İlber Ortaylı ile Bekir Coşkun ve Nuray Mert

11.02.2010 16:13

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Soru: Sevgili Sivilay Abla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde İlber Ortaylı’nın konuşmasını dinledim. İlber Hoca “Bu ülkede oligarşi olduğunu söyleyenler var. Bazen keşke olsa diyorum. Yirmi yılda bir, alttaki görgüsüz tabaka üste çıkıyor” şeklinde laflar etti. Bu durumda İlber Hoca’nın görgüsüz dediği kitleye bidon kafalı diyen Bekir Coşkun ile İlber Ortaylı arasındaki yedi fark nedir? (Hamit)

Cevap:
Sevgili Hamit, bildiğim kadarıyla İlber Hoca yedi dil biliyor. Bekir Coşkun hiç dil bilmiyor. Yedi fark bu olsa gerek. Haa! unutmadan, yukarda Allah var, İlber Hoca’nın tarih bilgisi de Bekir Coşkun’dan iyidir.

2. Soru:
Peki, İlber Hoca ile Nuray Mert arasındaki yedi fark nedir?

Cevap:
Yedi fark yoktur, beş fark vardır. Nuray Mert’in sivri oklarına maruz kalan taraftan yedi yazar ‘acımadı ki, tatlı bir elektrik çarpması gibi’ diyen yazılar kaleme aldılar. İlber Hoca için ise böyle sadece iki yazı gördüm.
Topkapı Sendromu

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, oldukça kibar, nazik, naif bir erkek olduğu gözlenen İlber Ortaylı’nın; tabiri caizse kodu mu oturtan, otoriter erkek egemen kültüre yaptığı güzellemeleri, sivil hastalıklar ana bilim dalı uzmanları olarak nasıl tanımlıyorsunuz? (İzel)

Cevap:
Sevgili İzel, Topkapı sendromu diyoruz. Yeni koydum.


Cami ile GATA

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, Antalya Belediye Başkanı “Camiye ayakkabı ile girilemiyor, o halde GATA’ya da türbanla girilemez” önermesini dile getirmiş. Bu önermeyi destekleyen kaç önerme mevcuttur? (Halil)

Cevap:
Sevgili Halil, çok sayıda önerme üretebiliriz. Mesela; Camiye ayakkabı yasağı getiren Tanrı’dır o halde GATA Başhekimi de tanrıdır. Camiye kirli çorapla girilmez, o halde GATA’ya da kirli saçla girilmez. Camiye başörtülü girilmesi zorunludur, o halde GATA’ya da ayakkabı ile girilmesi zorunludur.


Abi ile Baba

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın karısı Emine Erdoğan, GATA’ya türbanlı olarak giremeyeceği söylenince ağlamış. Bu durum hem Erdoğan’ı hem de Emine Hanım’ı haklı olarak çok üzmüş. Emine Hanım, Siirt’ten İstanbul’a geldiğinde başı açıkken türban takması için abisinin baskı uyguladığını, bu durum karşısında da günlerce ağladığını söylemişti. Bu iki gözyaşı arasında ne tür farklar vardır? (Murat)

Cevap:
Sevgili Murat, bu iki olayda da gözyaşı aynıdır, saftır, temizdir, sadece birinci durumda zulmü yapan ‘abi’, ikinci durumda ‘baba’dır. Biliyorsun, Devlet, babadır.


Erdoğan ile Marx

Soru:
Sevgili Sivilay Abla, sayısını hatırlamadığımız kadar AVM açılışına katılan Başbakan, sonuncusunun açılışında AVM’lerin yok ettiği bakkallara “Bütün bakkallar birleşin” dedi. Bundan yüz küsur yıl önce Marx “Bütün işçiler birleşin” demişti. Erdoğan ile Marx’ın sözleri arasında ne fark var? (Nurullah)

Cevap:
Sevgili Nurullah, Marx zulme karşı mücadelede birleşin demiş, bizim başbakan ise tamah etme ne olur birleş senin de AVM’n olur diyor. Tabii; Marx bunu söylediğinde yirmili yaşlarındaydı, Erdoğan ise ellilerinde.


Kandırdım


Hasta olduğumu duyup mesaj gönderen tüm okurlarıma içten sevgiler ama itiraf ediyorum hasta değildim. Yazarlar Editörü Tamer “Nerede kaldı yazı?” diye aradığında günleri karıştırdığımı fark edip korkudan “Ahh, çok hastayım” deyivermişim. Kandırdım yani.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim