“İnsancıl Hukuk” Mavi Marmara Ve Wikileaks...

02.12.2010 01:15

Sibel Eraslan

Wikileaks’ın “saklı bilgi” olarak sökün ettirdiği şey; gözümüzün önündeki gerçeklerdense dedikoduya olan merakımızı ortaya koyuyor. Sanal olan, gerçek olanın önüne geçiyor. Hakikat nedir, Wikileaks için bunun önemi yok. Wikileaks, postmodernizmin hakikat yıkıcılığına dair en kapsamlı örnek. Devasa çöplük adası, hakikatliliği imha ediyor. Tüm dünyayı sanal körlüğe kilitleyen panoptik bir algı kuşatması. Dönen dolaplar, diplomasiye hiç de yakışmayan küfürlü yazışmalar, kirli çamaşırlar, iftiralar, itiraflarla oluşturulmuş iştah kabartıcı “top-secret haber şovu”nun karşısındayız...

Peki uluorta yapılanlara ne diyor insanlığın vicdanı acaba? Wikileaks’ın henüz gerçekliği onaylanmamış bilgi püskürtümü bu kadar dikkat çekerken, doğruluğu hiçbir şüphe götürmeyen, apaçık gözümüzün önünde gerçekleşmiş ve gerçekleşmekte olanlara niçin bu kadar duyarsızız?

Gazze’de 27 Aralık 2008-19 Ocak 2009 arasında yaşanan “Dökme Kurşun Operasyonu” hakkında hazırlanmış Goldstone Raporu’nu okurken, vicdanım bir kere daha kanadı. Zaten abluka altında inletilen Gazze halkı, Dökme Kurşun ile birlikte İsrail’in açık saldırılarına hedef olmuştu. 1444 sivil öldürülerek, “insancıl hukuk” dediğimiz savaş hukuku kuralları çiğnenmiş, Gazze’nin tek değirmeni imha edilmiş, su kuyuları patlatılmış, okul, hastane gibi temel ihtiyaç mahalleri yerle bir edilmiş, tavuk çiftlikleri, tarım sulama ve kanalizasyon sistemleri infilak ettirilmişti... Komisyonca, siviller üzerinde fosfor ve çivi bombası kullanıldığı tesbit edilmiştir.

Birleşmiş Milletler’in Gazze’de yaşanan katliamı rapor etmesi için görevlendirdiği yargıçlar, fevkalade bir hukuk dersi verdiler aslında. 16 Ekim 2009’da, İsrail’in tüm engellemelerine (BM yargıçlarına giriş izni vermemişti İsrail), lobi çalışmalarına, tehdit ve yıpratımlarına rağmen (özellikle Yahudi kökenli Yargıç Goldstone ve sivil tanıklar aleyhine); BM, raporu resmen kabul etti. İsrail’in uluslararası kamuoyunda yalnızlaşma serüveni Goldstone Raporu ile kurumsallaştı.  

Kabul edilen önergeye göre, Gazze’de yaşanan “insancıl hukuk”a dair kayıplar hakkında hem Filistinli tarafın hem de İsrail tarafının 6 ay içinde soruşturma başlatması, aksi halde soruşturmanın uluslararası mahkeme tarafından yürütüleceği kararı da vardı... İHH’dan Av.Gülden Sönmez’e sordum, Gazze’de yaşanan katliam ve çiğnenen insancıl hukuk bağlamında herhangi bir soruşturma açılmamış...

Bundan haberiniz var mı?

Şimdi siz bırakın Kaddafi’nin sarışın hemşirelerini, Putin’in Alfa erkeği mi yoksa Omega erkeği mi olduğu dedikodularını... Wikileaks’ın panoptik körlük yaratan o çöplüğünden çıkın ve kripto sansasyonlarına değil gerçeklere bakın...

Goldstone raporundan sonra Gazze katliamına katılmış ve karar vermiş tüm sorumlular, “evrensellik ilkesi” gereğince İsrail dışında da adli takibata uğrayabiliyor. Sözgelimi dönemin katliam sorumlusu politikacılarından Livni, İngiltere’de aleyhine çıkartılan yakalama ve tutuklama kararı yüzünden İngiltere gezisini iptal etmişti. Goldstone kararından sonra ülkemize giriş çıkış yapmış, operasyon sorumlusu İsrail yöneticileri var mı? Varsa haklarında böylesi bir işlem niçin yapılmıyor? Bu gibi durumlarda Adalet Bakanlığı’nın izni gerekiyor. Yoksa “burası İngiltere değil” mi diyeceğiz?

Goldstone benzeri soruşturma raporu; Mavi Marmara’da yaşadığımız katliamla ilgili olarak da hazırlandı. İHH, İngilizce metni tercüme edip yayıma soktu. 9 yardım gönüllüsü sivil vatandaşımızın, uluslararası sularda öldürülmesiyle işlenen bu insanlık suçu, gözlerimizin önünde yaşandı... İsrail, Goldstone’dan sonra Mavi Marmara Raporu ile yeni ve zorlu bir dönemece giriyor aslında. Bu yüzden telaşlı. BM’nin Mavi Marmara Raporu ve akabindeki süreci hep birlikte titizlikle takip etmeliyiz. Kongre üyelerinden imzalar toplamakla haşır neşir şu anda İsrail Lobisi. Yardım kuruluşu ve sivil inisiyatif olduğu halde İHH’yı terör örgütü kapsamında listeye aldırmak için yoğun diplomasi peşinde...

Oysa Mavi Marmara da Gazze de kripto değil, gizli değil, diplomatik sır değil... Gözümüzün önünde işlenen ağır vicdan suçlarından... İnsancıl hukukun apaçık ihlali.

Wikileaks’ın yol açtığı ise, yepyeni bir körlük. Propaganda körlüğüne mahkûm ediliyoruz; sanal olan gerçeğin önüne geçiyor... Gözlerinize ve kalbinize dikkat edin bugünlerde. Sanala değil. Hakikate bakın, hakikati görün!

YENİ AKİT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim