İsimsiz kahraman!

02.05.2008 04:16

Mustafa Ünal

Böylesine, adını gizleyerek açıklama yapan bir siyasetçiye ilk kez tanık oluyoruz. Olağanüstü dönemlerde medyada manşetlere çıkan 'üst düzey askerî yetkililerin' ağzından haberlere alışkındık. Siyasetçi için gelenek farklıydı; Ya susar ya da dobra dobra konuşurdu.

Söyledikleri eğer parti içinde tepki çekerse bedeline katlanırdı. Dili yüzünden başı derde giren, hatta partisinden kopmak zorunda kalan siyasetçi sayısı epey fazla.

Milliyet'ten Fikret Bila'ya ismini saklayan üst düzey bir AK Partili konuştu, önemli, ses getiren sözler söyledi. Anlattıkları parti içi eleştiri de içeriyor. Ankara'da, söylediklerinden daha çok kendisini saklayan AK Partilinin kimliği merak uyandırdı. Daha ilk andan itibaren kuşkular bir isim üzerinde yoğunlaştı. Ben de herkesin zihnine düşen o ilk ismin doğru olduğu kanaatindeyim. AK Parti'de istisnasız herkesin işaret ettiği isim de o, ikinci bir isim yok.

Adını açıklamadı ama kendini ele verdi. Keşke ismini vererek açık açık konuşsaydı. Eleştirileri göğüslemeyi göze alabilseydi. Bir ara Başbakan Erdoğan'a da soruldu. Başbakan ismini gizlediği için esrarengiz AK Partiliyi ciddiye almadığını söyledi. Oysa her yerde eleştiri olağan karşılanır. Garip olan ismini ve yüzünü saklaması, perdelemesi. Bir siyasetçi içinde bulunduğu hükümetin politikalarını da partinin duruşunu da tenkit edebilir.

Yadırganan adını vermemesi, sözlerinin yankısı karşısında açıkça ortaya çıkmaması ve hâlâ gizlenmeye devam etmesi. Oysa kimliğini herkes doğru tahmin ediyor. Kullandığı kelimelerden, anlattıklarından ve üslubundan anında kendini belli etti.

Sözlerinin bir yerinde 'Eğer bir bakanlığın uygulamalarından kaynaklanan endişe ve şikayet varsa o da çözülmeli. Güven artırıcı adımlar atılmalı' diyor. Hangi adım atılmalı sorusuna cevabı daha somut: 'O bakan veya bakanlar değiştirilebilir.' AK Parti'den duyulan rahatsızlığın giderilmesi için aynı kabinede bakanlık yaptığı bir arkadaşının koltuğundan uzaklaştırılmasını öneriyor. Hangi bakanı kastettiğini ise açıkça söylemiyor.

Ancak buradan neşet eden haberlerde ise değiştirilmesi istenen bakanın Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik olduğu üzerine yorumlar, değerlendirmeler yapılıyor. Bu Çelik'e haksızlık... AK Parti'nin seçim propagandası olarak dile getirdiği icraatların ağırlıklı bölümü Çelik'in uygulamalarından oluşuyordu. Çelik'ten rahatsız olan ise sol siyasi çevreler. Ve tabii CHP... Meclis'te birkaç kez gensoru önergesi verdiler. Bugün de CHP sözcülerinin en çok dillerine doladıkları bakan durumunda.

Solun rahatsızlığı Çelik'in şahsından çok eğitimin başında sağ siyasetten bir ismin oturuyor olması. Çelik yerine bir başkası Milli Eğitim bakanı olsa eleştiriler ortadan kalkacak mı? Hayır. İsmini açıklamayan o bakan yarın eğitime kaydırılsa benzer tepkilerin devam edeceğine kuşkum yok. Herkes farkında, sol kesimde icraatlardan ziyade sağ siyasetçinin varlığına tahammülsüzlük var. Aslında bunu en iyi esrarengiz bakan bilir. Eskiden bir başka partide siyaset yaparken muhalefetten en çok eleştiri alan bakanların başında da Milli Eğitim bakanı geliyordu.

Kabinede çalışma arkadaşlarını belirleme yetkisi sadece Başbakan'da. Bir bakanın performansını veya durumunu bir başka bakan değil bizzat başbakan kritiğe tabi tutar. İsmini perdeleyen AK Partili sadece Fikret Bila'ya konuşmuyor, muhtelif ortamlarda bakan arkadaşlarını sert ifadelerle eleştirilerin odağına oturttuğunu yakından biliyorum. Üstelik isimlerini alenen söyleyerek, şu bakan, bu bakan diyerek. Acaba siyaset dışı özel görüşmelerinde da bakan arkadaşlarını gündeme getiriyor mu, merak ediyorum.

Bu tür açıklamalar partiyi parçalama projesine dönüşebilir; belki de baştan beri böyledir. Oysa bugün AK Parti için parçalanma değil kenetlenme günü olması gerekir. Çıkış için izlenecek yol sonuç üzerinde etkili olacak. Esrarengiz AK Partilinin önerisi çözüme değil aksine çözülmeye yol açar. Belki de bu yüzden ismini ve yüzünü gizliyordur?

Zaman gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim