İsmail Güneş’in Çenesi Sonradan mı Kırıldı?

19.07.2011 01:10
İsmail Güneş’in Çenesi Sonradan mı Kırıldı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasıyla ilgili yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor.

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile aynı kazada yaralanan ve kurtarma ekibi olay yerine ulaşamadan hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş’in acil servisle yaptığı telefon görüşmesinde sadece ayağının kırık olduğunu ve helikopterin içinde sıkıştığını, hareket edemediğini söylemesine rağmen; otopsi raporlarında ayağının yanında çenesinin ve kaburgasının da dört yerden kırık olduğu belirlendi.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasıyla ilgili yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. Kazadan sonra yaralı olarak kendine gelen gazeteci İsmail Güneş’in sadece bacağının değil, dört kaburga kemiğinin ve çenesinin de kırık olduğu ortaya çıktı. Çenesi kırık olan bir hastanın konuşmasının güç olduğunu Cihan Haber Ajansı’na (CİHAN) belirten cerrahlar, İsmail’in 112 ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında çenesinin kırık olmasının mümkün olmadığı görüşünde.

25 Mart 2009 tarihinde saat 14.35’te Kahramanmaraş Çağlayancerit’ten, Yozgat Yerköy mitingine gitmek üzere havalanan TC-HEK işaretli helikopterin içinde BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas il başkanı Erhan Üstündağ, il başkan yardımcısı Yüksel Yancı, belediye meclis üye adayı Murat Çetinkaya, Pilot Kaya İstektepe ve Gazeteci İsmail Güneş bulunuyordu. Saat: 15.03’te düşen helikopterin düştüğü bilgisi Gazeteci İsmail Güneş’in 15.26’da 112 Acil Servisi aramasıyla öğrenildi. Güneş’in 112 Acil Servis ile yaptığı görüşme kazadan birkaç saat sonra görsel medyada da yayınlanmaya başladı. Bütün Türkiye’nin şahit olduğu bu görüşmede İsmail Güneş Acil Servis’e sadece bacağının kırık olduğunu ve helikopterin içinde sıkıştığını ve hareket edemediğini söylüyordu. Fakat otopsi raporları ölen gazetecinin bacağının yanında çenesinin ve kaburgasının da dört yerden kırık olduğu gerçeğini gösteriyor. İsmail Güneş’in cesedi enkaz bölgesinde 30 Mart 2009 tarihinde bulundu. Aynı gün Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’nde Güneş’e yapılan harici muayenede, “alt çene sağ 2-3 dişler arasında mandubulada ayrıklı kırık ve bu seviyede mukozada kanamalı laserasyon” tespit edildi. Güneş’e yapılan otopsi sonucunda tutanakta şu ifadelere yer verildi: “Genel beden travmasına bağlı alt çene kemiği, dört adet kaburga ve sol tibia-fibula kapalı kırığı tesbit edildiği, makroskopik olarak ölümü açıklayabilecek büyük damar, kafatası kemiklerinde kırık ya da organ yaralanması tesbit edilmediği ölüm nedeninin tespiti için cesetten otopsi sırasında alınan örneklerde histopatolojik ve toksikolojik analiz yapılması gerektiği kanaatindeyiz.”

Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’nde İsmail Güneş’e yapılan otopsi sırasında alınan kan ve idrar örnekleri Adana Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından incelendi. Başkanlık, 10 Nisan 2009 tarihinde yaptığı inceleme sonucunda savcılığa gönderdiği rapor da Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’nde yapılan otopsi tutanağını doğruluyor: “Adli tahkikat ve otopsi bulguları göz önüne alındığında; alt ekstremite, çene ve kaburga kırığı ile sağ sürrenal bez çevresine sınırlı hemotom tespit edilen şahsın donma sonucu öldüğü kanaatini bildiririz.”

Alt Çenesi Kırık Hasta Konuşabilir Mi?

İsmail Güneş’e yapılan otopside de tespit edilen alt çene kemiğinin kırık olma durumunda, kendisinin sağlıklı bir şekilde konuşup konuşamayacağı sorusunu akıllara getirdi. Adlarının açıklanmasını istemeyen cerrahlar, alt çene kemiği kırık olan bir hastanın konuşmasının zor olduğunu, konuşabilse bile kırık olan alt çeneyi oynatamayacağından konuşma şeklinin değişeceğini belirtti.

Diğer yandan otopsi raporlarını inceleyen Beyin Cerrahı Operatör Doktor Rafet Arslanoğlu Cihan’a İsmail Güneş’in alt çene ve dört kaburga kırıklarıyla ilgili çok çarpıcı bilgiler verdi. Arslanoğlu, İsmail Güneş’in 112 Acil Servis ile görüşürken çenesinin kırık olma ihtimalinin zayıf olduğu kanaatinde. Operatör Dr. Arslanoğlu, “Kesin olmamakla beraber alt çene kemiği kırık olan bir insan konuşabilir; ama İsmail Güneş gibi telefonda dinlediğimiz kadar net, akıcı ve berrak bir ses tonu ile konuşmasını bekleyemeyiz. Normalde ağzın içinde bir şey varmış gibi çıkabilecek olan bir ses tonu beklenir. Genel olarak ayrıklı çene kırıkların da kanama olması beklenir ki, Güneş’in otopsi raporunda da kanama olduğu belirtilmiş. Dolayısıyla böyle bir hasta da konuşurken ses tonunda bir boğukluk ve bozukluk meydana gelir. Ayrıca İsmail Güneş’in 112 Acil Servis ile yaptığı konuşmalarda çenesiyle ilgili hiçbir şikayetini belirtmiyor. İsmail Güneş ayağının kırık olduğunu, üşüdüğünü ve helikopterin içinde sıkıştığını söylüyor. 112 Acil Servisi’nin başka bir yerinizde kırık var mı? Sorusuna sadece ‘ayağım kırık’ diye cevap veriyor” dedi.

Arslanoğlu şöyle devam etti: “İsmail Güneş’in 112 Acil Servisi ile telefonla konuştuğu sırada alt çenesi kırık değil miydi? Diğer yüz ve kafa kemikleriyle ilgili bir kırık, travma bulgusu ya da beyin travması gibi bulgulara otopsi raporunda rastlanmıyor. Zaten gazeteci Güneş’in bilincinin açık olup, düzgün bir şekilde konuşması da bu bulguların olmadığını gösteriyor. İsmail Güneş, kaburga kırığından da bahsetmiyor 112 ile konuşmasında. Oysaki kaburga kırıklarında mutlaka göğsünde bir ağrı olur. İsmail 112 Acil Servisi ile konuşurken böyle bir şikayet den söz etmiyor. Oysa ki, dört yerinden kaburgası kırık olan bir hasta nefes alıp verirken zorluk yaşar ve ağrı hisseder. Çene ve kaburga kırıkları acaba sonradan mı oluştu?” sorusunu gündeme getiriyor.”

Yasemin Güneş: Eşimin Sesinde Herhangi Bir Anormallik Yoktu

Konuyla ilgili Cihan’a konuşan İsmail Güneş’in eşi Yasemin Güneş de eşinin 112 acil servisiyle yaptığı telefon görüşmesinde herhangi bir anormallik ve ses renginde tuhaf bir durum hissetmediğini söyledi. Yasemin Güneş, “İsmail’in 112 ile yaptığı telefon konuşmasını tekrar tekrar dinledim. Eşim sağlıklı iken telefonda duyduğum ses nasıl ise 112 Acil Servis ile yaptığı konuşma da duyduğum ses aynı idi. Sesinde hiçbir değişiklik, konuşma biçiminde herhangi bir anormallik yoktu” ifadelerini kullandı. İsmail Güneş’in Almanya’da yaşayan abisi İbrahim Güneş de kardeşinin bacağında olan kırıkla ilgili çarpıcı bir bilgi veriyor. “İsmail’in bacağındaki kırık normal bir kırık gibi değildi. Kaval kemiği tamamen dışarıdaydı. Kapalı bir kırık değildi.” Oysa, İsmail Güneş’in otopsi raporlarında sol tibia-fibula kemiklerinde kapalı kırık tesbit edilmişti.

Güneş, 112 Acil Servisi İle Toplam 27 Dakika Görüştü

İsmail Güneş bütün Türkiye’nin içini burkarak izlediği 112 Telefon görüşmeleriyle sesini duyurmaya çalışmıştı. Güneş 112 Acil Servisi ile 9 defa iletişim kurdu. Yedi aramayı kendisi yaptı. İki arama ise 112 acil servis tarafından gerçekleşti. Güneş ilk aramayı, 15.26.59’da yaptı ve 1 dakika 14 saniye içinde BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun içinde olduğu helikopterin düştüğünü söyledi. Ardından 15.29.57’de 1 dakika 23 saniyelik görüşmesinde ‘kendisinin helikopterin içinde sıkışmış ve ayağının kırık’ olduğunu belirtti. 15.35.05’de 3 dakika 49 saniyelik görüşmesinde ise ‘her tarafın sis ve karla kaplı olduğunu ayağını oynatamadığını’ söyledi. 15.40.34’te 20 dakika süren görüşmede de ‘kaval kemiğinin kırıldığını ve kanama olmadığını ‘çok soğuk ve tipi olduğunu kendisinin üşümeye ve donmaya başladığını’ söyledi. 16.19.40’da 1 dakika 49 saniye süren görüşmesinde; ‘her tarafının titrediğini, hareket edemediğini’ bildirdi. 17.15.41’de 25 saniye süren görüşmesinde; ‘herkesin öldüğünü ve kendisinin de ölmek üzere’ olduğunu söyledi. 17.23.33’te İsmail ile yapılan son görüşme de ise yaralılardan birisine ‘alo, sıfır beş yüz kaç abi’ diye sordu, 112 görevlisine ‘0543’ ile başlayan numarayı verirken telefon kesildi ve bir daha da kendisine ulaşılamadı.

Güneş, Enkazdan 600 Metre Aşağı Nasıl İndi?

Helikopter düştükten 5 gün sonra cesedi, enkazın güneydoğu istikametinde 500-600 metre aşağıda bulunan İsmail Güneş’in helikopterden çıkıp cesedin bulunduğu bölgeye nasıl geldiği de merak konusu. Çünkü Güneş, 112 Acil Servis ile yaptığı görüşmede helikopterde sıkıştığını ve hareket edemediğini belirtiyor. Ayrıca bölgedeki kar kalınlığı da o gün 80 ile 150 cm arasında değişiyor. Doktor Rafet Arslanoğlu bu konuyla ilgili de çok çarpıcı tespitlerde bulundu. “İsmail Güneş’in sadece bacağında kırık olsa bile o arazide ayağının üstüne basıp yürümesi mümkün değil” diyen Arslanoğlu şunları kaydetti: “Bacağındaki iki kemiği kırık olan (tibia-fibula kapalı kırık) bir hasta o ayağının üstüne basıp yürüyemez. Bacağında bir kemiği kırık olsa basabilir ama iki tanesi birden kırık olunca basamaz. Sadece ayağını sürükleyebilir. ‘Helikopterin içindeyim bacağım kırık ve ayağım sıkışık’ diyen İsmail Güneş sıkışık bacağını nasıl kurtarmış olabilir? Dört kaburga kemiği ve alt çenesi kırık, ayrıca soğuk hava da koltuğu kızak yaparak, bu şartlarda 600 metre aşağı nasıl indi?”

YENİ AKİT 

  • Yorumlar 3
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim