1. YAZARLAR

  2. Umur Talu

  3. İnkâr beğendi
Umur Talu

Umur Talu

Yazarın Tüm Yazıları >

İnkâr beğendi

A+A-

İnsanın da, kurumların da, devletin de; "özeleştiri", "gereğinde utanç duyabilme", "özür" ve "vicdanen, ahlaken, hukuken gerekeni yapmak" ile daha daha da büyüyebileceği, olgunlaşabileceği, adil ve insani olabileceği pek makbul değil buralarda.
İnkâr en iyisi.
Tarihte inkâr, bugün inkâr, yarını şimdiden inkâr.
Kol kıracaksın yen içinde kalacak yani.
Aslında hiç olmamış sayacaksın. Yok bileceksin ve olmadığını bildireceksin.
Tek tek başımıza bu yüzden bir bela, bu yüzden bir haksızlık, bu yüzden bir küstahlık ve yüzsüzlük çarpana kadar.
Kimliği de yok sayacaksın, kişiliği de, hayatı da.

 

İçişleri Bakanı'na, "Nevruz'da Hakkâri'de polislerce kolu bükülen bükülen bükülen çocuk"u sordu muhalefet milletvekili.
Bakan dedi ki, "İşkence yoktur. Şikâyet yoktur. Soruşturma yoktur."
Az kalsın diyecekti ki, "Çocuk da yoktur."

 

Memlekette, "şikâyet" olduğunda mutlaka devlet ve devlet gibi güçlüler karşısında hakkını alırsın, adaleti bulabilirsin zaten!
Öyle mühimdir şikâyetin olup olmaması.
Oysa çocuğun babası "Şikâyetimiz var" da diyor.
O bir yana, bakanın gözlükleri de var; görüntüler orada duruyor.
Ama muhtemelen bizde görev anlayışı şöyle olabiliyor:
Bakan kendi memurunu koruyacak, kollayacak önce; memurunun mağdurunu değil.
Memurunu korumak da şöyle:
Çalışan olarak hakkını, hukukunu, geçim koşullarını, angarya iş yükünden bunalmamasını filan dert etmeyeceksin.
Zanlı ise, suçlu ise kollayacaksın.
Kırılası diye bellediğin kolları bükmüşse, alınası normaldir sandığın canları yok etmişse, koruyacaksın.
13 yaşında bir çocuk delik deşik edildiğinde de...
14 yaşında bir çocuğun kolu ikiye bölündüğünde de...
12 yaşında bir çocuğun gözü plastik mermiyle alındığında da.
Çünkü bu çocuklar "potansiyel suçlu" sayılıyor ve ne acı ki, alınmış canları, çıkarılmış gözleri, bükülmüş kolları "potansiyel suçun fiili cezası" olarak tescilleniyor.

 

Ve biz "Ramazan Bayramı" mı, "Şeker Bayramı" mı desek de, öyle hoşgörülü, büyüklere saygılı, küçüklere sevgili, barışık, huzurlu olsak diye kıvranıyoruz.
Öyle ya...
Çocukların da çocuk bayramı vardı zaten!
"İnkâr cumhuriyeti"nin bayramlık çocukları.
Ellerinizden öper, bayramınızı kutlarlar.

Sabah gazetesi

YAZIYA YORUM KAT