İmaj yönetimi olarak "hayırseverlik" ve Angelina...

20.06.2011 00:10

Fatma K. Barbarosoğlu

I-

BM. Mülteci komiserliğinin barış elçisi olarak Angelina Jolie geldi ilimize, evimize.

Çadır kentimize.

Jet ile geldi, jet hızı ile dolaşıp gitti. O bunca hız içinde ne gördü bilmiyoruz.

Bütün dünya onu "gördü" bildiğimiz bu.

O geldi diye dünyanın gözü Hatay'a çevrildi.

Hay dünyanın gözüne!

II-

Görmek için hep başkasının gözü lazım bize.

Biz kendiliğimizden göremiyoruz artık.

Biri gelecek. Görecek, kameralar önünde duygulanacak filan.

Şöyle acıdan anlı kırışmış, gözü yaşarmış birkaç jest ve mimik. İtina ve şefkat kareleri. Kameralar tarafından çerçeve içine alınabilecek birkaç artistik poz işte.

Böylece ispat edilebilir bu duygulanma anından sonra biz o duygulandı diye duygulanacağız.

Biri gelecek. Uzaklardan biri. Ankara'dan abimiz gelmeyecek. Uzaklardan "hayırsever abla"mız gelecek.

Ne kadar bize benzemeyen olursa o kadar kıymetli olan "ablamız".

Gelecek ve bakacak. Öylece bakacak. Senin benim gibi bakacak. Ama biz kendimiz gibi bakarken görmediklerimizi o baktıktan sonra görmeye başlayacağız.

Biri gelecek. Biri gelince biz de şöyle bir kendimize gelir gibi olacağız.

O gidince yine çıkacağız kendimizden.

III

5 N1 K'da Cüneyd Özdemir, Angelina gelecek diye Hatay'da otellerde boş yer kalmamasını biraz da sıkılarak öz eleştiri içinde haberleştirirken; yaptığı haberden vicdanı sızlarken; konuğu Sivas milletvekili Nursuna Memecan için her şey gayet olumlu idi.

Biz oraya medyanın, dünyanın haber ajanslarının dikkatini çekemezdik ama Angelina geliyor diye dünyanın gözü burada olacak dedi sayın vekilimiz.

Dünyanın gözü nazar edince iki yakamız bir araya gelemiyor ya zaten.

IV

Angelina'yı övmelere doyamayanlar. Milyar dolarlık evini bırakıp Hatay'a geldi diyenler nasıl da kirletiyor gerçekleri.

Jet ile geldi jet hızı ile geri döndü.

Altı çocuk annesi çocuklarını bırakıp geldi diyenler.

Nasıl da annelik imajı üzerinden hak edilmemiş puanlar veriyor. Sanki bu çocukların bakıcısı yok. Kendi çocuklarını sokağa bırakıp geldi. Öylece aç susuz bekliyor sanki zavallı altı çocuk.

Angaline bir hayırsever midir?

Barış elçisi midir diye sormuyorum. Barış kelimesinin şiddeti kapatmaya yarayan bir peçe olduğunu öğrenmiş olmalısınız çoktan.

Angelina'nın "hayrını" ve "severliğini" doğru yerden analiz etmeniz için sadece şunu hatırlatmak istiyorum. 31 yaşında ilk ödülünü aldığında ABD'de bile pek tanınmıyordu. Üçüncü dünya ülkelerinden edindiği evlatlarla şöhretini bütün dünyaya duyurdu.

Hatay'a geldi ve imaj yönetiminin başarı halkasına bir halka daha ilave etti.

"Barış elçisi" dünyanın en çok kazanan artisti unvanına sahip.

Geldi ve bir kez daha kazandı.

Mülteciler ne kazandı?

Birkaç oyuncak. Bir de "dünyanın gözü"nü.

Dünyanın gözü deyince bir yere, neler oluyor biliyoruz artık...

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim