''Hz. Peygamber'in Sünnetinde Aile ve Eğitimi''

18.05.2015 00:29
''Hz. Peygamber'in Sünnetinde Aile ve Eğitimi''
Akhisar Özgür-Der temsilciliğinde düzenlenen seminer programlarının bu dönemli son programını Batman Özgür-der'den Şefik Sevim sundu.

''Hz. Peygamber'in Sünnetinde Aile ve Eğitimi'' başlıklı konuyu anlatan Sevim konu hakkında özetle şunları anlattı:

Aile, bireyin bilinçlendiği, duygusal derslerin alındığı, karakterin belirlendiği ilişkilerin olgunlaştırıldığı rahmani bir okuldur.

Çocuğun manevi bakımdan kendisini emniyette hissettiği yegane kaledir. Sevgi, şefkat, nezaket, acıma, cesaret, metanet ve irade gücünün temelleri tamamen ailede başlar, şekillenir.

Aile hangi ideolojik yapıya göre oluşmuş olursa olsun fert bazında insan için en büyük güç kaynağıdır. Hayata, sorunlara, kötülüğe, sıkıntılara ve zor günlere karşı sığınaktır. Tıpkı ana rahmi gibi sevginin, merhametin, şefkatin ve güvenin yuvasıdır.

Erdemli ve mükemmel bir toplum yapısı gerçekleştirmenin en önemli şartı olan hak ve sorumluluk bilinci, toplumun çekirdek birimi olan aile için vazgeçilmez bir önem taşır.Hz. Peygamber aile ile bireylerinin haklarını ihmale neden olacak nafile namaz kılmak,oruç tutmak vb. nafile ibadetler yapmaya bile izin vermemiştir.

Yüce Allah Mısırda tevhit mücadelesini yürüten ve nerden başlayacağını bilmeyen Hz.Musa ve kardeşine evden başlamalarını emreder. Biz de Musa ile kardeşine: “Şehirde halkınız için bazı evleri karargah edinin” diye vahyettik, “ve [onlara deyin ki] ‘Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün; ve namazda devamlı ve kararlı olun!’ Ve [sen ey Musa!] inananları [Allah'ın yardımıyla] müjdele!”

Modernizm evsizdir. Yoğun enformasyon ve iletişim ile insan yoğun bir yalnızlığa itiliyor. Düşünceler flulaşıyor, yaşamlar karışıyor ve benzeşiyor. Kıblesi olmayan, hedefi bulunmayan, ruhunu, özünü, kaybetmiş, kendisine yabancılaşmış, tüketim kölesi, hazcı, maddeyi tanrılaştırmış bir modern insan ve bu şekilde yetişen milyonlarca çocuk…

Çocuğun düşüncelerinin, davranışlarının 6-18 yaş arası şekillendiğinden, bu yaşın da ulus devletlerdeki zorunlu eğitim yaşı olarak kabul edilmesi Müslüman ailelerim alternatif eğitim oluşturması sorumluluğu açısından iyi okunması gereken toplumsal bir gerçekliğimizdir.

“Müslüman’ca yetiştirilmiş bir çocuk sürekli sadakadır” anlayışımızdan hareketle inançlı dinamik bir nesil inşa edilmesi gerekir.

Peygamber örnekliğinde çocuğun dini duygu ve düşünce eğitiminde şunlara dikkat edebiliriz.

Çocukların çekinip ürkmelerine sebebiyet verecek hiçbir davranışı olmamıştır.

Fatıma, babasının yanına girdiği zaman, Allah'ın elçisi ayağa kalkar, ona merhaba der; onu öper ve kendi yerine oturturdu.

Karşılaştığı çocuklara selam verip hal hatırlarını sorardı; hatta hoşlanacakları lakaplar takmak suretiyle çocuklarla şakalaşırdı.

Sokakta torunu Hüseyin'i kovalayabilecek kadar doğal davranmıştır.

Çocuklarla birlikte cemaatle namaz kılmıştır.

Bazı davetlere çocukları da beraberinde götürmüştür.

Henüz ergenlik çağına gelmemiş çocukların biatlerini kabul etmiştir.

Peygamberimizin yanına izinsiz girenlerin tek istisnası çocuklardı.

Medine'ye her girişinde bindiği bineğin üzerinde Allah Resulüne sarılmış birkaç çocuğu görmek çok olağandı.

Çocuğun dini duyguları kazanmasında etkili olan metodları şöyle sıraladı.

İyi örnekler oluşturmak: Örnek olan kimse etkisinde kalan kimseyi işler, yoğurur ve onu kendisi gibi olmaya doğru götürür. Nitekim çocuklarda şuursuz olarak başlayacak taklitler, zamanla şuurlu birer duygu, düşünce ve davranış haline gelir.

1) Çocukların sorularından yararlanma: Verilecek cevapların sade, sıkıntısız, laubalilikten uzak ciddi ve kuşkuya meydan vermeyecek şekilde olması gerekir.

2) Sevgiyle yaklaşma: Temelinde sevgi olmayan hiçbir eğitim başarılı olamayacağı gibi, sevgiyi esas almayan hiçbir din de geniş halk kitleleri arasında benimsenme şansını yakalayamaz.

3) Mabetlere ve tarihi yerlere götürmek: Tarihi, mimari, kitap fuarları, hat sergileri, müze ziyaretleri, Kur'an-ı Kerim okuma etkinlikleri, dini sempozyum ve panellere, Müslümanların konferans, seminer, tiyatro gibi etkinliklere anne-babayla katılmaları dini duyguları kazanmada son derece faydalıdır.

4) Hastalık veya ölüm anındaki duygulardan yararlanma.

5) Yüce değerlere sahip insanların öykülerini anlatma. Değerlerin ve bedellerin ölümsüzleştirdiği insanların hayat hikâyeleri, çocuk ve ergen çağındaki gençlere gerekli araç ve gereçlerle sunulduğunda tahminlerin üzerinde etkili olacaktır. ( Çağrı, Hz. Meryem, Ashab-ı Kehf filmleri vs.)

6) Evdeki dini tablolar, semboller, figürler, kullanılan dil, çalınan müzik, ibadet atmosferi, dini kitaplar çocuğun zihninde iz bırakan önemli unsurlardır.

7) Müslüman ailelerle geliştirilen Sılah-i Rahim ve neticesi olan gündemler.

 Uyumlu, huzurlu ve örnek bir aile modeli için şunları  önerebiliriz:

1) Çocuğun ruh sağlığı üzerinde olumsuz etki yapan nedenler tespit edilmeli, bu gelişmelerin önüne geçilmesi için gereken çabalar ortaya konulmalıdır. Çocuğun ruh sağlığı üzerinde olumsuz etki bırakan nedenler: Sevgi eksikliği, bazı tartışmalar, zina, ayrılıp birleşmeler, aile kavgaları neticesinde küsmeler, somurtmaları ağlayıp bağırmalar, kıskançlıklar, tehditler.

2) Haftalık aile değerlendirme toplantısı yapmak.

3) Evde kitap okuma ve ibadet yapma alışkanlığını geliştirmek.

4) Sılah-i Rahim geleneğini sürdürmek. ( Aile büyükleri, komşular, hastalar, mezarlar ziyaret edilmeli.)

5) Ailede düzen fikrinin gelenekleştirilmesi: Uyku, uyanma, yemek ve ibadet saatleri, eve geliş ve programlı çalışma saatleri

6) Aile düzeninin, açık net ve şeffaf bir işleyiş içerisinde olması.

7) Aile gezileri, piknikler, seyahatlerin imkânlar ölçüsünde yapılması.

8) Sorunların eve taşınmaması duyarlılığı.

9) Teknolojik araç-gereçlerin ( tv, bilgisayar, cep telefonu vs.) amaç dışı kullanılarak evin atmosferini ve işleyişini mekanikleştirmesinin önüne geçmek, evin/ ailenin tabiliğini koruyucu unsurları canlandırmak. ( Aile içi dertleşme, sılah-i rahim, misafirperverlik, okuma vs.)

10) Ebeveynin, özellikle babanın örnek ve mütevazı duruşu.

11) Aile fertlerinin bireyselliği aşan bir cemaat ruhu içerisinde müslümanca sorumluluklarını yerine getirici, Salih amelleri esas alan etkinliklere ortak katılım duyarlılığı göstermesi.

12) Babanın evden uzun süre ayrı kalmaması.

13) Babanın mesleği, kazancı, sosyal seviyesi ve toplum içindeki konumu ve meşruiyeti,Yaşanılan sosyal çevrenin vasat şartlarının altına düşmeyecek kadar helal kazançla ekonomik imkanların oluşturulması önemlidir.

Son olarak ilahi rızayı kazanacak bir aile yapısı için dua  edilerek program son buldu.

akhisar-20150517-02.jpg

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim