1. YAZARLAR

  2. Emir Taheri

  3. İran'ın büyük tartışması
Emir Taheri

Emir Taheri

Yazarın Tüm Yazıları >

İran'ın büyük tartışması

A+A-

Ramazan ayı boyunca 'yüce rehber' Ali Hamaney'e bağlı Tahran medyası eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'ye karşı bir karalama kampanyası başlattı.

Geçmişte de Hatemi'yi Humeyni rejimini düşürmeye çalışan mason ve Siyonist komplocularla ittifak yapmakla suçlamıştı ancak işler şu üç sebepten ötürü bu kez farklı.

Birinci sebep suçlamaların siyasi anlaşmazlıklarla ilişkili olmaması ve Hatemi'nin şahsına yoğunlaşması. Hatemi 'korkak' ve iktidarın bir parçasını kazanmak için her şeyi yapabilir sınırsız istekleri olan birisi olarak gösterildi. İkincisi neredeyse rejimin bütün rakipleri, bu kez Hatemi'ye İran kamuoyunun bütün renkleri tarafından kabul edilemez izlenimi verecek şekilde suçlamalarda bulundular. Üçüncüsü ise Tahran medyasının iddialarının aksine Hatemi bu kez önemli bir analiz sunuyor ve şu iki konuyu gündeme getiriyor: İlki rejimin yürürlükteki anayasanın uygulanması suretiyle ıslah edilebileceği. İkinci konu ise İran'ı krize sokan sebep Ahmedinejad'ın yönetim zayıflığı. Bu yoruma binaen Hatemi sistem içindeki 'reformcu' unsurlardan gelecek hazirandaki cumhurbaşkanlığı seçimleri etrafında birleşmelerini istiyor.

Yasal yaş sınırını aşması sebebiyle aday olamayan eski Cumhurbaşkanı Rafsancani, Hatemi'nin analizine katılıyor. Hatemi'nin görüşleri, yaşı cumhurbaşkanlığına aday olmasına imkan veren eski İçişleri Bakanı Abdullah Nuri nezdinden de olumlu yankı buldu. Bu üçlü imkanlarını birleştirir, sahip oldukları desteği seferber ederlerse etkili bir sistem yanlısı muhalefet oluşturabilirler.

Hameney'in medya tugayıyla zaman harcamaya gerek yok. Zira Stalin tarzı kişisel suçlamaları sebebiyle kendisini ciddi tartışma halkasından çıkarttı ancak muhalefet içinde olan ve Hatemi'ye karşı suçlama korosuna katılanların görüşleri de yorum yapmayı hak ediyor. Zira geçmiş cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarılı olamayan iki aday Mir Hüseyin Musevi ve Mehdi Kerubi gelecek seçimlere katılmayı reddediyorlar.

Burada elimizde birçok solcu parti, Musaddık hareketinden kalanlar, etnik azınlıkları temsil eden gruplar ve daha fazla özgürlüğün yolu olarak devrimi hayal eden orta sınıf da dahil mollaları iktidara getiren 1978-79 devrim olaylarına katılan gruplar karışımı bulunuyor. Geçen beş yıl zarfında yüzlerce eski Humeynici yetkili Avrupa ve ABD'ye kaçtı. Ancak bu rejimde mevkilere gelmiş isimler kazandıkları seçimlerin nezih ve sağlıklı olduğunu iddia edebilir mi? Kanımca Ahmedinejad'ı destekleyen tabanın önemli bir kesimi bu öfkeli devrimci hayal kırıklığına katılmak için hazırlanmaya başladı.

Rejimi düşürmeye çalışan asıl muhalefetin esaslı bloku, Hatemi'nin son tutumunu uygun olmaması itibarıyla reddetti. Bazıları Hatemi'ye karşı 'fırsatçı' veya 'ikiyüzlü' gibi şahsi suçlamaları tekrarladılar. Hatemi'nin ikiyüzlü olduğunu sanmıyorum. Fırsatçı olması konusu ise profesyonel bir siyasetçi açısından şaşırtıcı değildir. Hatemi'ye birçok temel soru yöneltiliyor. İlki bu adam Hamaney rejimi içinde dürüst bir seçim yapabilir mi? Hatemi'nin samimiyetinden şüphe etmiyorum ancak temennilerin esiri olmasından endişeliyim. Rejim kesinlikle dürüst seçimler yapmadı. Humeyni seçimleri rejim içindeki güç dengeleri ifade ettiği için önemliydi ancak bu önem son seçimlerden sonra dağıldı. Şu an Hamaney'in kimin kazanacağını belirlediğini biliyoruz.

Bir sonraki soru da şu: Sistem yanlısı muhalefet anlamlı bir şekilde çalışabilir mi? Bu sorunun iki yönü var. Hatemi ve bu sistem yanlısı muhalefet içindeki diğer isimler rejimin denetimindeki seçimlerin -kaybetseler dahi- sonuçlarını kabul etmeliler ancak bunu yapmazlar. Diğer yandan seçimleri kazananlar, kaybedenlere hiçbir alan vermezler. Bundan sonra diğer soru geliyor: Hatemi rejimin bazı isimlerini değiştirerek rejimi ıslah edebilir mi? İsimlerin değiştirilmesinin bazen göz boyama etkisi doğurabileceğini kabul etmekle birlikte cevabım 'hayır' olacaktır.

Dördüncü soru şu: İran rejim içinde değişime mi muhtaç yoksa rejim değişikliğine mi? Hatemi'nin yanıtı 'evet' olacaktır ancak ben 'hayır' diyorum. Doğal olarak rejim içinde değişim yapılabilseydi İran en hızlı şekilde ve en az maliyetle tarihi krizinden çıkardı. Yalnız bu mümkün değil. Boş 'velayeti fakih' kavramı dürüst seçimlerin içerdiği seçme özgürlüğünün karşıtıdır. Yani Humeyni rejimi eksik temeller üzerine kurulmuştur. Humeyni'nin oluşturduğu tarihi trajediden tek çıkış yolu rejimin değiştirilmesidir. Hamaney rejimin bir zamanlar sahip olduğu zayıf değişim imkanını zayi etti ve iktidarda kalmak için hazırladığı rejimin mahkumu oldu. Rejimin değiştirilmesi mi rejim içinde değişim mi? Bu büyük tartışma yapılmalı ve gelecek birkaç ay hangi zıt analizin gerçeğe daha yakın olduğunu gösterecek. Eş Şarkulevsat gazetesi 24 Ağustos 2012

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT