1. YAZARLAR

  2. Kurtuluş Tayiz

  3. İmralı’dan gelen mesaj
Kurtuluş Tayiz

Kurtuluş Tayiz

Yazarın Tüm Yazıları >

İmralı’dan gelen mesaj

A+A-

İmralı ziyareti nihayet gerçekleşti. BDP’li heyet Ada’ya giderek Abdullah Öcalan ile görüştü. Heyet, dönüşte kameralar karşısına geçerek Öcalan’ın kısa mesajını okudu. Görüşmeleri “tarihî bir adım” olarak niteleyen Öcalan, PKK’ya, elinde rehin tuttuğu asker ve sivillere iyi yaklaşması mesajını verdi. Heyet, İmralı’dan çıkan mesajı daha sonra eşbaşkanların açıklayacağını da duyurdu. Anlaşılan birkaç gün içinde, ancak eşbaşkanlar aracılığıyla Öcalan’ın çağrısının içeriğini öğrenebileceğiz.

İmralı’dan çıkan mesaj konusunda değişik spekülasyonlar olsa da beklenti barış adına PKK’ya radikal bir çağrı yapması yönündeydi. Daha açık söylemek gerekirse Öcalan’ın silahların bir hak arama yöntemi olarak tümden devreden çıkarmayı öngören kapsamlı bir yol haritasını açıklaması bekleniyordu. Yani ateşkes, sınır dışına çekilme ve silahlara veda etmeyi öngören bir yol haritası açıklanacaktı.

Kamuoyundaki bu beklenti karşılandı mı?

Henüz bilmiyoruz. Fakat İmralı görüşmelerini başlatan isim olarak Başbakan Erdoğan, İmralı’dan beklentisini dün şöyle ifade etti: “Bizim sürece ilişkin sürekli verdiğimiz mesaj nedir? Silahların bırakılmasıdır. Silahların bırakılmasıyla birlikte ülkemizdeki bu örgüte, terör örgütüne mensup insanların özellikle ülkemizi terk etmeleridir. Ülkemizi terk etmelerine yönelik de bu konuda daha önce yaşanmış bazı talihsiz gelişmelerin yaşanmaması için de tedbirlerimizi alırız, dedik. Bunları söyledik. Temenni ederim ki, bu istikâmette bu adımlar atılır.”

Başbakan Erdoğan’ın beklentisi “ateşkes” değil, “sınır dışına çekilme ve silahların bırakılması” yönünde.

Kamuoyunun beklentisi de bundan daha aşağıda değil.

Sadece “eylemsizlik” veya “ateşkes”le sınırlı bir çağrı Öcalan’a bağlanan umutları yerle bir eder.

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın da bunun gayet farkında olduğu kanısındayım.

Çekilme ve silahsızlanmayı öngörmeyen bir çağrının bu süreci ilerletmesi ve başarıya götürmesi de zaten imkânsız.

Zira bundan önce onlarca kez ateşkes ilan edilmesine rağmen sonuç alınamadı ve bu ateşkes süreçleri, kısa ömürlü barış girişimleri olarak yakın tarihimize geçti.

Yeni İmralı sürecinin umut ve heyecan yaratan başlığı da “ateşkes” değil, “çekilme” ve “silahlara veda”dır.

İmralı’da da “ateşkes” üzerine değil, sınır dışına çekilme ve silahlara vedayı öngören kapsamlı bir yol haritası üzerinde mutabakata varıldı.

Hükümet de güven verici adımlar atacak

Elbette bu süreç tek taraflı olarak PKK’nın atacağı adımlarla ilerlemeyecek, hükümet de demokratikleşmeyi sürdürecek, cezaevlerindeki Kürt siyasetçilerin serbest kalmasını sağlayarak, güven verici adımlar atacak.

4. Yargı Paketi’nin jet hızıyla Meclis’e sevk edilmesi boşuna değil; hükümet de sorumluluklarının farkında.

Abdullah Öcalan’ın dün kendisini ziyarete gelen BDP’li heyete bu başlıkları içeren bir yol haritasını teslim ettiğini tahmin ediyorum.

Kandil ve Kürt hareketinin bu sürece muhalefet edeceğini ise sanmıyorum. “Çekilme” konusunda Kandil’in hükümetten, kendilerini Öcalan ile doğrudan görüştürme talepleri olduğunu biliyorum. Bu “doğrudan” görüşme olanağının nasıl sağlanacağı elbette ciddi bir problem. Ancak sınır dışına çekilme konusu sadece Öcalan ile doğrudan görüşmeye kalırsa, buna da bir çözüm yolu bulunabileceğini düşünüyorum. BDP lideri Selahattin Demirtaş’ın dediği gibi “teknoloji çağındayız”. Abdullah Öcalan dağa götürülemeyeceğine ve Kandil de İmralı’ya getirilemeyeceğine göre —ki bunları bile olanaklı görenler var— bir yolu bulunur diye düşünüyorum.

kurtulustayiz@gmail.com

TARAF

YAZIYA YORUM KAT