İçimizdeki CHP’liler

18.05.2010 13:35

Yıldıray Oğur

Bugünkü gazeteleri dikkatle okuyun.

Muhtemelen “Kemal Kılıçdaroğlu zor beyin oğlu” türü bir coşkunlukla karşılaşacaksınız.

“Sayın Baykal partiye son bir hizmetiniz dokunsun” gibi fazlasıyla içerden bir dille yapılmış çağrılar, “AKP’nin hakkından ancak Kılıçdaroğlu gelir” manasına gelen partizanca yorumlar göreceksiniz.

Yani bugünkü gazeteler CHP’de ne olup bitiyor sorusuna fazlaca takılmayanlar için eşsiz bir cevher.

Yoksa CHP’de ne olduğu meselesinde takılacak bir şey yok zaten.

“Tarihin motoru şiddettir” der ya sosyalist babalar. CHP’de, durmuş tarih motorunu bir seks kaseti çalıştırdı, olan bu. CHP’nin tarihsel materyalizmi, takılıp kaldığı Baykal aşamasından yeni bir aşamaya geçiş yapıyor. Bunca gürültünün nedeni de kâtiplerin matbaaya karşı çıkması. Ama sorun şu ki Türkiye artık bilgisayar çağında.

Atatürk’ün silah arkadaşlarından Önder Sav’ın öncülük ettiği bir değişim bu. Bunca çağdaşlaşma, uluslaşma hamlesinden sonra Atatürk’ün koltuğunun en parlak adayı da insana devlet dairelerini hatırlatan pembe dosyalı dürüst bir memur.

Partinin en demokrat ve soldaki siyasi figürü ise teklif gelse çok rahat AKP’de de İstanbul İl Başkanlığı yapabilecek bir isim.

Tabii haksızlık etmemek lazım. Cumhuriyet’in yok saydığı, makbul vatandaşları arasına sokmadığı bir Kürt Alevisinin CHP’nin başına gelmesi de, Cumhuriyet’in üzerine bomba yağdırdığı Dersim’den çıkmış bu parlak lider adayının bu katliama önce kızıp sonra da “ama acımadı ki” demesi de Cumhuriyet’in büyük başarılarıdır.

Ama başta da dediğim gibi beni bunlardan çok bugünkü gazetelerin muhtemelen yeniden göstereceği daha büyük bir sosyolojik gerçek ilgilendiriyor.

Cumhuriyet’in esas başarısı olan o gerçek şudur:

Bu ülkede okumuş yazmış, zengin olmuş herkes hâlâ CHP’nin potansiyel üyesi kabul edilmektedir.


Türkiye okumuşlarının, elitlerinin, gazetelerinin, köşe yazarlarının birinci partisi hâlâ CHP’dir.

Bugünkü gazeteleri, CHP’de ne olup bittiğini öğrenmek için değil, eşsiz bir cevher olarak okuyun derken bunu kastediyorum.

İçinizdeki CHP’liyi keşfedin bu cevherde.

“Baykal’ın karşısına çıkan aday Anıtkabir’e alınmasın” diyecek kadar zıvanadan çıkmış CHP İkitelli teşkilatı delegesi gibi yazan köşe yazarlarını;


Taraf
’ın Fethullah Gülen’den işaret alıp Baykal’a yapılan komploya karşı durduğunu söyleyecek kadar parti içi hizipçiliğin öfkesine kapılmış ombudsmanları;

CHP’yi koruma aşkıyla, “AKP’lilerin de seks kasetleri var” diye şantajlara başvuracak kadar porno siyasetine kendisini kaptıranları;

Yandaş dedikleri gazetelerden isimlerin bile AKP’yi övmeden önce beş kez “ama ben AKP’li değilim” demek zorunda hissettiği ülkede, adını söyleme rahatlığında “Ben hep CHP’ye oy veririm, üç kuşak CHP’liyiz” diyen genel yayın yönetmenlerini okuyun ve Cumhuriyet’in bu başarısının hakkını verin.

Bu yazıyı okuyabildiğinize göre siz de potansiyel bir CHP’lisiniz.

CHP’lilik sizi ODTÜ’de bir kantinde, bir reklam ajansı ofisinde, beyaz yakalıların oturduğu bir rakı masasında, sitenizin apartman yönetimi toplantısında bir anda yakalayabilir.

Kendinizi, herkesin baştan CHP’li olduğu varsayılıp başlayan bir CHP içi muhabbetin içinde bulabilirsiniz.

Zaten diğer partiler saf ve temiz halkı kandıran, yalancı, karanlık, Zübükzade sağcıların partileridir, sizin ne işiniz var orda.

Esas yandaş olan medyanın “Yandaş medya” deme orgazmını, “AKP demokrasi getirse de istemiyorum” bağnazlığını, bir de buradan yakın...

Yani CHP’nin esas sorunu, liderinin 72 mi, 62 mi yaşında olduğu, genel başkanının eşini aldatıp aldatmadığı, çok dürüst olup olmadığı değil; okumuşların, zenginlerin doğuştan üye kabul edildiği sosyolojik bir zümrenin normal bir siyasi partiye dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğidir.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim