İşgalci güçler gölgesinde göstermelik seçim

22.08.2009 01:38

Mehmet Koçak

Asırlardır emperyalist güçlerin kıskacında ve işgalinde olan Afganistan, bu sefer göstermelik seçimlerle yine dünya gündeminde.

Afganistan’da, Taliban rejiminin devrildiği 2001’den sonra yapılan ikinci cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 17 milyon seçmen, cumhurbaşkanı ve 34 vilayette toplam 420 meclis üyesini belirlemek üzere oy kullandı. Afgan ordusundan ve NATO kuvvetlerinden yaklaşık 300.000 asker, güvenliği sağlamak için devriye gezdi. Başkent Kabil’deki silahlı bir çatışma ile başlayan saldırı sayısı 70’ten fazla. Resmi açıklamaya göre ölü sayısının 38, yaralı sayısının 200 olduğu açıklandı. Taliban güçlerinin zaman zaman saldırılarıyla olaylar devam ediyor. Seçimlerin ilk resmî sonuçlarının 2 Eylül’den önce açıklanması beklenmiyor. Kesin sonuçların ise 17 Eylül’de ilan edilmesi öngörülüyor. Bu bilgiler dünya ajanslarına düşen haberlerin özeti.

İşin ilginç olan kısmı şu; daha sandıklar yeni açılmaya başlamıştı ki, Karzai’nin kampanya sorumlusu Din Muhammed, ilk sonuçlara göre devlet başkanı Hamid Karzai’nin çoğunluğu elde ettiğini ve Ekim ayında devlet başkanlığı seçiminin ikinci turunu yapmaya gerek kalmayacağını açıkladı. Hemen ardından ülkenin önemli isimlerinden eski Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adaylarından Abdullah Abdullah, Cumhurbaşkanı Hamid Karzai’nin destekçilerini, seçimlerde hile yapmakla ve seçmenlere baskı uygulamakla suçladı. 30’u aşkın cumhurbaşkanı adayından biri olan eski planlama bakanı Ramazan Başardost ve diğer aday Eşref Gani seçimlere hile karıştırıldığı, özellikle kuzey ve güney vilayetlerinde ciddi yolsuzluklar yapıldığı yönünde benzer açıklamalarda bulundular.

Taliban’ın, seçimi boykotu ve engelleme girişimleri en çok Hamid Karzai’yi etkiliyor. Çünkü Peştun kökenli Karzai, ülke nüfusunun yüzde 40’ını oluşturan Peştunların yaşadığı bölgeyi oy deposu olarak görüyordu. Ancak, Taliban’ın Peştunlar arasında ve bölgede çok etkili olması seçimlere katılımı engellemiş oldu. Bu Karzai için ciddi bir kayıp. Güneyin aksine güvenlik şartlarının daha az olduğu ve diğer etnik grupların yaşadığı kuzeyde ise seçime katılım daha yüksek oranda gerçekleşti. Uzmanlara göre bu durum ise Karzai’nin en zorlu rakibi eski Dışişleri Bakanı Abdullah Abdullah’a yarayacak. Hamid Karzai bu açığı, Türkiye’de sürgün yaşayan Özbek lider Abdurraşid Dostum’u ülkeye dönmesine müsaade etmek suretiyle Kuzeyde yaşayan Özbeklerin oylarıyla kapatmayı hedefledi. Ancak, siyaset bilimcileri Karzai’nin ilk turda seçimi kazanacağı görüşünde birleşiyor.

Çünkü, Afganistan’da seçimler normal şartlar altında gerçekleşmedi. Afganistan işgal altında ve ülke işgalcilerle işbirliğinde olan bir kukla yönetim tarafından idare edilmektedir. İddialara göre işgal güçleri ve kukla yönetim tarafından seçim öncesi her türlü hile ve oyun hazırlanmıştı. Seçim esnasında yaşananlar da bunu doğrular mahiyette idi. Seçim gözlemcileri tehdit edildi, seçim merkezlerine girmeleri engellendi. Bazı insanlar açıkça tehdit edildiler ve vilayet meclisi adaylarından biri dövüldü. Bunların hepsinin açıkça hükümetin yetkilileri tarafından yapıldığı gözlemci raporlarında yer aldı.

Afganistan’da Taliban gerçeği

Çetin bir coğrafyaya sahip olan Afganistan’ın, yakın geçmişte yaşadığı işgaller ve iç savaşların etkisiyle ekonomisi ve altyapısı yok edildi. Rus işgaline karşı güçlü ve asil bir direniş gösteren Afgan halkı, Rusların çekilmesi sonrası başlayan iç savaşta direncini, onurunu ve birliğini kaybetti. 2001 yılında ABD ve bazı batılı ülkelerin oluşturduğu ittifak güçlerinin işgali ile Taliban hareketi devrildi. Ancak yabancı güçlere karşı son derece kinli olan Afgan halkı, Taliban’a desteğini sürdürüyor. İşgalcilerin her hatası Taliban’ın işine yarıyor. Bu durum, 2001 sonrasında kurulan kukla yönetimin otoritesini başkent dışına yayabilme ve ulusal birliği pekiştirme girişimlerinde de yetersiz kaldı. Taliban yönetimine karşı olan güçler bile işgalcilerin varlığından rahatsız. Bilhassa 2001’den bu yana işgal güçlerinin ülkenin alt yapısı ve ekonomik alanda beklentilere cevap verecek mahiyette bir atılım gerçekleştirememiş olması, karşı direnişe desteğin artmasına sebep olmaktadır. Bunu son seçimde bir kere daha açıkça görmüş olduk.

Şiddet olaylarının gölgesinde bir seçim ve seçimi boykot eden bir Taliban hareketi var. İşgalci güçler ve işbirlikçileri tarafından İslam’ı katı şekilde yorumlayan bir şeriat düzeni uygulamakla suçlanan Taliban’ın son yıllarda yeniden toparlandığını artık işgalci güçler de inkar etmiyorlar. Bilhassa güney ve doğu kesimi başta olmak üzere ülkede varlığını ciddi manada hissettiriyor. Afganistan’da Taliban’ın saldırı tehditleri seçimlere katılımı düşürdü. Burada amacım Taliban’ı haklı göstermek değil. Bana göre Taliban, İslam’ı yorumlamada baskıcı ve şiddete dayalı bir anlayışla hareket eden ve kendini yenileyemeyen bir hareket. Fakat Afganistan ve kısmen Pakistan’da etkili bir güce sahip. Bu nedenle onu dışlama veya daha fazla şiddete itmek yerine yanlışlarını düzeltmesine ve kendini yenilemesine destek ve imkan tanınmalı.

VAKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim