İran hiç mi hata yapmaz?

19.06.2011 17:42

Serdar Demirel

Bizim coğrafyamızı yakan ateş pek sönmez, bir yerde sönse de başka bir yere sıçramıştır demektir. Uzağa gitmeye gerek yok, sadece son 20 yıla bile baksanız, bunu hemen görebilirsiniz. Açe, Afganistan, Bahreyn, Bosna, Çeçenistan, Irak, Libya, Keşmir, Patani, Pakistan, Yemen...

Ve tabiî Suriye...

Nusayrî azınlık iktidarı, yönetimini korumak adına başından beri azınlık psikolojisiyle hiçbir ahlâk ilkesi ve hukuk öğretisi tanımadan Suriye halkına her türlü zulmü reva gördü. Son aylarda ise pervasızca yeni katliamlar irtikâb edip durmakta.

Buna şâhitlik eden bizler de öfkeleniyor, bir şeyler yapamamanın ızdırabıyla kıvranıyoruz. Bir şeyler yapmak umuduyla kamuoyu oluşturmaya çalışıyor, Baas rejimine daha fazla baskı yapması için hükümete çağrılar yapıyoruz.

Tam da burada sesimize ses vermesi gereken “antiemparyalist, mazlum halkların yanında yer aldığını söyleyen İslâmcı bir kesim”, Suriye’deki halk ayaklanmasını karalayan, zâlimi mazur gösteren, hükümetin yapmaya çalıştıklarını Batı’nın bölgedeki jandarmalığı gibi gösteren türden argümanlarla toplumun önüne çıkıyor, kafaları karıştırıyor. Hem de “Mazlum Müslüman halkların yanında olma” iddialarıyla çelişkiye düşme pahasına.

Bu kesim İran’ın resmî duruşuna göre söylemlerine ayar verdiğinden olsa gerek vesayet rejimine karşı sokaklara inen Suriye halkını suçlu gösteriyor. Neymiş efendim, emperyalizmin oyununa geliyorlarmış...

Maalesef bu çelişki yeni değil. Meselâ Ruslara karşı verilen Afgan cihadı yıllarında da tanık olmuştuk buna.

Afganistan cihadı yıllarında İran’ın maslahatlarına ters düşen Sünni yapıları mahkûm etmişlerdi. Hizbi İslâmî lideri Hikmetyar hedef tahtasına oturtulmuştu o yıllarda. İran’ın maslahatlarını öncelemeyen İslâmî mukavemet hareketlerini hep mahkûm ettikleri gibi.

Yine bu kesim 20. yüzyılın en barbar katliamlarından biri olan Hama olaylarında Sünni kesimi suçlu ilan etmişti. Irak’ta kan gövdeyi götürürken Irak’taki Şiî cemaatlerin sözcülüğünü de bunlar yapmıştı.

Bugünlerde Suriye meselesinde bir daha görüyoruz bunları. Mazlum halkların yanındayız diyenlerin, İran mazlum halkların yanında olmayınca nasıl çark ettiklerine tanık oluyoruz. İran hiç mi hata yapmaz be kardeşim! Bir kez olsun İran’ın bir hatasına yüksek sesle karşı çıkın yahu!

İran ve Esad rejimi kaynaklı haberler, Suriye’deki mukavemet güçlerine Türkiye’nin silah verdiğini, Türkiye’nin Batı’yla işbirliği yaptığını ve dolayısıyla Erdoğan hükümetinin ihanet içinde olduğunu söylüyor.. İran ve Baas rejimi kaynaklı haberlerin propagandasını yapmak bunlara mı düştü?

Biz, Şii Sünni çatışmasına hep karşı çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz. Ama bu duyarlılığımızdan yola çıkarak “konuşma” denmesini de kabul etmemiz mümkün değildir. Doğru ve yanlışlar arasında seçici davranmadan, körü körüne İran’ın her söyleminin yanında yer almak aslında böylesi meş’um bir çatışmayı besler.

Baştan söyleyeyim; kimilerinin iddia ettiği gibi, İran’ın Baas rejiminin yanında durmasını Şiîlikle ilişkilendirmiyorum ben. Nusayrî Şiîliğini, İran Şiîliğinin de kabul etmeyeceğini biliyorum. İran’ın Baas desteğinin sebebi, İran’ın milli çıkarlarının Şiîlikten de önce gelmesiyle alakalıdır. İran’ın bin yıllık devlet geleneğiyle şekillenen bu pragmatist duruşunu anlarım ama ilkesel hareket ettiğini söyleyen “siyaseten Şiîleşmiş” kesimlerin çelişkilerini görmemelerine de yanarım.

Türkiye hata yaptığında rahatlıkla Türkiye hata yaptı, Suudi Arabistan hata yaptığında en sert uslûpla hata yaptı ve hatta ihanet etti diyebiliyoruz biz.

Peki aynı duruşu “siyaseten Şiîleşmiş kesimler”de neden göremiyoruz? İran masum mu kabul ediliyor da hiçbir hatası görülmüyor. En azından Suriye meselesinde İran hatalı deseler, bu Hakk’ın daha hoşuna gitmez mi?

Elbette Sünni kesimler de Suriye kaosunda hatalar yapabilir. Ama Sünni kesimin bazı hataları abartılmak sûretiyle Baas rejimi katliamlarına karşı gösterilecek tepkileri mahkûm etmek ise, asla mazur görülemez.

YENİ AKİT

  • Yorumlar 4
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim