1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. İslâma hakarette özgürlük Atatürk’te ceza!
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

İslâma hakarette özgürlük Atatürk’te ceza!

A+A-

Pat­ro­nu onu, ön­ce ya­zı­la­rı­nı “azalt­ma” ce­za­sı ile ce­za­lan­dır­dı.

Adam, ga­ze­te­de “is­ten­me­di­ği”ni an­la­ma­dı.

Kof ka­fa­lı­dır bi­raz..

Son­ra, ya­zı­la­rı­na tü­mü ile son ve­ril­di.

Kö­şe­sin­den yap­tı­ğı saç­ma­lık­la­ra son ve­ril­di ama..

Ya­zı iş­le­rin­de­ki gö­re­vi ve im­za­sı­nı at­ma­dan çı­kar­dı­ğı baş­lık­lar­da pis­lik saç­ma­ya de­vam edi­yor.

28 Şu­bat­çı bir di­ğer utan­maz Fa­tih Çe­kir­ge ile ara­sın­da­ki iliş­ki sa­ye­sin­de, Hür­ri­yet’in in­ter­net si­te­sin­de, yo­rum­la­rı­nı da, pat­ro­na çak­tır­ma­dan ya­yın­la­tı­yor.

Dün de Fa­zıl Say’ın du­ruş­ma­sı son­ra­sın­da, bir yo­ru­mu ya­yın­lan­dı..

O yo­rum­da, şöy­le di­yor utan­maz Tu­fan Tü­renç:

“Şim­di sı­ra Fa­zıl Say’da.

Şim­di onu mah­ke­me önü­ne çı­kar­dık. ‘Hal­kın bir ke­si­mi­nin be­nim­se­di­ği di­ni de­ğer­le­ri ale­nen aşa­ğı­la­mak…’ fi­lan gi­bi abuk-su­buk suç­la­ma­lar­la da­va aç­tık ve yar­gı­la­ma­ya baş­la­dık.”

Say’a açı­lan da­va­yı eleş­ti­ri­yor, üs­te­lik “di­ni de­ğer­le­ri aşa­ğıla­ma” için de, “abuk su­buk suç­la­ma” ta­nım­la­ma­sı ya­pı­yor, be­ye­fen­di…

Da­ha­sı, “En acı ola­nı Fa­zıl Say’ın bir dün­ya sa­nat­çı­sı ol­du­ğu­nu Tür­ki­ye’yi yö­ne­ten­ler, ona da­va açan sav­cı­lar ve onu yar­gı­la­yan yar­gıç­lar bil­mi­yor. Dü­şün­dü­rü­cü ve va­him olan da bu.” di­ye­rek, ha­kim ve sav­cı­la­rı da tah­kir edi­yor.

Kı­sa­ca­sı, İs­lâm di­ni­ne ha­ka­ret söz­ko­nu­su olun­ca, ha­ka­ret ede­ni sa­vu­nup, “Ni­ye yar­gı­lı­yor­su­nuz ki?” di­yor, bu utan­maz adam.

Ada­mın “öz­gür­lük çı­ta­sı”n­da, her tür­lü dü­şün­ce­ye “sı­nır­sız öz­gür­lük” ol­sa..

“Ken­di için­de tu­tar­lı” der es ge­çe­rim..

Ama bu utan­maz ada­mın, 28 Şu­bat’ın tan­ta­na­lı gün­le­rin­de yaz­dı­ğı bir ya­zı­dan alın­tı ya­pa­yım.

İşi­ne ge­lin­ce, in­san­la­rı ko­nuş­ma­la­rın­dan do­la­yı mah­ke­me­ye çı­kar­ma­ya ne ka­dar me­rak­lı ol­du­ğu­nu, sa­de­ce mah­ke­me­ye çı­kar­ma de­ğil, dün­ya­yı ze­hir et­mek için na­sıl ça­ba­la­dı­ğı­nı gös­te­rip, ah­lâk­sız­lı­ğı bir­lik­te tes­cil­le­miş ola­lım.. 30.10.1998 ta­rih­li ya­zı­sın­dan: “Bir­den ek­ran­da kap­ka­ra su­rat­lı bir adam be­lir­di.

Sim­si­yah, dü­zen­siz, yağ­lı sa­kal­lı, su­ra­tın­dan me­la­net akan bu adam, ke­nef gi­bi ağ­zı­nı aça­rak, cum­hu­ri­ye­te ve Ata­türk’e söv­me­ye baş­la­dı.

Ada­mın dü­şün­ce­le­ri­ni bir ta­ra­fa bı­ra­kın, gö­rün­tü­sü tik­sin­di­ri­ciy­di.

2000’e iki yıl ka­la hem ka­fa­sıy­la, hem gö­rü­nü­müy­le böy­le bir çağ­dı­şı ya­ra­tı­ğın .. Be­le­di­ye Baş­ka­nı ol­ma­sı şa­şır­tı­cıy­dı.”

Evet, Re­ha Muh­tar’ın, İk­ti­sat Ban­ka­sı’nı hor­tum­la­yan te­le­viz­yo­nun ek­ran­la­rı­na çı­kıp, bi­ri­le­ri­nin eli­ne tu­tuş­tu­rdu­ğu vi­de­oyu iz­let­tir­me­si son­ra­sın­da ya­zı­yor, bu se­vi­ye­siz ya­zı­yı, Tu­fan Tü­renç!

Bı­ra­kın Fa­zıl Say’ın İs­lâm di­ni­ne yö­ne­lik açık ha­ka­ret­le­ri­ni..

Çok sı­ra­dan bir eleş­ti­ri; İs­lâm di­ni­ne de­ğil de, Ata­türk’e yö­ne­lik ya­pı­lın­ca, böy­le pis ifa­de­ler­le sal­dı­rı­yor be­ye­fen­di..

Hiç de­mi­yor, “Abuk-su­buk suç­la­ma­lar­la in­san­la­rı mah­ke­me önü­ne ni­ye çı­ka­rı­yo­ruz.”

De­mi­yor. Ve Ata­türk’e ha­ka­ret et­ti­ği­ni id­dia et­ti­ği si­ya­set­çi hak­kın­da, en ağır kü­für­le­ri yap­tık­tan son­ra, yar­gı­yı şöy­le gö­re­ve ça­ğı­rı­yor: “Bu sa­pık açık­la­ma­lar, An­ka­ra’yı da ha­re­ke­te ge­çir­di ve ka­ra su­rat­lı adam, İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan gö­rev­den alın­dı.

Kuş­ku­suz yar­gı­nın önü­ne çı­ka­rı­la­cak ve he­sa­bı­nı ve­re­cek.”

İş­te böy­le..

Ata­türk’e ha­ka­ret edil­di­ği ile­ri sü­rü­lür­se, mu­ha­tap ki­şi­nin halk ta­ra­fın­dan be­ğe­ni­le­rek.. Oy ve­ri­le­rek se­çil­di­ği.. Ka­set­te­ki ko­nuş­ma­nın, yıl­lar ön­ce ya­pıl­dı­ğı­.. İfa­de­ler­de suç ol­sa bi­le, za­ma­na­şı­mı­nın çok­tan dol­du­ğu.. Eleş­ti­ri­nin ha­ka­ret bo­yu­tun­da ol­ma­dı­ğı hiç dü­şü­nül­me­den..

Hem “gö­rev­den al­ma”..

Hem de “yarg­ının he­sap sor­ma­sı” öne­ri­li­yor, bu yön­de tah­rik­te bu­lu­nu­lu­yor..

Ama ha­ka­ret edi­len İs­lâm di­ni olun­ca..

Bu se­fer tam ter­si bir ta­vır­la or­ta­ya çı­kıp, “Ne var yar­gı­ya gi­de­cek” de­ni­li­yor.

Ah­lâk­sız­lık de­ğil­se, ne­dir bu?

İs­lam di­ni­ne kar­şı bir düş­man­lı­ğın iz­dü­şü­mü de­ğil mi bu?

Ata­türk’ü se­vi­yor ola­bi­lir­si­niz.

Ona “söz söy­let­me­me” ka­rar­lı­lı­ğın­da ola­bi­lir­si­niz..

Ama bı­ra­kın da, dün­ya ge­ne­lin­de mil­yar­la­rın gö­nül ver­di­ği bir di­ne ha­ka­ret edil­di­ğin­de, o kü­für­baz­lar­dan iki sa­tır ifa­de alı­nı­ver­sin..

Bir öl­müş “in­san” ka­dar de­ğe­ri yok mu, mil­yar­la­rın inan­dı­ğı İs­lam di­ni­nin?

Yok­sa, bu hal­kı siz, hep­ten ap­tal mı san­dı­nız?

Onun için mi böy­le, iki­yüz­lü­lük ya­pı­yor­su­nuz..

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT