1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. İrşad’da “Batıda İnsan Hakları’’ Tartışıldı
İrşad’da “Batıda İnsan Hakları’’ Tartışıldı

İrşad’da “Batıda İnsan Hakları’’ Tartışıldı

Almanya’da faliyet gösteren İrşad kitap evinin bu haftaki seminer konusu Batıda İnsan Hakları idi. Hasan Korkmaz’ın yönettiği semineri Murat Kurt sundu.

A+A-

Hasan Korkmaz giriş konuşmasında "batıdaki insan haklarının ne kadar geçerli ve ne kadar ciddi olduğunu, batının göbeğinde olan Bosna Hersek deki katliamda gördük, Bosna hersekte oluk oluk İnsan kanı akarken bu kanı durdurmak için neredeyse hiç bir şey yapmadı batı, sadece seyretti. Yine Dünyanın herhangi bir yerinde akan kana kayıtsız kalan batıdır, İnsanlık yardımı taşıyan Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıyı bile batı nerdeyse gündemine bile almadı." dedi ve konuşmasını yapmak için mikrofonu Murak Kurt'a bıraktı.

Murat Kurt konuşmasına "İnsan hakları söylemi, sağdan sola, liberalinden kapitalistine hatta ırkçı faşistine kadar herkesin kendi penceresinden bakarak yorumladığı bir argümana dönüştü. Peki ama insan hakları bu kadar geniş ve birbiri ile çelişen, çatışan düşünceleri kapsayacak kapasitede bir genişliğe sahip midir? Hak nedir? İnsan nedir? Batı nedir? İnsana niçin İnsan hakkı tanınmıştır? Amaç nedir? bu sorulara bir tek doğru ve sayısız yanlış cevap verilebilinir. Doğru cevabı İnsanı yaratan ve insana, insanca yaşayabileceği hakları yaratılıştan veren Alemlerin Rabbinden öğrenebiliriz. İnsanların insanlara verdikleri haklar ise biraz sonrada anlatacağım gibi çelişkilerle, imtiyazlarla, haksızlıklarla doludur'' diyerek başladı.

Kurt konuşmasına şöyle devam etti "Batılıların din kitabı olan İncilin Matta bölümünde; İnsan yalnız ekmekle yaşamaz, gerçekten insan olarak yaşayabilmesi, yaradılışının hedefini görebilmesi için Allah kelamına muhtaçtır yazmaktadır, buna rağmen Hiristiyanlıkta Papazların ve Rahibelerin yaratılıştan evlenme hakları olduğu halde, bu hakları güya dini daha iyi yaşama adına ellerinden alınmış ve fıtraten zulme uğratılmıştır. İnsan, insan olarak yaratılması dolayısıyla doğuştan bir takım haklara sahiptir ve bu hakları hiç bir güç, hiç bir gerekçeyle ortadan kaldıramaz, işte bu haklar doğuştan sahip olunan haklardır. Birde sonradan kazanılan haklar vardırki bunlarda, bizim beşeri arzu ve taleblerimizi ihtiva eden sözleşmeye dayalı anlaşmalardır.

Günümüzde insan haklarından bahs etmeyen kimse ya da grub yoktur ama bunların çoğu sadece söylemde kalıyor, söylem olarak evrenselleşen insan hakları malesef pratikte evrenselleşmiyor, Almanyada çocukların çalışmasını insan hakları adına yasaklayanlar üçüncü dünya dedikleri ülkelerde çocukları çalıştırarak üretim yaptırıyorlar hemde çok az bir para karşılığında. Dünyanın bir çok ülkesinde Nükleer santraller var onlara hiç ses çıkarmıyorlar ama İranda olmasına karşı çıkıyorlar, yani dedikleri ve verdikleri haklar evrensel söylemli ama evrensel pratikli degildir, bu yüzden batının belirlediği haklar çok çelişkili ve eksiktirki durmadan eleştiriliyor.

Batı, insan hakları adına insanları öldürmekten çekinmeyen insanlar topluluğudur, bunu biz Iraktada başka yerlerdede defalarca gördük. Batı silah üretir ama ürettiği silahlarla hiç darbe yapmaz kendi halkına, yada kendi dininden, kendi milletinden olanlara hiç çevirmez ürettiği silahları, ancak halklarını ezmek için kurdukları kukla yöneticilere gönderirler fahiş para karşılığında bu silahları, insanlar üzerinde denerler bu silahların gücünü, İsrailin filistinli masumlara kullandığı misket bombaları bunlardan sadece bir örnektir.

Batı insan haklarını ancak İslamiyetten 11 asır sonra hatırlamıştır, bu hatırlama ve mücadele Kilise Kral ikilisinin insanlara yaptıkları zulumler neticesinde çıkmıştır. Bu gün batı insan hakları konusunda dünyada belirleyicidir, Allahın verdiği hakları bildiğini söyleyen İslam dünyası bu belirleyiciliği üstlenmesi gerekirdi ama ne yazıkki bu günkü konumuz olan batıdanda kötüdür İslam alemindeki İnsan hakları. Batı koymuş olduğu hakları adaletsizde olsa en azından kendi insanları için kullanırken, Allah size insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder (3/58) ayetini bilen İslam alemi halkını ezmekte, haksızlıkta sınır tanımaz hale gelmiştir malesef.

İkinci cihan savaşından sonra Cemiyeti Akvam yerine kurulan Birleşmiş Milletler teşkilatı İnsan Hakları Evrensel beyannamesini 10 Aralık 1948 de kabul etmiştir. Bu beyanname 30 maddeden oluşmaktadır ancak son zamanlarda gördüğümüz gibi ancak kendilerini korumak için vardırlar ve dedikleri gibi adaletlice bir yaptırım gücüne sahip değildir dolayısıyla sanal bir sözleşme hüviyeti arz etmektedir bunun en bariz işareti bu gün Dünyada 35 e yakın ülkede iç savaş vardır ve BM buna hiç müdahale etmez, bu iç savaşta biribirilerini öldürsünler diye her iki tarafada durmadan silah satan ülkelere sesiz kalır hatta gizli destek verir.

Batıda insan hakları vaazcıları acaba ne hakla Irak'a, Libya'ya, Vietnam'a, Beyrut'a yada başka ülkelere giriyorlar? Dünyayı ya korkunç silahlarla ya da İMF gibi sinsice kurulmuş ekonomik baskılarla dize getirip, güya insan hakları adına yaptıkları katliamların ayıbının örtülmesi için demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, liberal ekonomi gibi kavramları çifte standartlı bir şekilde söyleyip duruyorlar. Doğu ülkelerindeki Petrolu bile o ülkelerin kendilerinin çıkarmasına müsade etmeyen illada kendilerininde bir payının olduğunu iddaa edercesine baskı yapan bir insan hakları!...

400 kişiden oluşan dolar milyarderinin serveti, 1.2 milyar çinlinin bir yıllık gelirine eşit olan batı, ne hakla adaletten ve insan haklarından bahs edebilir? Dünyada en çok çevre tahribatınıda batı yapıyor'' diye sunusunu sürüdürdü.

Murat Kurt, ''İnsan hakları konusu elbette ki Müslümanlarında en önemli konularından biridir ama ne yazıkki Müslümanlar çok konuda sınıfta kaldıkları gibi bu konudada Allah'ın istediği gibi bir kulluk, bir sorumluluk, bir ıslah görevi, bir örneklilik sergileyememişlerdir. Bu nedendirki aralarındaki bir problemi Allah'ın gönderdiği kitaba göre halletmeleri gereken müslümanlar, maalesef AİHM sine başvuruyorlar, müslümanlar aklını başına almalı ve en kısa zamanda Yaratanın razı olacağı şekilde Müslümanca İnsan Hakları Mahkemelerini kurmalı ve tüm dünyada etkili ve belirleyici olmak suretiyle Allah'ın razı olacağı adaleti dağıtmalıdır, bu konuda her müslüman üzerine düşeni yapmalıki ahirette Allaha karşı sorgusu kolay olsun'' diyerek sunusunu tamamladı ve soru katkı bölümüne geçildi.

Bir dinleyici sorusunda'' günümüz islam ülkelerindeki insan hakları ihlallerini neye bağlıyorsunuz?'' dedi.

Kurt bu soruya "günümüz İslam ülkelerinin Allah'ın gönderdiği Kuran daki din'den ne kadar yoksun olduklarını, din diye bazı inançları, bazı adetleri kabul ettiklerini vurguladı ve insan hakları ihlalleride bu yüzdendir, ihlal edilen hak sadece insan hakkı değil kadın hakları, komşu hakları, aile içi haklar ve kısaca hakların neredeyse hepsidir ve bunun sebebi Allahlı bir yaşamı terk etmektir, öte yandan islam ülkelerinin yöneticileride batının istediği kuklalardır ''dedi.

Kurt sunusunu "Rabbimiz bize Kendinin koyduğu şekilde haklar olan bir dünyada yaşamayı nasip etsin ve bu uğurda hepimize çalışmayı gayret etmeyi nasip etsin" diyerek bitirdi.

Yönetici Hasan Korkmaz'da, gelecek haftaki sunuda buluşmak üzere derken, bu güzel sunumundan dolayı Murat Kurt'a teşekkür etti.

Lokman ihtiyar / Almanya

HABERE YORUM KAT

2 Yorum