1. YAZARLAR

  2. Mustafa Özcan

  3. İran’ın bilinç tahrifatı
Mustafa Özcan

Mustafa Özcan

Yazarın Tüm Yazıları >

İran’ın bilinç tahrifatı

A+A-

Bağlantısızlar Hareketi zirvesi sırasında Tahran birkaç skandala sahne oldu. Bu skandallardan birisi Filistin adına hem Mahmut Abbas hem de İsmail Haniye’nin zirveye davet edilmesiydi. İran bu yönüyle hem yeşile hem de kırmızıya geç diyen trafik polisi rolüne soyunmuştur. Bir yönüyle merhum Erhan Göksel’in pozisyonunu da andırıyor. 28 Şubat sürecinde Refah Partisi’ne göndereceği bilgi notunu veya raporunu yanlışlıkla veya aceleyle askere, askere göndereceği raporu da Refah Partisi’ne postalıyordu. Sonrasında da Nejad, Filistinli karşıt gruplar arasında arabuluculuk yapabileceklerini açıkladı!

Ayrıştır, yapıştır, barıştır siyaseti galiba!

Dünya da başka bu işi yapabilecek adam mı kalmadı? Asıl skandal Mürsi’nin sözlerinin çevrilmesinde ve çarpıtılmasında yaşandı. İran resmi televizyonunun Birinci Kanalı Mürsi’nin bütün sözlerini baştan sona çarpıttı ve tahrif etti. Sanki Mürsi’nin sözleri değil de miri malı! Mürsi, Suriye’den bahsedince mütercim hiç zorlanmadan ve dahi sıkılmadan onu Bahreyn diye çevirmeyi yeğlemişti. Mürsi, Tahran’daki kürsüden şöyle seslenmişti: “Filistin ve Suriye halkı hürriyet, keramet ve adalet adına mücadele ediyor…” İranlılar ise Mürsi’nin sözlerini kendi kanallarından şöyle dinleyeceklerdi: “Filistin ve Bahreyn halkı özgürlük için mücadele ediyor…” Çeviri dediğin böyle olur! Mürsi Arap Baharı ülkelerini sayarken Suriye’nin adını telaffuz etmiş ama yine mütercim bildiğini okumuş ve Suriye yerine Bahreyn demişti. Bayreyn’i de sayan mütercim Arap Baharı için İran resmi kavramını kullanarak ‘İslami uyanış’ ifadesini de eklemiştir.

*

Resmi tahrifat bununla da sınırlı kalsa baş tacı edilir. Mürsi, Rusya ve Çin’in BM’de Suriye hakkında veto yetkisini kullanmasına temas etmiş ve bu mükerrer vetoların Suriye meselesinin çözümü noktasında Güvenlik Konseyini çalışmaz hale getirdiğini ve kilitlediğini ifade etmiştir. Sen misin öyle konuşan tabii ki mütercim acemi konuşmacıyı düzeltir! Mütercim nasıl çevirse beğenirsiniz. Mütercimin keyfi bu kesiti şöyle çevirmeyi yeğlemiş: “Veto, Güvenlik Konseyi’nin elini kolunu bağlamış ve halk hareketi krizlerinin çözümünü engellemiştir…”

‘Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı’ misali! ‘ Baskı ve zulme karşı Suriye halkıyla dayanışma içindeyiz’ sözlerini ise mütercim yine bildiği gibi ve İran resmi diline uyarlayarak tercüme etmiş: “Bu ülkeye yönelik komplo karşısında biz Suriye halkıyla birlikteyiz…” Mürsi’nin “Suriye muhalefetinin birliği çok önemlidir ve zaruridir’ ifadesi ve temennisi de çarpıtılarak şu hale getirilmiş: “Geniş halk tabanına dayalı Suriye rejiminin bekasını umut ediyoruz…” Şimdi dünyada eşi benzeri az görülür bu skandalın teviline bakalım. Aslında bu tarz kara propagandalara geçmişte Stalin, Lenin ve Hitler tarzı totaliter rejimler başvurmuştur. Stalin eski fotoğraflarda birlikte yer aldığı lakin devrim sürecinde ters düştüğü eski arkadaşlarının karaltılarını bile fotomontaj yoluyla fotoğraf karelerinden silmiştir. Komunistlerin Allah rızası veya kul hakkı gözetecek halleri yok ve bu tarz kavramlarının olmadığını biliyoruz ve bunun için çamur at izi kalsın tarzları meşhurdur.

*

İranlı ‘ilim adamlarından’ Prof. Hasan Haşimyan bu tahrifatın kasıtlı olmadığını ileri sürüyor. Özrü kabahatinden büyük denildiği gibi bu zırvayı şöyle tevil ediyor: “Ağzı ve dili kaymış, anlık çeviri sırasında resmi söylemle ilgili ezberini bozamamış ve resmi söylemden sapamamış ve Mürsi’nin söylemini resmi söyleme uyduruvermiş. Dilini resmi söylemden kopararak Mürsi’nin sözlerine adapte edememiş!”

Haşimyan’ın zırvalı teviline mukabil Prof. Muhammed Şoman bu olayda da görüldüğü gibi, kolektif çılgınlık halinin yaşandığını ve çevirinin dil sürçmesinden kaynaklanmadığını veya kasıtsız bir çeviriden ziyade tam bir siyasi skandal halini yansıttığını ifade etmiştir. Bunun bilinç ve idrak tahrifatı ve infazı için sistemli bir davranış bozukluğunu ortaya çıkardığını söylemiştir. Gerçekten de meselenin bir çeviri hatasıyla sınırlı olması halinde, meselenin soruşturulması ve en azından kanalın özür dilemesi kaçınılmazdı. Bunlar yapılmamıştır.. Ali Şeriati, Safeviler döneminde resmi söyleme uydurmak için mütercimlerin Nehcu’l Belaga’nın çevirisini bile tahrif ettiklerini yazmaktadır. Hazreti Ali’nin sözlerini kıyanlar, tahrif edenler Mürsi’nin sözlerine mi acıyacaklar!

İran skandalı kurcalamasa bile Bahreyn yönetimi meselenin peşine düşmüş ve İran’a protesto notası vermiş ve tahrifattan dolayı İran’dan özür dilemesini talep etmiştir. İran daima oyunun kurallarını zorlamakta ve esasen kural tanımamaktadır. Mürsi skandalı bir kez daha bunu göstermiştir.

İran ne yapsa haklıdır zira bütün yerleşik kuralların üzerindedir!

YENİ AKİT 

YAZIYA YORUM KAT