1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. İşlerine Gelmediği İçin Şeriata Karşılar
İşlerine Gelmediği İçin Şeriata Karşılar

İşlerine Gelmediği İçin Şeriata Karşılar

İslam Hukuku uzmanı Dr. Muhammed Faiz Keyfo, İslam’ın Miras Hukuku’nu diline dolayan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’ye cevap verdi:

A+A-

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin geçtiğimiz Perşembe günkü oturumda başörtülü milletvekillerine yönelik gösterdiği tavır pek çok köşe yazarı ve uzmanlarca değerlendirilip, takdir edildi. CHP Yalova  Milletvekili Muharrem İnce’nin “Yeni bir mağduriyet oluşturmanıza izin vermeyeceğiniz” minvalindeki konuşmasında bir takım doğrularının arasına karıştırdığı İslam hukukuna yönelik sözleri ise yeterince konuşulmadı. İslam’ın miras hukukuna yönelik maddeleri, konuşmasında diline dolayan Muharrem İnce, İslam’ın kızlara haksızlık ettiği imasında bulundu. Ben de bunun üzerine Yüksek Lisans ve doktorasını  Ezher Üniversitesi’nde İslam Hukuku alanında yapan Suriyeli İslam alimi Dr. Muhammed Faiz Keyfo’yu arayarak İslam hukuku üzerinde konuşmayı teklif ettim. 

Röportaj: Fahrettin Dede / Yeni Akit

İşte Keyfo’nun söyledikleri:

¥ Şeriat, İslam dini ile alakalı en çok konuşulan konu… Şeriat denilince ne anlamalıyız?

- Şeriat kelimesi ile kasdımız, Allah (cc) Teala’nın Hazreti Muhammed (sas)’e indirdikleridir. Allah (cc)’ın “Onun konuşması vahiyden başkası değildir” demesi gibi Hazreti Muhammed (sas) de o şeriatı insanlara tebliğ etmiştir. Cibril (as) vasıtasıyla inen vahiyden… Öyleyse şeriat Resulüllah’ın dilinden, Allah’ın vahyinden sadır olandır.

BİR KISMI BİLMEDİĞİ İÇİN, BİR KISMI İŞİNE GELMEDİĞİ İÇİN DÜŞMAN

¥ Öyleyse, halk şeriat dendiği zaman niçin korkuyor?

- Bunun iki sebebi var. Birincisi insan bilmediği şeyden korkar. Eğer insan bir şeyi bilmiyorsa ona düşmanlık besler. Ben Türkiye’de şeriatı bilmeyen kardeşlerimizin İslam şeriatını öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Gerçek şeriatı, İslam hukukunu öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü, Allah bu şeriatı bizim faydamız için, bu hayattan memnun olmamız için indirdi. Bizim zararımıza inmedi bu şeriat. Bir diğer sebebi ise şeriatta kendi maslahatlarını arayanlar bulamıyor. Bir de bunlar düşmanlık besliyorlar. Şeriata yönelik cehalet büyük sorun değildir, ama maslahatlarını bulamayanların kötülemesi büyük bir sorundur. Şeriat’ı bilmeyenlere anlattığınızda öğrenirler ve ben inanıyorum ki anladıklarında seveceklerdir de!

İSLAM, BÜTÜN İNSANLIĞIN ORTAK FAYDASI!

Bazı insanlar açısından içki içmek hoş gelebilir, aynı şekilde kumar nefse hoş gelen bir durum olabilir, ‘kadın’ için aynı durum geçerli olabilir. İnsan bunların kendisi için hoş bir şey olduğunu zannedebilir. Ancak İslam bütün insanların ortak faydası için geldi ve insanları bu muhtevada sınırladı. Bununla alakalı size bir misal vereyim. Şüphesiz ki bir anne-baba çocuğunu kendisinden daha çok düşünür. Çocuk bir şeye el sürmek istediğinde anne-baba kızar, çocuk ağlar, ama o cisim sıcaktır ve anne-baba da bu sebeple izin vermemiştir. Aynı şekilde Allah bizi yarattı ve bizi bizden daha çok düşünen olarak bize hükümler koydu.

ŞERİATA DÜŞMANSA KENDİSİNE DÜŞMAN!

¥ Peki, şeriata düşmanlık besleyen birinin sonu nedir?

- Şeriata düşmanlık yapan kişi kendisine düşmanlık yapıyor demektir. Allah insana, nefsine bakıp tövbe etmesi için süre tanır. Hakikati bulması için süre tanıyor Allah Teala insana. Şeriati tanıyıp seven bir insan da zaten düşmanlık etmez şeriata karşı…

¥ Peki “Ben Müslümanım”  diyen bir insanın “Ben şeriatı savunmam, şeriata karşıyım” demesi mümkün müdür?

- “Ben Müslümanım” diyen bir insanın kendi İslamlığını güzel bir şekilde savunması gerekir. Hikmetle, açıklıkla, güzellikle kendisinin İslam oluşunu savunması gerekiyor. Zorlamayla yahut çirkinlikle mücadele etmeyeceğiz. Nitekim, ayette “Dinde zorlama yoktur” buyuruluyor. Bizim çağırdığımız şeriatın hakikatidir.

TOPLUM İSLAM HUKUKU’NA İHTİYAÇ DUYAR 

¥ Peki bugün el kesmek ve recm arasına sıkıştırılmış bir şeriat algısı var. İslam Şeriatı’nın içeriğine baktığımızda ne buluyoruz?

- El kesme ve recm gibi uygulamalar, şeriat dediğimizde kasdettiğimiz en basit ve ayrıntı uygulamalardan bir ikisidir. Hayata dair, Müslümanların ihtiyaç duyacağı ne varsa bulabiliyoruz. Mal ile alakalı, ilimle alakalı, siyasetle alakalı, toplum hayatı ile alakalı, ekonomi ile alakalı ne kadar şeye ihtiyacımız varsa Allah onu İslam’ın içine koymuş. Aynı şekilde uluslararası ilişkiler, İslam şeriatından bir parçadır. Efendimiz (sas)’in döneminin devlet büyüklerine yazdığı mektupları biliyorsunuz. Toplum bütünüyle İslam hukukuna ihtiyaç duyar. Çünkü insan Allah’ın halifesidir.

MİRAS HUKUKU’NU ELEŞTİRENLER DAR PENCEREDEN BAKIYOR 

¥ Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Meclis’te yaptığı konuşmada şeriat kelimesini aşağılayarak “Kızlar maldan erkeklerin 2 pay, kendilerininse 1 pay almasını ister mi?” diye soruyor. Aşağılamalara konu olduğu bir dönemde İslam’ın miras hukukunu nasıl okumamız gerekiyor?


- Evet, 2 kadın ancak 1 erkeğin aldığını alabiliyor. Ama şu bir gerçek ki, insan dar bir pencereden bakar. Erkek, çocuklarının ve hanımının nafakasından, geçiminden sorumludur. Bu sorumluluklar kadına yüklenmemiştir. Bu durumda bir pay alıp kimseden mes’ul olmayan kadın mı kazançlı çıkıyor, yoksa 2 pay almasına rağmen bütün aile bireylerinden sorumlu olan erkek mi daha kazançlı? Bu durumda miras hukukunda eşitlik yapmak insana zulüm etmektir. Bu adalet değildir. Bu durumu tahayyül ettiğimizde hikmeti görebiliyoruz.

LAİKLER, DİN, TARİH VE SOSYOLOJİ OKUSUN!

¥ Bu noktada kendisini laik olarak tanımlayanlara ne dersiniz?

- Ben Türkiyeli laik kardeşlerimize dinin gerçek halini öğrenmelerini tavsiye ederim. Bağnaz olan yahut ılımlı olan dini değil, İslam dininin kendisini öğrenmelerini, İslam’ı okumalarını tavsiye ediyorum. Yani Hazreti Peygamber (sas)’in uyguladığı, sahabenin uyguladığı dine çağırıyoruz onları. Yobaz diye tabir ettikleri dine çağırmıyoruz.  Ve tarih ve sosyoloji ilmini de okumaları gerekiyor. Yani İslam toplumunun sosyolojisini bilmek gerekiyor. Aynı şekilde Hristiyan ve Yahudiler yaşadı, İslam toplumlarında asırlar boyunca. Ben Şamlıyım. Halid b. Velid, Şam’ın fatihidir.  Halid b. Velid, Şam’ı fethettiğinde bölgede Hristiyanlar yaşıyordu. Fetih gerçekleşince Hristiyanlardan onları korumak karşılığında, İslam hukukundan iyi bildiğimiz cizye vergisini aldı. Ancak sonra, Halid b. Velid’in, yeni fetihler yapmak üzere yer değiştirip oradan gitmesi gerektiğinde topladığı bütün cizyeleri iade ediyor ve “Ben sizi korumak karşılığında bu vergiyi almıştım. Ancak sizi koruyamayacağım, o yüzden de bunları size iade ediyorum” diyor. Yani kendi içindeki Hristiyanları bile mutlu eden bir İslam şeriatından bahsediyoruz. 

¥ Bir de İslam şeriatinden kendilerince çirkin buldukları bir konuyu oryantalist mantıkla okumalarını değerlendirmenizi istiyorum ben…

- Ne yazık ki yaşadığımız dünyada bütün ülkelerde, bütün sistemlerde bozukluk vardır. İslam haricinden her şey böyledir. Lütfen Türkiye’yi kıyaslayınız. Bundan 15 sene önceki haliyle, bugünkü halini kıyaslayıp değerlendirme yapınız. Aynı şekilde, dünyanın en modern görünen ülkelerinde dahi adetlerden kaynaklanan bazı kurallar vardır. Size garip gelebilir ama onlar eleştirilmez. Bunu Amerika’da da görebilirsiniz, Avrupa ülkelerinde de görebilirsiniz. O açıdan bakmak lazım.

 

HABERE YORUM KAT