1. YAZARLAR

  2. Abdurrahman Dilipak

  3. İnna lillah ve inna ileyhi raciun
Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Yazarın Tüm Yazıları >

İnna lillah ve inna ileyhi raciun

A+A-

Onun biyografisi şöyle başlar: 29 Ekim 1926 yılında Sinop’ta doğdu.

Babası Adana’nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde yaşamış olan Kozanoğullarından Mehmet Sabri Erbakan. Ağır ceza reisi olan babasının birçok yerde görev yapmış olması dolayısıyla çocukluğu muhtelif şehirlerde geçen Erbakan’ın annesi de Sinop’un tanınmış ailelerinden birinin kızı olan Kamer Hanım’dır.

29 Ekim günü Sinop’ta doğdu ve 27 Şubat’ta Ankara’da vefat etti.. 85 yaşındaydı ve seçimler için Anadolu’ya sefere çıkmaya hazırlanıyordu.. Ben Erbakan’la birkaç kez Anadolu’yu dolaştım, kararlılığını, disiplinini ve çabasını bilirim..

1951 yılında Aachen Teknik Üniversitesi’ne gitti. II. Dünya Harbi’nden sonra Alman üniversitelerinde ilk Türk ilim adamı olan Erbakan, 1953 yılında doçentlik imtihanını vermek üzere İstanbul’a döndü. İmtihan sonucunda 27 yaşında Türkiye’nin en genç doçenti olma başarısını gösterdi.

60 darbesinden sonra Devrim otomobili ile adından söz ettirdi. Ardından Gümüş Motor tecrübesi.. O günlerde Mehmed Zahid Kotku hazretlerinin tavsiyesi ile, Hasan Aksay tarafından siyasete davet.. Odalar Birliği’nde verilen mücadele. Konya’dan bağımsız adaylık.. Sonrasını biliyorsunuz..

Hocayı 1965’te Ankara’da tanıdım. Daha sonra MNP’nin kurulmasının ardından Hasan Aksay Konya’da MNP’nin açılışında tanıştırdı. İmam Hatip son sınıftaydım. MNP Gençlik Teşkilatı’nı örgütlemek ve gençlere judo eğitimi vermek için Isparta’ya gitti. Oradan Burdur’a. Burdur’da MNP Gençlik Teşkilatı’nı kurmuştum, 12 Mart darbesi gerçekleşti. Uzun süren yargılamanın ardından hapis cezasına çarptırıldım.. Yurt dışına çıkmak için İstanbul’a gittim. O günden beri de İstanbul’dayım. Milli Gazete’nin kuruluş çalışmaları, bu arada MNP’nin yerine MSP’nin kurulması, CHP-MSP koalisyonu derken, 74 affı geldi, ben de hapse girmekten kurtuldum..

1974’ten sonra hemen hemen Erbakan’la görüşmediğim gün olmadı. 78-80 arası Ankara’ya gittim. Erbakan’ın danışmanı oldum.. Bu süreç içinde Erbakan’la aile bireylerinden sonra en fazla görüşen kişi bendim herhalde.. Böyle bir hukukumuz var. 12 Eylül’den hemen sonra partinin birçok evrakı tek tek elimden geçti..

Mustafa Karahasanoğlu beyle de, İstanbul’a ilk geldiğim günlerden tanışırız. 1978-80 arasında da Ankara’da beraber olduk.

1980 sonrası sivil bir mücadele yöntemi seçtim.. Zaten MNP Gençlik Teşkilatı dışında hiçbir partiye üye olmadım. RP’nin 12 Eylül sonrası aday listesinde adımın bulunması, siyasi kimliğimden değil, bu hareketin varolma mücadelesine destek vermek için sembolik anlamı olan bir jestti.

MNP, MSP, Fazilet ve Saadet çizgisindeki siyasi oluşumlara her zaman destek verdim.. İnançlı insanların siyasette varolması gerektiğini düşünüyordum.

Erbakan Gümüş Motor’dan bu yana her zaman siyasette adından söz edilen bir lider. İslam dünyasının birliği, ekonomik kalkınma konusu onun gündeminde hep öncelikli konuları arasında idi. İslam Ortak Pazarı, İslam NATO’su, İslam Birleşmiş Milletleri gibi daha bir sürü proje.. Adil düzen, Milli Görüş, Ağır Sanayi Hamlesi, iktisadi bağımsızlık savaşı, D8..

28 Şubat’a bir gün kala hayata veda etti..

Çileli bir hayat yaşadı. Tek parti döneminde, bir Ağır Ceza reisinin dindar oğlu olmak kolay bir şey olmasa gerek. Hitler sonrası Almanya’da doktora. Dönüyorsunuz 60 darbesi.. Ve ardından çileli bir yolculuk.. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat..

Dile kolay, son 50 yılda Türkiye’nin yakın tarihinde nereye bakarsanız bakın onun ve arkadaşlarının mücadelesinin izlerini göreceksiniz.

Bugün onun talebeleri iktidarda..

O artık aramızda değil. Her canlı ölecektir. Onun da dünya sürgünü bitti. Şimdi çocukları, arkadaşları, onun maddi ve manevi mirasını, arkasında bıraktığı kurumları, çileli bir ömrün mirasını nereye ve nasıl taşıyacaklar göreceğiz.

Erbakan’ın mirasına sahip olmak ve onun hakkını vermek kolay bir iş olmasa gerek.

Gaziantep’te İHH’nın bir etkinliği vardı, ardından Adana’ya derken, CeBİT için Hannover’e geldim. Salı günü (yarın), İstanbul’da cenaze namazı kılınacakmış.. Resmi tören istememiş..

Ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Bir tanık daha ayrıldı aramızdan.. Allah rahmet eylesin. Selam ve dua ile..

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT