1. YAZARLAR

  2. Ahmet Varol

  3. İki Seçim Arasında Filistin
Ahmet Varol

Ahmet Varol

Yazarın Tüm Yazıları >

İki Seçim Arasında Filistin

A+A-

Filistin Kurban bayramını Batı Yaka’da Abbas yönetiminin seçim numarası, siyonist işgal devletinin erken seçim kararına bağlı olarak başlatılan ateşli kampanya, yine bu ateşli kampanya çerçevesinde sık sık tekrar edilen savaş tehditleri ve iki heyecanlı ziyaretle karşıladı. 
Mahmud Abbas, ihtilafın çözülmesi ve ittifakın sağlanması için atılan tüm olumlu adımları geçersiz sayarak kendi kafasından aldığı kararla 20 Ekim 2012 Cumartesi günü Batı Yaka’da yerel seçim gerçekleştirdi. Oysa şimdiye kadar dâhili ihtilafın çözülmesi amacıyla yapılan tüm ön anlaşmalarda geçici hükûmet kurulması, bu hükûmetin siyasi akımları temsil etmeyen teknik elemanlardan oluşması, onun gözetiminde yeniden seçmen kayıtları yapılması ve seçim şartlarının oluşturulmasından sonra hem Gazze’de, hem de Batı Yaka’da parlamento seçimleriyle yerel seçimlerin birlikte gerçekleştirilmesi karara bağlanmıştı. Fakat Abbas, ilkesel anlaşmalara bağlı kalmadığı gibi Batı Yaka’daki ekonomik sorunlardan kaynaklanan toplumsal tepkileri yatıştırmak ve bu arada Ramallah’ta kurdurduğu hükûmete halk nezdinde de meşruiyet kazandırmak amacıyla en azından kendi bölgesinde bir yerel seçim operasyonuna başvurmak istedi. 
Seçimler uzlaşma anlaşmalarına aykırı olduğundan ve nezih olacağı konusunda güven oluşmadığından İslamî Direniş Hareketi (Hamas) boykot etti. İslâmî hareketin bir diğer kanadı olan İslâmî Cihad Hareketi de ilkesel olarak reddettiği için katılmadı. Bazı sol ve liberal gruplar ile birtakım bağımsız gruplar ise seçimlere katıldı. Söz konusu sol ve liberal gruplardan Fetih’le ortak liste oluşturanlar da oldu. 
Abbas yönetimi açısından bu seçimlerde Fetih’in kazanmasından çok halkın oy kullanması önem taşıyordu. Liderliğini Abbas’ın yaptığı Fetih kaybetse bile katılım oranı yüksek olsaydı o ve güdümündeki Selam Feyyad hükûmeti kendilerini seçimleri kazanmış sayacaktı. Çünkü bu, halkın seçimi tanıdığı ve onayladığı anlamına gelecekti. Bazı bölgelerde Fetih’in kaybetmesi ise onlar açısından seçimlerin dürüst olduğuna delalet edecek ve bu da meşruiyetini güçlendirecekti. O yüzden halkı oy kullanmaya teşvik için yoğun çaba harcadı. Resmî görevlileri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalışanları oy kullanmaya zorladı. Bazı yerlerde oy kullanım oranlarının yüksek olması için insanları araçlarla evlerinden alıp seçim sandıklarına götürdüler. Bütün bunlara rağmen katılım oranının çok düşük olması, yaklaşık % 35’lerde kalması Abbas yönetiminin ciddi bir hüsran yaşamasına neden oldu. 
Fetih listelerine ve adaylarına oy verilmesi için yoğun teşvik ve yönlendirme faaliyetleri yapılmasına rağmen, üzerinde ittifak sağlanamamış olması sebebiyle şüpheli durumda olan seçimlere en azından “dürüst” görünümü kazandırabilmek için sandıklara pek müdahale edilmemesi sebebiyle bağımsız listelere verilen oyların oranının da hayli yüksek olması ise Abbas yönetimini ikinci bir hüsrana uğrattı. 
Fetih adaylarını belirlemede birinci derecede rol oynayan Azzam el-Ahmed’in adam kayırmasına tepki gösteren bazı kişilerin bağımsız listeler oluşturarak seçimlere girmeleri oylardaki dağılmaların ve kaymaların oranının fazla olmasına yol açtı. Bu şekilde bağımsız listelerle seçimlere giren Fetih mensuplarının birçoğunun kazanması üzerine, önce onları örgütten atma kararı alan örgüt yönetimi daha sonra seçilenleri tamamen kaybetmiş olmamak için kararından vazgeçme ihtiyacı duydu. 
Filistin bir yandan ihtilafı daha da kökleştiren yerel seçimlerin sıkıntısını yaşarken bir yandan da siyonist işgalcilerin başlattığı seçim kampanyasının hedefine yerleştirilmekten dolayı her an saldırıya maruz kalma korkusunu yaşıyor. Çünkü daha önce de dile getirdiğimiz üzere siyonist politikacıların seçim kampanyaları Filistinlilere yönelik tehdit ve saldırılarla sürüyor. İşgalcilerin seçim kampanyasının başlamasından bu yana aralıklarla gerçekleştirilen saldırılarda şehit edilenlerin sayısı 10’u yaralananların sayısı da 30’u geçti. Bir yandan da geniş çaplı operasyon tehdidi yoğun bir şekilde sürdürülüyor. Siyonist işgalci, Katar Emiri Hamed bin Halife es-Sani ile Amerikalı ünlü düşünür Noam Chomsky’nin Gazze ziyaretine tepkisini de birkaç füze saldırısıyla ve dört Filistinliyi şehit ederek gösterdi.

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT