1. YAZARLAR

  2. HAMZA TÜRKMEN

  3. Islah Projemiz ve Sorumluluk
HAMZA TÜRKMEN

HAMZA TÜRKMEN

Yazarın Tüm Yazıları >

Islah Projemiz ve Sorumluluk

A+A-


Ötekiler bizlere ‘İslamcıların ekonomik projeji var mı?’ diye soruyorlar.

Kapitalist imparatorluğun askeri, kültürel ve finansal tüm savaş aygıtlarıyla kurduğu küresel hakimiyet içinde, asırlardır kaybettiğimiz ‘nimet’i hemen ete-kemiğe büründürmemiz tabii ki kolay değil.

I. Wallestein, ‘Liberalizmin Sonu’ adlı kitabında küresel kapitalizme karşı alternatif olabilecek muhaliflerden bahsediyor.  

Ekonomik kaynaklar ve pazar itibariyle kapitalist-liberal sistem tıkanmakta ve yaşadığı krizlerle çaresizlik periyodu içine girmektedir.  Wallestein ve benzeri siyasi analizciler, ‘yeni bir dünya tasavvuru’ üretebilecek potansiyelin, yaşadığımız süreçlerde var kalmayı başarabilen muhaliflerden oluşabileceğine işaret ediyorlar. Bir tarafta varoluşçu anarşist eğilimliler ve örgütlenebilme ihtimalleri, ama daha çok modernizm karşıtı İslami hareketlerin varlığı. Bu tür analizlerin ortaya koyduğu gerçeklik, küresel kapitalizmin İslamofobi’sini daha çok çoğaltmaktadır.

Ekim 2013’te yapılan İstanbul Küresel Formu’nda Tayyip Erdoğan’ın ‘Batı artık dünyanın tek merkezi değildir’ ve ‘Dünya beşten büyüktür’ hitabı, ‘Adil Gelecek’ arayışıyla ilgili başlıklarla bütünleşiyordu. Ama Mısır, Yemen, Tunus, Libya, Suriye devrim süreçlerinin vesayetten kopmaya yetmemesi nedeniyle olsa gerek, İKF içeriği geliştirilemedi.

Çare, hala çağdaş medeniyet seviyesi içinde aranmaktadır. Oysa verili olan bu yol kapitalizmin otobanıdır. Ancak reelde, küresel ekonomik vesayeti aşmanın yakın vadeli alternatif bir yolu da gözükmemektedir.

Vesayetten kurtulmak isteyen, kitlelerin ihtiyacını da gözetmeye mecburdurlar. Kitlelerin zorunlu ve çoğu öğretilmiş ihtiyaçlarını cevaplamadan, vesayet sistemini aşmak ve gelecek yürüyüşümüz için özgürlük alanları oluşturmak çok olası değildir. Bu husus Kureyş Sûresi’nde de gösterilen bir toplumsal gerçekliktir.

Ayrıca tutarlı gelecek hedef ve stratejilerinden mahrum olmak, mevcut işleyişin kimliğine eklemlenmeyi, ya da ütopik ruhi hastalıklara duçar olmayı getirir.

Bizim ıslah projemizin 19. yüzyıldan ve Urvetu’l Vuska’dan bu yana çizilen ‘beş ana ilke’si vardır:

1. Kur’an’ın evrensel ilkelerini, Sahih Sünnet uygulamalarını rehber edinmek.

2. Çağdaş sorunlar karşısında tertil fıkhını ve içtihad eylemlerini çoğaltmak.

3. Muharref olan telakkilerden ayrışmak.

4. Şura’yı öncelerken her tür yönetsel tuğyana karşı olmak.

5. Sömürüye ve emperyalizme karşı direniş.

Salihlerden ve muslihundan olmak hayatidir. Çünkü Rabbimizin bildirdiğine göre bir toplumun helâkten kurtulması da, bu öncü şahsiyetlerin varlığına bağlıdır (11/117).

Bugünkü dünya büyük bir köy haline gelmiş, bu büyük pazarda vahşi liberalizmin ilkeleri egemen olmuştur. Kapitalizmin liberal ekonomisi tüm sosyalistleri de kendi girdabına çekmiştir. 300 milyonluk Çin Komünist Parti bürokrasisi refah içinde yaşarken, 1 milyar 800 milyonluk nüfusun çoğunluğu vahşi liberalizmle idare edilmektedir.

Kuşatıldığımız küresel cahili sistem içinde, hem sistemi aşmaya çalışmak, hem var kalabilmek kolay değildir. Bu sistem içinde vahyi ilkeleri gözeterek güç olabilecekler de A. Tabakoğlu’nun dediği gibi ‘faizsiz ve zekatlı kapitalizm’e eklemlenme riskini aşabilmiş değillerdir.

Tabii ki ‘gelecek projemiz’ demokrasi’nin yanlışlarını ve zaaflarını aşıp katılımcı bir şura yönetimini; kapitalizmin büyüme-tüketim ifsadını aşıp katılımcı ve adil yeni bir üretim-tüketim modelini; ayrıca kültür-sanat hayatında fıtri, estetik yeni bir hadâreti kurma istikametini hedeflemelidir.

Ama önce bugün.

Bugünümüzü ıslah edemeyen ve kimliksel temellerini tohumlaştıramayan bir gelecek tasavvuru saçmadır.

Önceki gün ıslah hareketlerimizden İhvan’ın mürşidi Muhammed Bedii ile Mursi, Karadavi vd. kardeşlerimiz idama mahkûm oldular. Onlar kanlarıyla aydınlanan bir geleceğe yürüyorlar. Geleceğimizle ilgili ümitlerimiz, akabeleri aşacak bu tür yürüyüşlerin iradesindedir.

 

YAZIYA YORUM KAT

4 Yorum