İngiliz The Economist CHP'ye Oy İstedi

04.06.2011 04:59
İngiliz The Economist CHPye Oy İstedi
Seçime 9 gün kala CHP'ye ilginç bir destek geldi. İngiliz The Economist dergisi oy istedi. Bunun gerekçesini ise "Türkler için demokrasiyi teşvik etmenin en iyi yolu, iktidardaki partiye karşı oy kullanmak olur." diye açıkladı.

Türkiye'deki olumlu gelişmeler sebebiyle birçok vatandaşın Başbakan Erdoğan'a minnettar olduğunu vurgulayan dergide şu ifadelere yer verildi: "AK Parti'nin, yeni hükümeti kuracağı adeta kesin. Ancak biz Türklere, CHP için oy vermelerini tavsiye ederiz."

Dergi, CHP'nin daha güçlü bir performans göstermesinin anayasayı daha kötü hale getirecek tek taraflı değişiklikler riskini azaltacağını, bunun muhalefete, gelecekteki seçimleri kazanabilmeleri için adil bir fırsat vereceğini savundu. Devamında "Bu, Türkiye'nin demokrasisi için açık farkla en iyi garanti olur." görüşünü dile getirdi.

Economist, AK Parti'nin 2002 Kasım'ında iktidara gelmesinden bu yana ekonominin "mükemmel bir performans" gösterdiğine işaret etti. İktidar değişikliği ile Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik müzakerelerine başlayabilmek için kendini reforme ettiğinin altını çizdi. Ardından "Bölgesinde güçlü bir dış politika takip etmeye başladı. Politikaya hevesli ordunun kesin bir şekilde kışlasına dönmesini sağladı. Her ne kadar İsrail ve ABD ile ilişkiler ekşise de, İslam dünyasında bir demokrasi olarak durması, Arap ayaklanmalarına ilham kaynağı oldu." yorumunu yaptı.

Yazıda, son 9 yılda yaşananlar nedeniyle seçmenlerin yine Erdoğan'ı iktidara getirecek olmasının "şaşırtıcı olmadığı ancak bu durumun kaygı verici olduğu" öne sürüldü. AK Parti konusundaki endişelerin din değil demokrasi ile ilgili olduğunu savunan dergi, "Erdoğan, ordu ve yargı ile girdiği mücadeleleri kazandıktan sonra çok az kontrol mekanizması kaldı. Bunun sonucunda Erdoğan daha fazla hoşgörüsüzlük göstermeye başladı, otokratik içgüdüleri beslendi." dedi. Basın özgürlüğünün saldırı altında olduğu ve aralarında ordu mensuplarının da bulunduğu Erdoğan muhaliflerinin abartılı komplo suçlamalarıyla soruşturma altında olduğu iddia edildi. AK Parti hükümetinin "daha kapsayıcı" bir yaklaşımı benimseyerek yeni anayasanın diğer siyasi partiler ve ilgili gruplarla istişare içinde, "makyaj yapmadan tümüyle yeniden yazması gerektiğini" ifade eden dergi, "Bunu sağlamanın en iyi yolu, anamuhalefet partisi CHP'nin oyunu yukarıya çekmekle elde edilebilir. Daha ufak partilerin de Meclis'e girmesi ile AK Parti'nin üçte iki çoğunluğu elde etmesi engellenir." ifadelerini kullandı.

BAYKAL'A 'DİNOZOR' BENZETMESİ

Dergi, dün yayına çıkan nüshasında eski CHP lideri Deniz Baykal için de 'dinozor' yakıştırmasında bulundu. CHP'nin yeni lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "dinozor selefi Deniz Baykal'a göre büyük bir gelişme" meydana getirdiğini savunan dergi, "Gandi" lakaplı Kılıçdaroğlu'nun partideki eski tüfekleri temizlediğini, yolsuzluğa karşı hoşgörüsüz bir görüntü verdiğini, partisini ordunun siyasette rol almasına içgüdüsel sempatisinden uzaklaştırdığını iddia etti. Yazıda Kılıçdaroğlu'nun, belki de Kürt ve Alevi geçmişi sebebiyle, Türkiye'nin 81 vilayetine daha fazla özerklik vaadinin, partinin Güneydoğu'daki mitinglerine Erdoğan'ın mitinglerinden daha fazla kalabalık gelmesini sağladığı öne sürüldü.

The Economist, nisan ayında da Kemal Kılıçdaroğlu için övgü dolu bir analize imza atmıştı. "Gandi'nin Yükselişi" başlıklı yazıda, "Takma adı Gandi olan Sayın Kılıçdaroğlu, AK Parti'deki yolsuzlukları araştırarak şöhrete kavuştu. Sayın Erdoğan'ın aksine ne çatışmacı ne de maçodur. Sonraki başbakan olmayabilir. Ancak giderek daha sıkı bir rakip haline geliyor." denilmişti. Ayrıca, Kılıçdaroğlu için, 'Kemal cam gibi berrak', 'tartışma götürmez bir şekilde dürüst' gibi ifadeler kullanılmıştı.

Erdoğan, Meclis'te süper çoğunluğa ulaşmamalı

Benzer bir yazı New York Times'ta yer aldı. Katinka Barysch imzasıyla yer alan yorumda, AK Parti'nin oylarının yüzde 43-45 civarında olduğu; ancak kaset skandallarının ardından MHP'nin barajın altına kalma ihtimaliyle iktidar partisinin Meclis'teki sandalye sayısının artacağına dikkat çekildi. AK Parti'nin 330 sandalyeye ulaşması halinde muhalefetin desteğine gerek kalmadan anayasada değişiklik yapabileceği, 367 sandalyeye ulaşması halinde ise Parlamento'da yeni bir anayasayı kabul edebileceğine dikkat çekilen yorumda, 'tek parti'nin yaptığı bir anayasanın Türkiye'de bölünmelere sebep olabileceği iddia edildi. Bu yüzden "Erdoğan'ın Meclis'te süper çoğunluğa ulaşmamasının Türk demokrasisi adına iyi olacağı" savunuldu.

Tek sorun AK Parti'nin kaç vekil çıkaracağı

12 Haziran seçimlerine kafa yoran bir diğer yabancı yayın organı, Amerikan Time dergisi oldu. Derginin dün yayımlanan sayısında yer alan "Türkiye'nin seçimi: Neticesi önceden bilinen büyük çıkarımlar" başlıklı haberde, Erdoğan'ın seçimi kazanıp kazanmayacağı değil, hangi oy oranı ile iktidara geleceğinin merak konusu olduğu belirtildi. AK Parti'nin anayasa değişikliğini yapabilecek çoğunluğa erişip erişemeyeceğine verilecek cevabın Türk demokrasisinin geleceğini şekillendireceğinin belirtildiği yazıda, "1980'de askerlerce yazılan anayasa mutlaka değiştirilmeli. Erdoğan eğer 330'dan fazla milletvekili kazanırsa, anayasayı kendi vizyonu doğrultusunda değiştirecek." denildi. Yazıda, Erdoğan'ın tabiat olarak konsensüs arayan birisi olmadığı iddia edilirken, "Sonunda karşısına çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, ciddi bir rakip. Temel soru, 12 Haziran'da seçmenler iki politikacıyı birlikte çalışmaya zorlayıp, zorlamayacağı." ifadeleri kullanıldı.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim