1. YAZARLAR

  2. Mustafa Özcan

  3. İnsan eti tacirleri
Mustafa Özcan

Mustafa Özcan

Yazarın Tüm Yazıları >

İnsan eti tacirleri

A+A-

Unutulan bir kavram var: Beyaz kadın ticareti. Fuhuş sektörünün alternatif adlarından birisi beyaz kadın ticaretidir. Lakin beyaz kadın ticareti biraz mecazi bir kavramdır. Günümüzde de benzeri bir kavram tedavüle girdi. İnsan eti tacirleri. Bu kavram ise mecazi bir kavram değil, kelimenin tam anlamıyla hakiki ve gerçek. Son sıralarda ABD merkezli olarak insan organı veya insan yedek parçası ticareti yapan bir hahamlar şebekesi çökertilmişti. Bu ticaretin boyutları her geçen gün biraz daha aydınlanıyor ve gözler önüne seriliyor. En son olarak İsveç gazetesi Aftonbladet bu insan ticaretinin boyutlarına dair yeni veriler yayınladı. İnsan eti tacirlerini gözler önüne serdi. Bu bağlamda, özellikle de 2000 tarihinde Şaron'un Harem-i Şerif'in hürmetini ihlal etmesiyle birlikte başlayan ikinci intifada sürecinde birçok Filistinli köylerinden zorla alınmış ve kaçırılmıştı. Bunların bir kısmının akıbeti bilinmiyor.  . Köylerinden veya yerlerinden yurtlarından kaçırılan bu insanlar daha sonra meçhul kabristanlara gömülmüşlerdi. Hizbullah ile yapılan esir takasında iade edilen bazı cesetlerin ise iç organlarının alındığı tespit edilmiştir. En azından buna dair şüpheler uyanmıştır.  Kaçırılan Filistinli esirlerin bir kısmının kobay olarak kullanıldığı diğer bir kısmının ise yasadışı organ kaçakçılığına ve ticaretine konu olduğu anlaşılıyor. Bir nevi modern yamyamlık olan bu organ ticareti İsrail otoritelerinin gözü kulağı önünde gerçekleştiriliyor. Bu bağlamda, Nablus asıllı olan ve müsademe sırasında yaralanan Bilal Ahmet Ranyan isimli Filistinlinin başına tam da bu türden bir hadise geliyor. Önce yaralı olarak bir helikopterle bilinmeyen bir yöne naklediliyor. Ardından da cesedi ailesine teslim ediliyor lakin organlarının yerine pamuklu bezler doldurulmuş olarak.

Levi İzak Rozenberg gibi organ ticareti yapan hahamlar organ ihtiyaçlarını iki kaynaktan devşiriyorlar. Bu kaynaklardan birisi öldürülen veya kaçırılan Filistinlilerin cesetleri. İkincisi de Türkiye gibi ülkelerden elde edilen veya satın alınan kelepir organlar. Özellikle organ nakli için gerekli kaynak ülkeler Türkiye, Latin Amerika ve Doğu Avrupa ülkeleri. 2000 yılından beri İsrail'de yapılan organ nakillerinde kullanılan organların büyük bölümü bu ülke veya coğrafyalardan temin edilmiş bulunuyor. Dolayısıyla ülkemiz hahamlar şebekesinin organ kaynakları arasında bulunuyor. Buna paralel ve mümasil olarak kaybolan Filistinlilerin organları da bir biçimde İsrailli Yahudilerde yaşıyor. Dolayısıyla İsrail'in insanlığa karşı işlediği suçlar çetelesine; beyaz fosfor gibi yasaklı bombaların yanında bir de yedek parça kabilinden insan organı kaçakçılığı eklenmiş bulunuyor. İsrail ise her zamanki gibi bu iddialar ayyuka çıktığında derhal meseleyi anti semitizme ve Yahudi aleyhtarlığına getiriyor. Meseleyi tabu üzerinden örtbas ediyor. Bu yolla püskürtmeye çalışıyor. Yahudi aleyhtarlığı şalıyla gerçekleri örtbas etmeye yelteniyor. Amerikan kanun ve güvenlik güçlerinin çökerttiği haham çetesi veya şebekesi iddialarına bir destek de Aftonbladet adlı İsveç gazetesinden geldi. Tabii bu hususta bilenler konuşsa mesele daha fazla dallanıp budaklanacak. Bilinenlerin yekünü ve kapsamı daha da genişleyecek. Bu bağlamda, organ ticaretinin tanıklarından birisi olan Abdunnasır Ferwana da İsveç gazetesinin yazdıklarını teyit ediyor. Kimi İsrailli doktorların ve hastaların Filistinlilere insan yedek parçası gözüyle baktığını ve neredeyse onları insan yerine koymadıklarını doğruluyor.

Gerçekten de konu çok boyutlu ve insan organı ticareti çok raiç ve giderek de yaygınlaşıyor. Zira genetiğiyle oynanmış bitkiler ve yiyecekler sayesinde organ iflasları yaygınlaştıkça organ ihtiyacı da artıyor. Ve dolayısıyla organ ticareti piyasası da büyüyor ve genişliyor. Bunun en önemli pazarlarından birisi savaş alanları. İsrail de, son yüzyılın bilinen en uzun savaşına sahne olan ülkesi. Bundan dolayı da organ ticaretinin en fazla yaygın olduğu yerin burası olması bir tesadüf değil. Daha önce de benzerlerini katliamların efendileri olan Sırplar veya bazı Sırp Çentikler irtikap ediyordu. Sırpların geçtiği yerlerdeki insan manzaları parçalanmış insan cesetlerinden ibaretti. Ve doktorlar tarafından itinayla organları alınmış, içleri boşaltılmış Boşnaklar veya Arnavutların cesetleri operasyon sonrasında dikiliyordu. Ve savaş boyunca bu insanlık dışı manzaralarla birçok kere karşılaştık.

Dolayısıyla organ ticaretinde beynenmilel olmaları hasebiyle Yahudiler daha da profesyonelleşmiş bulunuyorlar. İsrail veya İsrailli bazı kimseler bitkilerin, meyve ve sebzelerin genetiğiyle oynarken öbür taraftan da beynelmilel çapta insan eti veya organı ticareti yapıyor.

MİLLİ GAZETE

YAZIYA YORUM KAT