1. YAZARLAR

  2. M. HASİP YOKUŞ

  3. IŞİD’in Düşürdüğü Maskeler
M. HASİP YOKUŞ

M. HASİP YOKUŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

IŞİD’in Düşürdüğü Maskeler

A+A-

Ümmet bilincine sahip, Müslümanların kazanımlarını kendi kazancı olarak gören ve buna sevinen, kayıplarını da kendi kaybı olarak görüp buna üzülen, yeryüzünde fitne kalmayıp din yalnız Allahın oluncaya kadar mücadele etme perspektifiyle hareket eden, İslam ile insan arasındaki tüm engellerin kalktığı bir dünyanın inşası için mücadele eden, her daim; tevhid, adalet ve özgürlük diye haykıran Özgür-Der camiası bu şuur ile Ortadoğu intifadalarına karşı başından itibaren duyarlı davranmıştır. Bu duyarlılık neticesinde kimi yerde taraf olmuş ve safını net bir şekilde belirlemiştir.

Kimi siyasi olaylar belki doğaları gereği zamana, şartlara ve konjonktüre göre farklı tavır alışları mazur gösterebilir ancak Ortadoğu intifadaları bizler açısından başından itibaren hiçbir şüphe ve kafa karışıklığına yer bırakmayacak şekilde net ve açıktı. Nitekim ortada haklı ile haksızın, zalim ile mazlumun mücadelesi vardı. Aradan geçen zaman, Ortadoğu intifadaları süresince en başından itibaren konumlandığımız yerin ne kadar doğru, tavırlarımızın ne kadar yerinde ve isabetli olduğunu gösterdi. Bundan dolayı Allaha hamd ediyorum.

Ortadoğu intifadaları süresince İslami camiaların en fazla kafa karışıklığı yaşadıkları yer Suriye İntifadası olmuştur. Bu kafa karışıklığının muhtemel sebepleri üzerinde çok şey yazılıp çizildiği için bunu geçiyorum. Aynı şekilde Suriye intifadasının belli bir aşamasında ortaya çıkan IŞİD ile ilgili de çok şey söylendi.

 Esasında IŞİD ile ilgili söylenecek çok şey vardı belki ama bu söyleneceklerin sonuç itibariyle ne işe yarayacağı sorusu bu mevzuyu gündeme getirmemizi ve etraflı bir şekilde değerlendirmemizi engelledi. Yine bu mevzuyla alakalı çok daha güçlü bir şekilde söz söyleyeme imkan ve kabiliyetine sahip birçok kardeşimiz de aynı hassasiyetle suskun kaldılar.

Şöyle ki; IŞİD mevzusunu gündeme getirenler; batı medyası başta olmak üzere, Kürt ulusalcı çevreler, mezhepçi taifeci reflekslerle hareket edenler ile sadece Suriye’de değil tüm Ortadoğu intifadalarında ortaya çıkan baskın İslami rengi gördüğü için karşı safta konumlanan Kemalist kesim ve Ulusalcılar.

 Suriye bir mezbahaneye dönerken sesini çıkarmayanların, IŞİD meselesinde bu denli cevval davranmalarının sebebini bilmek için elbette kahin olmaya gerek yok. Bu kesimler daha evvel de aynı kara propagandayı Cephet-ün Nusra üzerinden yapıyorlardı. Dolayısıyla Suriye’de bir kasap; sahip olduğu imha silahlarıyla halkını katliamdan geçirirken cambaza bak misali Nusra veya IŞİD ile gündemin bulandırılması arzulanıyordu.

IŞİD ve Nusra ile ilgili söylenenlerin bir kısmı elbette doğruydu ancak Esed’i desteklemek kaygısıyla üretilen propaganda malzemeleri çoğunluktaydı. Hem illa ki vahşet ve katliam söz konusu olacaksa varil bombalarıyla, SCUD füzeleriyle her gün onlarca kadın, çocuk katliam yapan katil Esed’in katliamları hiçbir tevile mahal bırakmayacak şekilde ortadaydı. Ancak gelin görün ki bu kesimlerin niyeti başka.

IŞİD’in Musul’u ele geçirmesinden sonra yepyeni bir durum ortaya çıktı. Suriye’de ele geçirdikleri yerlere ilaveten Irak’ın neredeyse Sünnilerin yaşadıkları tüm bölgelerinde bir hakimiyet kurdular. IŞİD artık çoğunlukla Irak’taki gelişmeler bağlamında gündem oluyordu. Bağdat’a girdi girecek derken ani bir manevrayla rotayı Erbil ve çoğunlukla Yezidilerin yaşadığı Şengal mıntıkasına çevirdi. Kendi savaş stratejisi açısından bu ne anlama gelir bilemiyorum ama başta ABD olmak üzere tüm batı ülkeleri ( ABD IŞİD mevzilerini bombalıyor, İngiltere ve Fransa’da bombardımana katılmak için sıraya girmiş durumda.), Türkmenlere saldırıldığı gerekçesiyle müdahale edilmesini isteyen Laik- Kemalist kesim ve bilumum Ak Parti karşıtları, Rojava,Erbil ve Şengal’e saldırılmasından rahatsızlık duyan Kürt ulusalcı çevreler, Şia mutaassıbı çevreler ve ortada bir zulüm olduğu düşüncesiyle tepki gösteren İslami çevreler.

IŞİD salt takip ettiği savaş stratejisi dolayısıyla değil aynı zamanda sahip olduğu din anlayışı ve örgütlenme modeli itibariyle de benimsediğimiz bir yapı değil ancak IŞİD’i eleştirmek için sıraya dizilenlere öncelikle; “Allahtan korkun ve aynaya bakın” demeden de geçemiyorum.

Sadece Yezidi ve Hristiyanlara dokununca mı zulüm, vahşet ve katliam aklınıza gelir?

Sadece Türkmenlere dokununca mı zulüm, vahşet ve katliam aklınıza gelir?

Sadece Kürtlere dokununca mı zulüm, vahşet ve katliam aklınıza gelir?

Sadece Şiilere dokununca mı zulüm, vahşet ve katliam aklınıza gelir?

Üç yılı aşkın bir süredir Suriye gözlerinizin önünde bir mezbahaneye döndü. Binlerce insan katledildi, yaralandı, muhacir oldu. Hiç mi vicdanınız sızlamadı. Hiç mi adalet duygunuz depreşmedi. İnsanları zulme karşı tepki göstermeye davet ederken siz nerelerdeydiniz. Yoksa siz kendinizi insandan saymıyor muydunuz? Ya da ölen çocuk bir Arap ve Sünni olunca mı insandan sayılmıyor?

Cevap verin.

Bunca vahşet yaşanırken sessiz kaldınız. Şimdi daha yeni mi hak, adalet, hukuk kavramlarını, zulme karşı durmanın erdemini hatırladınız?  Mazlumların hamisi eski İslamcılar, Ulusalcılar, Taifeciler, Kemalistler, özgürlük ve demokrasi havarisi batı, Solcular, Anti emperyalistler…

Cevap verin.

ABD’nin Suriye’ye olası müdahalesi karşısında her gün sokakta çığırtkanlık yapıyordunuz

Şu an ABD Irak’a fiili olarak müdahalede bulunuyor. Gösterin tepkinizi.

Hani siz ABD’nin müdahalesine ilkesel olarak karşıydınız? 

Hani siz Anti-Emperyalisttiniz, özgürlükleri savunuyordunuz, hümanisttiniz, demokrattınız…

YAZIYA YORUM KAT

46 Yorum