haksızlık kimden gelirse, kime karşı olursa olsun adaleti ayakta tutmak görevimiz. Bizi öldürmeye gelenler bizde dirilsin!” dedi. Bütün İslam Ülkeleri’nin gayri safi milli hasılasının, Almanya kadar etmediğine dikkat çeken Dilipak, “Yusuf’u kuyudan çıkarıp, Mısır’a sultan eden Allah zalimi sizin ellerinizle cezalandırmak, mazluma sizin ellerinizle yardım etmek istiyor.” dedi. Batılıların zenginliğinin arkasında Kızılderililer’in kanı olduğunu vurgulayan Dilipak, “Dünya’nın üçte birini soydular, üçte birini öldürdüler.” diyerek Batı’ya öykünen bakış açısını eleştirdi. Müslümanların nasıl bir duruşu olması gerektiğini ise şu cümleyle özetledi :“Biz Müslümanız. Merhametimiz gazabımızdan, sevgimiz nefretimizden büyük olmalı.” Konuşmasına şehitlik mertebesine nasıl ulaşılabileceğini anlatarak devam eden Dilipak; “Şehitlik bir ön arınmayı gerektirir. Şehitlerin bedeni yıkanmaz. Abdestleri kanla alınır.” dedi. Şehadet şuurunu, şahitliğimizi zamanla ve mekanla bütünleştirmedikçe, gerçek bir şehadet bilincine ulaşamayacığımızı belirten Dilipak; “Şehadet ölümle sonlanmaz, şehadetin ölümsüzlüğe açılan bir kapı olduğunu bilmeliyiz.” dedi.   “Yeniden iman etmeliyiz.” vurgusuyla islamı hayatın tamamına müdahale eden bir şekilde değil, “kültür”e indirgeyerek yaşadığımızı ifade eden Dilipak; “İlk önce akaid bilmeliyiz. Akaid bilmiyorsanız, amellerinizin hiçbir karşılığı yoktur. Kur’an’ın manasını, tefsirini okuyacağız. Siyer okuyacağız. Hadis okuyacağız. Fıkıh okuyacağız. Bunları okurken doğru ile yanlışı ayırt edebilmek için hadis usulü, tefsir usulü, fıkıh usulü okuyacağız. Peygamberler Tarihi, İslam Tarihi okuyacağız.” dedi. Yeryüzü’nde Allah’ın halifeleri olmamız gerektiğini belirten Dilipak; şehadet kültürüyle, çok okuyarak, adalet duygusuyla, işini ehline vermekle, istişare ve şurayla, yeniden müslüman olmakla bunun mümkün alabileceğini vurguladı. İçimize dönmemiz gerektiği, ancak içimize dönerek aklen ve ruhen gelişebileceğimizi ifade eden Dilipak; “Zamanımızı ve sağlığımızı israf ediyoruz. Yediğimiz her fazla lokma, yetimin sofrasından çalınan bir ekmektir.” diyerek konuşmasını tamamladı. Yazar’ın dinleyicilerin getirdiği kitaplarını imzalamasının ardından program sona erdi.

isparta-20150322-01.jpg

isparta-20150322-02.jpg

isparta-20150322-03.jpg

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim