1. YAZARLAR

  2. Ergun Babahan

  3. İktidar o ekibi tasfiye etmeli
Ergun Babahan

Ergun Babahan

Yazarın Tüm Yazıları >

İktidar o ekibi tasfiye etmeli

A+A-

Taraf Gazetesi’nin dünkü manşetinde emekli bir orgeneralin açıklamaları vardı.

İsmini gizli tutmak kaydıyla konuşan emekli veya muvazzaf komutanlar genelde rahatsızlık vericidir, çünkü bu açıklamalar yakın geçmişte hep iktidara muhtıra niteliğinde oldu.

İsim vermeden konuşan 4 yıldızlı komutanlar genelde iktidarlara fırça atmışlardı.

Konuya dönersek, bu emekli generalin açıklamaları Silahlı Kuvvetler içinde güçlü bir kliğin olduğunu ortaya koyuyor.

-
Adını vermeyen general, bu belgeyi hazırlayan ekibin Ocak ayında harekete geçtiğini vurguluyor.

- Orgeneral İlker Başbuğ’u daha Kara Kuvvetleri Komutanı iken uyardığını belirtiyor.

- Elinde bu konuda belgeler bulunduğunu açıklıyor.

Yani, bugün Silahlı Kuvvetler bünyesinde görev yapan bir grup komutanın varlığının altını çizerken, bu belgeyi hazırlayan albayın sadece kendisine verilen emri yerine getirdiğini iddia ediyor.

Orgeneral Başbuğ elbette kendisine bu uyarıyı yapan eski silah arkadaşını hemen tanımıştır.

Emekli generalin açıklamaları vahim iddialar içeriyor.

Darbe belgesi, bir emir komuta zinciri içinde hazırlandıysa, hükümete düşen tek bir görev vardır, bu isimleri belirleyip topluca tasfiye etmek.

Bu belgeyi hazırlayanlar polis teşkilatından olsaydı, ne yapacaktıysa şimdi de aynısını yapmalıdır.

Demokratlar, darbeciler kadar cesur olmazsa kaybederler.

Süreç basittir, bu olaya karışanlar üçlü kararnameyle emekliye sevk edilir, bu yazı Emniyet Sandığı’na ulaştığında bu isimlerin Silahlı Kuvvetler’le ilişiği kesilir.

Geri kalanı doğrudan hukuk sistemini ilgilendirir.

Bu arada, yıllardır gündemde olan Anayasa değişikliğini yapıp geçici 15’inci maddeyi iptal etmek ve 12 Eylül darbecilerinin yargı önüne çıkarılması da şarttır.

İnsanlar hiç olmazsa mezarında rahat yatar.

Genelkurmay ipe un seriyor

Türkiye’de hala 1908 paradigmasıyla yaşayan bir kesim var. Ana dertleri de ‘Vatanı kurtarmak’, tıpkı Enver’in, Cemal’in ve Talat’ın yapmaya çalıştığı gibi.

Vatanı kurtarmanın yolu da yönetime elkoymaktan veya kendi istediği ekibi işbaşına geçirmekten geçiyor.

Bunun son örneğini Taraf’ın ortaya çıkardığı ‘darbe’ belgesinde gördük.

Bu bir darbe belgesidir, çünkü seçilmiş iktidarı yasadışı yollarla tasfiyeyi, en azından zayıflatmayı hedeflemektedir.

Türkiye bugüne kadar gerçekleştirilmiş hiçbir darbeyle yasal yollardan hesaplaşamadığı için, hala bu tip olaylarla uğraşmak durumunda kalıyor.

Ama bugün böyle bir şans var.

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın belgeyi görmeden, ‘Belge Genelkurmay Başkanlığı kaynaklı değildir’ diye bir kanaat açıklaması hukuki açıdan bir skandaldır.

Tıpkı belgeyle ilgili koyduğu yayın yasağı gibi.

Darbe iddiasına yönelik bir belgeyle ilgili soruşturma yetkisinin ve keyfiyetinin sadece askeri savcılığa bırakılması bir başka skandaldır.

Genelkurmay Başkanlığı da ‘konuya duyarlı’ yayın organlarının bu yoldaki eleştirileri üzerine dün alelacele bir açıklama yapmak zorunda kalmıştır.

Ancak bu açıklama da kendi içinde çelişkiler içermektedir.

Bunların başında da aradan geçen bunca zaman zarfında belgenin gerçekliği konusunda hala bir hükme varılmamış olması gelmektedir.

Oysa yapılacak iş basittir, belgenin altında imzası olan albayı çağırıp ‘Bu belgeyi siz mi hazırladınız?’ diye sormak gerekir.

Burada kriminal soruşturma sonucunu beklemek açıkça ipe un sermektir.

Türkiye bir hukuk devleti ve gerçek demokrasi olacaksa, bu olayın sorumlularını ortaya çıkarıp hesap sormak zorundadır.

Genelkurmay çelişkili bir tutum takınarak bu konunun gündemden düşmesini sağlayamaz.

 

STAR

YAZIYA YORUM KAT