İkinci dalga

24.04.2009 14:20

Fehmi Koru

Herhalde haberi sizler de işittiniz: Cumhuriyet mitinglerinin ikinci dalgası yoldaymış... 27 Nisan 2007 e-muhtırası sonrasında harekete geçen bazı örgütler, iki-üç ay boyunca, bazı kentlerde 'Cumhuriyet' adını taşıyan mitinglerde kitleleri buluşturmuştu; o ilk dalgaymış... Şimdi yapılacak mitingler de 'ikinci dalga' olarak planlanıyormuş...

İlk bakışta isabetli görünen, ama üzerinde düşünülmesi gereken bir karar bu.

Demokratik ülkelerde, söyleyecek sözü, itirazı, eleştirisi bulunan kişi ve örgütlerin bunu dışa vurma biçimlerinden biri mitinglerdir; türdeş görüşlere sahip insanlar, destek veya protestolarını, biraraya gelip toplanarak ifade ederler. Savaş-karşıtları, nükleer silâhları tehlike olarak görenler, çevre kirliliğine duyarlı olanlar için en kestirme ifade biçimidir mitingler...

Türkiye de bir demokrasi ve Cumhuriyet kaygısı bulunan insanların mitinglerde buluşmaları elbette yerinde olacaktır. Kendileri demokrasi noktasında eksikli olsalar bile...

Demokrasi böyle bir şeydir işte: Yeterince demokrat olmayan, hatta darbelerden yana bilinen demokrasiye karşı kişiler ve örgütlere de demokratik hak ve özgürlükleri kullanma hakkı tanır demokrasiler...

İlk dalganın pek çok faydası görülmüştü, biri şudur: Podyumda yer alan ve kitlelere karşı 'lider' konumu sergileyenler arasında bir ayrışma meydana getirmişti mitingler... Ergenekon soruşturması Türkan Saylan'ın kapısına dayandığında, bazılarımız itiraz ettiysek, sebebi, onun miting kürsüsünden “Darbelere hayır” diye bağırdığını bilmemiz olmuştu. Miting düzenleyicileri organizasyonun parçası olan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin başkanının podyuma çıkmasına bir daha izin vermedi.

Yeni dalganın kendini anlatmada hayli zorlanacağını biliyoruz.

'Cumhuriyet Mitingleri-I' diyebileceğimiz ilk çıkış, iktidar partisinin tavrına hoş gözle bakmayan kitlelerin, 'e-muhtıra' sonrası tepkilerini dışa vuruyor ve o sırada gündemde olan siyasi gelişmeleri etkilemeyi amaçlıyordu. 22 Temmuz (2007) genel seçiminin ve sonrasında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunu biliyoruz. 29 Mart (2009) seçimi, Cumhuriyet Mitinglerinin, aleyhine hava yaratılmak istenen Ak Parti'nin lehine çalıştığını herkese gösterdi.

Şimdi, ikinci dalga hangi amaçla yapılacak?

Ergenekon davasına tepki yeni amaç olarak görünüyor. Ancak orada ciddi bir sıkıntı var: Ergenekon 'siyasi' boyutu olsa bile yargının ilgi alanına giriyor ve yargıyı etkilemek demokrasilerde bile bir suçtur; hem de ciddi bir suç... Kaldı ki, Ergenekon, toplumda keskin ayrışmalara sebep olsa da, Cumhuriyet kaygısı ile mukayese edilemeyecek kadar az bir kitle tarafından benimsenmiyor. Bu yüzden de, mitingler Ergenekon eksenli yapılacaksa, onları 'Cumhuriyet Mitingleri' ile aynı düzlemde ele almak doğru olmaz.

'Cumhuriyet Mitingleri' adı altında Ergenekon-karşıtlığı yapmak, Ergenekon ile Cumhuriyet'in eş değerde ve birbirinin tamamlayıcısı olarak algılanmasını getirmez mi? Cumhuriyet kaygısı taşıyanlar açısından bu algılanma iyi bir şey midir?

Kendilerini 'Ergenekon' adıyla anılan örgüt içerisinde yer alanlara yakın gören, ya da yargılaması sürdüğü halde böyle bir örgütün varolduğuna inanmayan kişiler herhalde vardır ve bunların tepki vermesi doğaldır; ancak ülkemizde 'devlet içinde devlet' yapılanması olduğunu bilenleri, eylemlerinden haberdar olduğu gibi rahatsızlık da duyanları ne yapacağız? Bunların Cumhuriyet kaygısı olmadığını kim, nasıl iddia edebilir?

Sözün özü şu: Miting demokratik tepki aracı olsa da, doğru kullanılmadığı taktirde amacına aykırı sonuçlar vermesi çok mümkündür.

'İkinci dalga' yanlış sahilleri dövebilir...

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim