Isparta'da "Allah'a ve Orucuma Saygı" Eylemi

06.07.2015 16:46
Isparta'da "Allah'a ve Orucuma Saygı" Eylemi
Isparta'da Toplumdaki bu ahlaki yozlaşmaya dikkat çekmek ve hakkı, iyiliği, marufu anlatmak adına Isparta İHH öncülüğünde "Allah'a ve Orucuma Saygı" başlıklı basın açıklaması düzenlendi.

Globalleşen dünyada, ülkemizde, şehirlerimizin merkezinde ve caddelerinde, Allah'a ve Oruçlulara saygısızlık, sıradan bir hal aldı... Toplumdaki bu ahlaki yozlaşmaya dikkat çekmek ve hakkı, iyiliği, marufu anlatmak adına Isparta İHH öncülüğünde "Allah'a ve Orucuma Saygı" başlıklı basın açıklaması düzenlendi.

Bu saygısızlığa en çok itirazda Ahlaklı, erdemli ve imanlı olmalarını istediğimiz gözümüzün nuru çocuklardan geldi. Yeni oruca başlayan tertemiz dimağlar, kendisine kötü örnek olan büyüklerini uyardılar.

Ortaokul öğrencisi Betül Toker'in sunumuyla başlayan program, ilköğretim öğrencileri adına Makbule Sezgin, lise öğrencileri adına Meryem Akça üniversiteliler adına Muhammed Topçuoğlu'nun bildiri okumasıyla devam etti.

ilköğretim öğrencileri adına Makbule sezgin şu bildiriyi okudu;

Sayın Büyüklerim;

Bu topraklarda yaşayıp inançlarından düşüncelerden etkilenmemek mümkün değil. Bu toplum karşılıklı saygıyı esas alan bir toplumdur. Dinimizi ve ibadetlerimizi ailemizde, okullarımızda ve gönüllü kuruluşların kursların da öğrendik. İslam yeryüzüne barışı ve insanlığı getirmişti. İnsanlar doğru yaşamı dinlerinden öğreniyorlardı. Bu konu ile ilgili oruç ibadetini önce tekne orucu ile tanıdık. Öğleye ya da ikindiye kadar oruç tutmaya çalıştık. Ancak ailemizde herkes oruç tutardı tutamayan biz küçükler olurdu. Ailemiz bizlerden etkilenmesin diye onların önünde yememeye dikkat ederdik. Biraz daha büyüdük artık orucumuzu tam tutabiliyorduk. Bu uzun günlerde gerçekten zor olduğunu itiraf etmem gerekir. Ancak Bakara suresi 183. Ayetinde  "Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi oruç size de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki sakınırsınız." Buruluyor. Dolayısıyla farz kılınan bu ibadetten nasıl mahrum kalabilirdik. Bizde küçük yaşta da olsak bu mutluluğa erişmek isterdik. Yine Peygamberimizin  "Ramazan ayı girdiğinde göklerin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapatılır ve şeytan zincire vurulur. Orucu bırakma, çünkü onun dengi yoktur." (Müslim) hadisini duyduktan sonra bizde bir erişkin gibi orucumuzu tutmak istiyoruz. İtiraf etmemiz gerekir ki Orucu bile bile terk etmek üzerine BİR ÇOCUK yüreği olsa da bizi de etkiliyor. Çünkü Peygamberimiz şöyle buyuruyor:  "Kim mazeretsiz olarak Ramazan’da bir gün oruç yerse, ebediyen oruç tutsa da onu kaza etmiş olmaz." (Tirmizi)  bu gerçeği Peygamberimizden duyduktan sonra bir gün bile mahrum kalmak istemeyiz. Orucun güzelliğini bu anlamda yaşayabilmek ayrıca bambaşka bir huzur veriyor kalplerimize. Tabi bunlar bizim bildiğimiz gerçekler. Yaşadığımız şu toplumda ise açıkçası gördüğümüz büyüklerimiz, ağabeyler, ablalar, amcalar bizi hayal kırıklığına uğratıyor. Şu koskoca insanlar bile oruç tutmuyorsa biz nasıl tutabilirdik ki diye her çocuğun aklından mutlaka geçer.  Size daha da ötesini söyleyeyim mi? Eğer böyle devam ederse çocuklar oruçlarını dayanamayıp bozacaklarda, çevrelerine yine de oruçlu gibi davranıp orucunu bozduğunu söylemeyecek.  Eğer orucu hep birlikte tutamazsak maalesef bu görüntülerden dolayı çocuklar orucu çok sevemeyecek. Çünkü oruç tutan bir aile ile oruca saygı duymayan bir toplumu anlaması çok zor olacak. Sonuç olarak duygularımı şöyle sonuçlandırmak istiyorum. Evet… Bugün günlerden Ramazan. On bir ay boyunca heyecanla beklediğim ay... Allah'a yakınlaştıran, Kuran’ı sevdiren, sabrı öğreten paylaşmayı anlatan en özel ay... Evet… Biz Müslümanlar,  Allah'ın hediye ettiği bu kutlu ayda gün doğumundan gün batımına kadar oruç tutmamız gerektiğini öğrendik. Bu yüzden bizler sabrediyoruz açlığa, susuzluğa Allah emrettiği için! Sabrediyoruz açlığa susuzluğa,  Efendimiz sabrettiği için! Sabrediyoruz açlığa susuzluğa, Müslüman olduğumuz için! Sabrediyoruz açlığa susuzluğa, Ramazan ayı yılda bir defa misafir olduğu için! Sabrediyoruz açlığa susuzluğa,  yiyecek bir lokması olmayan kardeşlerimizin halini anlamak için! Sabrediyoruz açlığa susuzluğa, aç susuz kalanları anlamak için! Sabrediyoruz açlığa susuzluğa, nimetleri veren Allah'a şükretmek için! Peki, siz sabredebiliyor musunuz benim sabrettiğim kadar?  Anlayabiliyor musunuz aç kalan yetim çocukları?  Hissedebiliyor musunuz zulüm altında oruç tutmak isteyen, ibadet etmek isteyen Doğu Türkistanlı akranımı ya da babasız sofraya oturan Gazzeli bir kardeşimi? Sizler ne babasız sofralardasınız ne de zulüm altında... Öyleyse nedir bu sabırsızlık?   Ben sabrediyorsam imsak tan iftara kadar sende sabredebilirsin sokakta! Bugün günlerden Ramazan ve ben Müslüman bir çocuk, sizden Allah'a,  Ramazan ayına ve orucuma saygı istiyorum! ! ! Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim…

isparta-20150706-01.jpg

isparta-20150706-03.jpg

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim