1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. İnsanlığın Somali İle İmtihanı
İnsanlığın Somali İle İmtihanı

İnsanlığın Somali İle İmtihanı

"Ramazan ayında mükemmel iftar sofraları için değil hayırlı ameller ve infak için hazırlık yapalım. Somali’de açlıktan kaynaklanan kitlesel ölümler başlamadan elimizden ne geliyorsa yapalım." Arkadaşımız Murat Ayar, Somali'deki insanlık dramını yazdı...

A+A-

MURAT AYAR / HAKSÖZ-HABER

“İhtiyaç duyduğumuz yardımlar gelmediği için perişan durumdayız. Birleşmiş Milletler ve Müslüman ülkeler nerede? Lütfen bize yardım edin. Açlıktan ölüyoruz.” (Dadaad Mülteci Kampından bir kadın)

 “Yemek bulamadığınız için çocuğunuzun gözlerinizin önünde ölüp gittiğini izlemekten daha korkunç bir şey yok. Artık umudumu kaybediyorum. Bu belki de bizim kaderimiz. Belki de bir mucize olacak ve bu kâbustan kurtulacağız.” (Somalili Halime Ömer)

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir!”  (Hz. Muhammed)

Afrika boynuzu olarak adlandırılan Doğu Afrika’da insanlık dramı yaşanıyor. Yıllardır emperyal projeler kapsamında yaşadığı işgaller ve iç savaşlarla anılan bölge şimdi de son 60 yılın en şiddetli kuraklığını ve buna bağlı olarak salgına dönüşen açlık belası ile mücadele ediyor. Yaşanan şiddetli iç savaşa rağmen yurtlarında tutunmaya çalışan milyonlarca insan şimdi açlıktan kaçmak için yerlerini yurtlarını terk ediyor. Yaşanan felaket karşısında BM özellikle Somali’de açlık salgını ilan etmiş durumda.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Komisyonu Dairesi (OCHA) Afrika’nın en fakir ülkesi olan Somali’de ülkenin özellikle iki bölgesinde açlığın ve kuraklığın öldürücü boyuta ulaştığını ve açlıktan ölümlerin başladığını duyurdu. Uluslararası yardım kuruluşları açlık ve susuzluktan etkilenen bölgelerde 500 bin çocuğun hayati tehlike riski altında olduğunu açıklarken Kenya ve Etiyopya’nın Somali sınır bölgelerinde ve Somali’de 11 milyon insanın acilen gıda, su, barınak ve tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğu belirtti. On binlerce insan 50 dereceyi aşkın sıcaklık altında Afrika şartlarında haftalarca yürüyerek mülteci kamplarına ulaşmaya çalışmaktadır. (Kimi yerlerde bu mesafe 400 kilometreye kadar varmaktadır. Mesafenin uzunluğunu anlamak için İstanbul Ankara arasındaki mesafenin 450 km olduğunu hatırlatalım. Yetersiz beslenmeden kaynaklanan hastalıkları bünyesinde taşıyan kadın ve çocukların da olduğu kafilelerin bu yürüyüşünün zorluğu ortadadır.) İç savaşta ya da açlık salgınında ebeveynlerini yitiren pek çok çocuk korku içinde tek başına bu yolculuğu bitirmeye çalışmakta. Yollarda yaşanan ölümler sıradanlaşmış; çaresiz kadınlar, erkekler ve çocuklar bir mucize bekler hale gelmiştir. Yolculuk sırasında annelerin tüm çocuklarını kaybetmemek için zayıf çocuklarını terk edip görece biraz daha güçlü çocuklarını korumaya aldıkları iddia ediliyor. Dünya Gıda Programı çocukların 4. seviye açlık ile mücadele ettiğini, bu çocukların ancak %40’ını kurtarma şansları olduğunu açıkladı.

Mültecilerin bin bir umutla ulaşmaya çalıştığı söz konusu kamplar ise bir kurtuluş kampı olma durumundan da çok uzaktalar. Örneğin bu kamplardan Dadaad mülteci kampının kapasitesi sadece 90 bin. Buna karşın şu an kampa 480 bin kişi yerleştirilmiş. Kampa her hafta yaklaşık 10 bin kişi geldiği göz önüne alınırsa kamplardaki sıkıntı da rahatlıkla anlaşılabilir. Buna rağmen insanlar gözlerinin önünde çocuklarının eriyip hayatlarını yitirmelerine dayanamadıkları için bu zorlu yolculuğa çıkıyorlar. Kamplara varıldığında ise yollarda yaşanan sıkıntı ve yetersiz beslenme dolayısıyla iyice zayıf düşmüş bedenler birçok hastalığa teslim olmuş oluyor. Bedenler öylesine zayıf düşüyor ki birçok kişiye ilaç tedavisi bile gereksiz görülüyor. Donanımlı hastaneler olmadığından zaten kısıtlı olan ilaçlar iyice zayıf düşmüş bedenlere bir fayda sağlamıyor.

Somali’de yaşanan iç savaş, açlık ve kuraklık dolayısıyla yaşanan insanlık felaketinin boyutlarını daha da büyütüyor. Kuraklık ve açlığın en yoğun yaşandığı ülkenin güneyini elinde tutan eş-Şebab hareketinin uzun bir aradan sonra yardım kuruluşlarının kendi kontrolündeki bölgelerde çalışmasına izin vermesi Somali halkı için oldukça önemli bir adım. 10 milyon nüfuslu ülkede halkın en az üçte biri açlık krizi ile karşı karşıya. Şimdiye kadar yaklaşık 700 bin kişinin komşu Kenya ve Etiyopya’da kurulan mülteci kamplarına akın ettiği belirtiliyor.

Somali’de milyonlarca insan açlık dolayısıyla ölümü beklerken BM Genel Sekreteri Ban ki Moon acilen 1,6 milyar dolar mali kaynağa ihtiyaç duyduklarını açıkladı. Moon’un bu çağrısına şu anda yeterli bir cevap verilmiş değil. Bu arada Somali’de yaşanan bu felaket emperyalist ülkelerin ikiyüzlülüğünü bir kez daha ortaya çıkardı. Söz konusu petrol bölgeleri olduğunda insani krizlere müdahale adı altında emperyalist saldırılar için oldukça cömert davranan emperyalist ülkeler sıra sömürüye değecek kaynakları kalmayan ülkelere geldiğinde korkunç derecede cimrileşebiliyorlar. (Ki, bu devletler zenginliklerinin önemli bir kısmını sömürdükleri Afrika’ya borçlular.) 500 bin çocuk açlıktan ölecekmiş? Kimin umurunda…

BM Somali’de büyük bir salgın olduğunu, bu salgın ile mücadele etmek için çok büyük bir organizasyon kurulması gerektiğini açıkladı. İlk olarak hedeflenen havada açılacak bir koridorla insani yardımın hızlıca ulaştırılması. Diğer taraftan İHH Kenya, Somali ve Etiyopya’da kamplarda yardım faaliyetlerine başladı. İHH ekiplerinin bölgeden aktardıkları bilgiler de yaşananları çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. İHH Acil Yardım Koordinatörü Recep Güzel, yaşadıkları ve gördüklerinin yaşanabilecek daha büyük felaketlerin öncü hareketleri olduğunu anlattı. Dünyanın pek çok yerinde acil yardım çalışmalarına katıldığını ifade eden Güzel, bugüne kadar hiç böyle bir trajedi ile karşılaşmadığını belirtti. Güzel, yardım için bulundukları kampta birkaç saat içinde 7-8 çocuğun hayatını kaybettiğini, her aileden en az bir kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti.

Somali açlık sınavı ile imtihan oluyor; insanlık ise Somali ile. Milyonlarca insan mucize bekler gibi çocuklarını ölümden kurtaracak bir dost eli, bir yardımcı bekliyor. Açlık ve susuzluk küçücük bedenleri adeta kemiriyor. Gözlerdeki ışık gibi umutlar da zamana karşı yarışıyor. Bu sıcak yaz aylarında buz gibi suyu yudumlarken Afrikalı kardeşlerimizin açlık ve susuzlukla mücadele ettiğini unutmayalım. Elbette ki biz emperyalist devletlere ikiyüzlülüklerini haykıracağız. “Neden yardım etmiyorsunuz?” diye soracağız. Ama önce bizler kendi sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. Ramazan ayında mükemmel iftar sofraları için değil hayırlı ameller ve infak için hazırlık yapalım. Somali’de açlıktan kaynaklanan kitlesel ölümler başlamadan elimizden ne geliyorsa yapalım; en azından başarılı olamasak bile yitirdiğimiz kardeşlerimiz için yas tutma hakkımız olsun. Somali’de yaşanan felakete tüm insanlık olarak dur diyemezsek kaybeden, bitmiş-tükenmiş bedenleri ile toprağa düşen çocuklar değil biz olacağız, insanlık olacak.

 

HABERE YORUM KAT