1. YAZARLAR

  2. Hayrullah Hayrullah

  3. Irak işgali, baştan beri ülkeyi bölmeyi amaçlıyordu
Hayrullah Hayrullah

Hayrullah Hayrullah

Yazarın Tüm Yazıları >

Irak işgali, baştan beri ülkeyi bölmeyi amaçlıyordu

A+A-

Irak'taki şiddete bakıp ABD'nin başarısız olduğunu düşünenler yanılıyor. Irak ordusunu terhis eden ve görünürde büyük 'cehalet'le hareket eden Amerikan işgalinin asıl amacı, ülkeyi etnik, mezhepsel ve dinsel açıdan bölmekti

Beş yıl önce yine böyle bir günde Amerikan ordusu, Saddam Hüseyin'in Irak'a musallat olan ve ülkenin sosyal dokusunu yok eden Baas rejimini devirmek üzere Bağdat yolundaydı. Saddam sosyal dokuyu iki askeri maceraya girmesi sonrası yakmıştı. İlki İran'a karşı 1980-1988 arasındaki maceraydı. Diğeriyse 1990'da Kuveyt gibi barışçıl bir Arap ülkesinin işgali. Irak rejimi, bir ili olmasını istediği Kuveyt'e girdiği gün düştü. Bu çılgınca maceranın doğuracağı sonuçları idrak edemedi.

Irak rejiminin düşüşü çamurdan bir sarayın yıkılmasına benziyordu. Bağdat kendisini savunacak kimseyi bulamadı. Saddam'ın tek yaptığı, ABD kendisini yakalayana, rezil rüsva edene, yargılayana ve idamını Başbakan Maliki liderliğindeki mezhepçi Dava Partisine bırakana kadar kaçmaktı. İdam cezası, eski Irak diktatörüne itibarını iade edercesine ve Irak'ın yeni yöneticilerinin iç yüzünü, yani devlet inşası değil intikam için geldikleri gerçeğini ortaya koyarcasına infaz edildi. Arap Birliği'nin kuruluşunda rol oynayan devlet olarak bildiğimiz Irak'ı yok etme planını uygulamak için geldiler...

Şu günlerde trajikomik olan nokta şu: Bazı Araplar, bölgeye model olacak demokratik bir rejim kurma amacıyla 'toplu mezar rejimi' Baas'ı düşürmeyi hedeflediği için, Amerikan planının başarısız olduğundan dem vuruyor. Amerikan başarısızlığını ve Irak'ın karmaşaya gireceğini tahmin ettikleri için övünenler, Irak, Saddam rejimi ve mevcut Amerikan yönetimi hakkında hiçbir şey bilmeyenlerdir.

Irak'taki Amerikan savaşını ele alırken 11 Eylül 2001 sonrası döneme gitmek gerek. 11 Eylül'den sonra önde gelen Amerikalı yetkililerin yaptığı ilk toplantıda, savunma bakan yardımcısı Wolfowitz, Bin Ladin'e yanıtın Irak'ta verilmesi gerektiğini söyledi. Irak-Kaide bağını garipseyen dışişleri bakanı Powell buna karşı çıktı. (Eski Irak başbakan yardımcısı) Çelebi'nin dostu olan Wolfowitz o günlerde sessiz kalmakla yetindi. Herkesin sorunun Kaide'ye sığınak sağlayan Taliban'ın bulunduğu Afganistan'da olduğunu bildiği bir zamanda, neden Irak'a yoğunlaştığı sorulduğu zaman savunma bakan yardımcısının yanıtı kendisinin bu kez 'tohumları ekmekle' yetindiği biçiminde olmuştu.

Aslında istenen, bölgesel sistemin dayanaklarından biri olması nedeniyle eski Irak'tan kurtulmaktı. Bu yüzden savaşa hazırlık süreci boyunca ve işgali takip eden dönemde ABD İran'la dayanışma içindeydi. İran, tek galibin kendisi olacağını bilerek, ABD'yi savaşa teşvik etti. Nasıl oldu da Amerikalıların işgal sonrası aldığı ilk karar, Irak'ı mezhep temelinde bölme ilkesini derinleştirecek geçici bir yönetim konseyi oluşturmaktı? Bu konseyi tanıyan tek bölgesel güç İran'dı.

Demokratik Irak'a dair Amerikan sözleri ayrı, savaşın Wolfowitz veya Irak'ın sivil valisi Paul Bremer gibi şahıslar dışında kimsenin bilemediği diğer hedefinden konuşmak ayrı. Bremer Irak ordusunu feshetme kararı almıştı. Soru, Bremer'in Bush'a emrivaki yaparak tek başına aldığı bu kararla ilgili. Bu durumu teyit etmek isteyenler, New York Times'ın birkaç gün önce yayımladığı raporu okuyabilir. Buna göre, Bremer Irak ordusunu dağıtma kararını askeri yetkililerin, dışişleri bakanının veya Bush'un o dönemki ulusal güvenlik danışmanı Rice'ın onayı olmaksızın aldı. Kimsenin adını duymadığı biri böyle önemli bir kararı nasıl alabilir? Orijinal planda, üç veya beş birliğin korunması öngörülüyordu. Kim demiş Amerikan işgalinin hedefi gerçekleşmedi diye? İstenen, ülkeyi etnik, mezhepsel ve dinsel temellerde bölmekti. Bunda kesinlikle başarılı olundu. (Lübnan gazetesi Müstakbel, 24 Mart 2008)

Radikal gazetesi

YAZIYA YORUM KAT