İnanç ve Tarihte Kudüs -3

10.09.2016 19:57

Muhammed Amare

Müslümanlar, Kudüs’ün kutsallığını bütün din mensupları arasında yaydılar. Haçlılar ise şehri sadece kendilerine ayırdılar ve Mescid-i Aksa’yı ahıra çevirdiler. Selahattin Eyyubi, 118 yılında 80 yıllık bir gasptan sonra Kudüs’ü Haçlılardan geri aldı.

Peygamber Efendimiz, Mekke’yi fethettiğinde nasıl şükrederek ve secde ederek girmişse Selahattin Eyyubi de Kudüs’ün kapısında secde etmiştir. Peygamber Efendimiz, Mekke’yi fethettiğinde Mekkelileri serbest bırakmış ve onlara bir şey yapmamışsa Selahattin Eyyubi de Kudüs’teki haçlıların serbestçe ayrılmalarına izin vermiştir. Haçlılar ise Kudüs’ü gasp ettiklerinde şehirde yaklaşık 70 bin kişiyi öldürmüşlerdi. Camilere sığınanları bile katletmişlerdi. Öyle ki bazı Hıristiyan tarihçiler, şehirde kanların aktığını ve atların kanların içinde gittiğini yazmışlardı.

Selahattin Eyyubi; Romalıların, haçlıların ve 1917 yılında İngiliz generalin yaptığını yapmadı. Siyonistler de 1967’de Kudüs’ü işgal ettiklerinde aynı şeyi yaptılar. Yaktılar, yıktılar ve mukaddesatı çiğnediler. 

Müslümanlar, tarih boyunca bu şehre içinde kan dökülmesi haram olan harem muamelesi yaptılar. Yani Kudüs’ün Müslüman kalması, herkes için güvenlik ve eman anlamına geliyor. İşte Kudüs’ün Araplığı ve Müslümanlığı bu şekilde idi. Kudüs, bütün inanç sahipleri için bir mirastı. Selahattin Eyyubi, İngiliz Kralı Richard’a yazdığı mektubunda bu hakikatten şöyle bahsediyordu:  Kudüs, bizim olduğu gibi sizin de mirasınız. Bizim Peygamberimiz, Kudüs’te miraca çıktı. Melekler, Kudüs’te toplanıyor. Müslüman ümmet olarak ondan vazgeçeceğimizi sakın düşünme. İşgale gelince Müslümanlar zayıf olduğu için ortaya çıkan arızi bir durumdur. Cihat devam ettiği sürece Allah size bu şehirde bir taşı bile üst üste koymanıza izin vermeyecektir.

Kudüs, kadim bir Arap-Müslüman şehridir. Tarihi, onu hak ve batılın simgesi haline getirmiştir.

Peygamber Efendimiz, bir hadisinde şöyle derken doğru demiştir: “Ümmetinden bir taife hak üzere galip olarak devam edecektir! Allah’ın emri gelene kadar onlar hak üzerinde hep öyle sebat edeceklerdir. Muhalif olanlar onlara zarar veremeyecektir!”

Peygamber Efendimize “Ya Rasulellah! Onlar nerededirler?” diye sorulunca, “Onlar, Beytü’l-Makdis ve civarındadırlar.” buyurmuştur. (Ahmed bin Hanbel, Müsned)

Tarihi gerçekler, Osmanlı devletinin Kudüs’ün Araplığını koruduğunu göstermektedir. Yahudilerin 1918 yılında Filistin’deki sayıları 55 bini geçmiyordu. Sahip oldukları emlak da Filistin topraklarının % 2’si idi.

İsrail, 1948 yılında 53 Filistin köyünü yıktı ve arazisini işgal etti. 1967 yılında vakıf ve devlet arazilerini işgal edince bütün Filistin’i yutmaya başladı. Mesela Gazze’de tarafındaki sınır, Gazze’nin % 24’ünü kapsayarak genişletildi. 2007 yılında 275 dönüm yok edildi.

Batı Şeria ise dört parçaya bölündü: Kudüs, Batı Şeria’nın batısı, Ürdün vadisi ve el-Halil kentinin güneyi. Uluslar arası Adalet Divanının kararına rağmen 450 km uzunluğunda ırkçı ayrım duvarı inşa edildi.

2000-2006 yılları arasında, yani ikinci intifada esnasında 80712 dönüm düzleştirildi. Batı Şeria’nın suyunun % 85’ine el konuldu. Öyle ki Filistinlilere 60 litre su düşerken yerleşimcilere 280 litre su düşüyordu.  Sadece 2007 yılında 34650 ağaç kesildi.

Yebusi Araplarının 60000 yıl önce inşa ettiği Kudüs de yerleşimciler tarafından yutuldu. 14 nisan 2004 tarihinde ABD Başkanı George Bush, Ariel Şaron’a nihai çözüm müzakerelerinde mevcut durumu muhafaza edecekleri garantisi vermişti. Yani işgal, sömürge ve arazilerin yutulması kalacaktı.

İşte Kudüs’ün geçmişi ve şu anına dair tarihi gerçekler, bunlardır.

Tarih şuuru, tarihi yazmanın en etkili silahlarından olduğuna göre Kudüs’ün Arap tarihindeki yerini, kutsallığını ve İslam inancındaki yerini bilmenin şuuru, enerjiyi harekete geçiren bir silah ve kaybedilmiş hakka dair hafızanın canlandırılmasıdır. Ta ki bu hakkın geri alınması için ümmette irade ve idare bir araya gelinceye kadar.  

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim