1. YAZARLAR

  2. Nusret Çiçek

  3. Huzur mu, huzursuzluk mu?
Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Yazarın Tüm Yazıları >

Huzur mu, huzursuzluk mu?

A+A-

Bir köyde iki muhtar olursa vay o köyün haline...

Saadet Partisi’nin geldiği aşamada aynı kaygıları taşımıyor değiliz. Madem parti genel merkezine hakimler çağrıldı, madem CHP Genel Sekreteri’nin kapısı çalındı, bu aşamadan sonra arayasın ki huzur bulasın... Bamteli ortadan kopartıldı...

Geçenki makalelerimiz; “Erbakan Vesayeti” ile “Ağabeyler Partisi” çokça yorum aldı, telefonlar da geldi gitti... İşte o yorumlardan bazılarını birlikte paylaşalım.

Mehmet Altınkurt: “ ‘Şeytandan ve siyasetten Allah’a (cc) sığınırım’ diyen Bediüzzaman doğru söylemiş. Ölmeden siyaseti bırakmak olmamalı mı? El insaf yani! Her şeyin zamanı var. Abiler, sizin zamanınız da bitti. Abiliğinizi bilin ve sorulursa akıl-fikir verin, o kadar...”

Durmaz: “Yazar doğru söylüyor. Eğer yanlış varsa kendi aralarında istişare edilir. Birlik beraberliği bozmaya kimsenin hakkı yok. Sayın Kurtulmuş’u desteklesinler ki iktidarın karşısında önce sağlam muhalefet, sonra da iktidar olalım. Bölünmek kimseye yaramaz.”

RCP: “Kalemine sağlık Nusret bey. Saadet’teki durumu işte en güzel şekilde dile getiren makale. Önyargıları bir kenara bırakıp gerekirse bu makaleyi üç kez okuyalım ve elimizi kalbimizin üzerine koyup kalbimizin sesini dinleyelim, ondan sonra yorum yazalım. Listeye girenler İsrail’den gelmedi. Bu teşkilatın insanları değil mi?”

Hüseyin Yusuf: “Numan Bey, işi yokuşa sürüyor... Bunun gençlikle ihtiyarlıkla ne alakası var? Nusret Çiçek bey siz hiç İslam tarihini okudunuz mu? Okuduysanız, “Sen ihtiyarladın, in aşağı. Ben gencim, ben oturayım” diye bir hikayeye rastladınız mı? Peki sizce hizmet edebilmenin bir yaşı var mı? O zaman siz de çekilin, köşenizi gençlere bırakın.”

Babilli: “Adama bak, dünya biliyor yazar bilmiyor. İlahi Nusret bey sen de amma da yaptın. Saadet’te asla ve asla Erbakan vesayeti kalkmaz. Muhammed Fatih Erbakan’ın yaşı erginliğe ulaşsın yani yasal olarak başkan olma hakkını elde etsin o zaman sen de gör. Ne Kurtulmuşlar ne de başkaları Erbakan vesayetini kıramazlar.”

Harun: “Erbakan Hoca son 40 yıla mührünü vurdu. Bugünkü değişiklikler, bu milletin önünün açılması onun vesilesiyle olmuştur. Bir donumuz kalmıştı ayağımızda, onu da alacaklardı, hocam bizleri uyardı, silkeledi uyandırdı. Hâlâ bunu göremeyenler ileri geri konuşuyor, yazıyor. Bunun vebalinin altından nasıl kalkacaksınız? Biraz insaflı olunuz.”

Sezai Aydın: “Mü’min, bir delikten bir defa ısırılır. MNP’den itibaren bu zihniyet ve kadronun aleyhinde olanları hâlâ keşfedemeyen, mü’minim diyenlerin basiretinden endişem var. Ya bunlar kendini kandırıyor, mü’minin “m”sini bilmiyor. Gafiller veya hainler. Ben hiçbir şey bilmesem bakarım dünya literatüründe ve ülkemdeki din düşmanları kime düşmansa o benim dostumdur. Şöyle bir baksınlar; 60’lı yıllardan günümüze kadar Milli Görüş zihniyeti ve kadrosu hangi badirelerden geçti ve ne entrikalarla karşılaştı? İnsanımızın ne zaman bu kadroya meyil ettiği görülse hemen uluslararası ve yerli azılılar devreye girip parçalamanın bir yolunu buluyorlar. Nusret Çiçek’e teşekkürler...”

Hüseyin Gazi: “Güçlerimizi hırlaşmak için değil, birleşmek için harcayalım. Küfür her zaman ve zeminde tek millet oluyorken hak çizgide olanların ayrı ayrı saflarda olmaları içimizi sızlatmıyor mu? Nusret hocamın yazdığı bu makalenin her satırına katılıyorum. Ona ilave olarak şunu söylüyorum: Seçim günü geldiğinde bizler AK Parti, SP ve BBP arasında seçim yapmak zorunda kalıp manevi sancı yaşamak istemiyoruz. Gönül rahatlığıyla oy verebilmek için bu üç partinin beraber olduğu bir oy pusulasında bu muhteşem ittifaka mühür basmak istiyoruz. Zira referanduma evet diyecek olan da bu üçü...”

Trngms: “Çok olgun bir yazı. Yazara hassas tutumundan dolayı teşekkürler... Aynı hassasiyeti genel başkanımızdan da beklerdik. Parti vizyonunu genişletmek adına ettiği sözlerin tabanda açacağı yarayı hesap etmeliydi. (Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak da var). Birilerini memnun etmek adına söylediği sözlerin kadrolardaki tesirini düşünmemiş olamaz... O zaman Numan bey neden bu sözleri etti, konu sırf gençleşme ve kadro değişikliği olsaydı amenna. Ama Erbakan hakimiyeti algısını söylem olarak da kaldıracağız deyince iş farklı mecralara kayıyor. Saadet milli görüş partisidir. Aksi halde bu insanlar neden dursun bu partide.”

Berkant Gizemli: “Uyanmayanlara bu yazıyı okutmalıyız ve uyandırmalıyız.... Teşekkürler sayın Nusret bey. Oynanan oyunlara karşı çok güzel bir yazı yazdınız. Ferasetinizin daha da keskin olmasını gönülden diliyorum. Selamlar...”

Sdk Büyükkaya: “Nusret abi, sana hürmetlerimi sunuyorum, yaşça da büyüksün ellerinden öpüyorum. Benim düşündüklerimi kaleme almışsın. ALLAH senden razı olsun.

Allah senin mekanını cennet etsin. Abi bunlar tamamen bunadı. Bunlara sözü geçen lütfen bir şeyler söylesin Allah için. Bunlar bize yıllardır anlattıklarının tam tersini yapıyorlar. Ne oldu sanki girmeyiversen GİK’e, dünyanın sonu mu?

Yazık değil mi bu teşkilâtlılara, bu insanlara? Yazık değil mi bu tabana, bu çalışan insanlara? Bu dava için işinden aşından olan insanlara, yazık değil mi bana? Ben kendim Büyükşehir’de çalışıyorum. 2 senedir 600 milyon eksik maaş alıyorum. Yazık değil mi benim çocuklarıma, yazık değil mi bana?

Suçum ne? Seçimlerde Saadet Partisi’ne çalışmak için Hocama yeminim vardı. Çünkü çalışmak zorundaydım. 20 yıldır bu davaya hizmet ediyorum. Yazık değil mi bir koltuk için bu davayı sekteye uğratmaya? Nusret abi, ben Saadet Partisi ... teşkilatında mahalle başkanıyım. Çalışmalıyım çalışmalıyım. Çalışacağım, şartlar ne olursa olsun Numan Bey’i destekleyeceğiz. Çünkü teşkilatların % 95’i aynı düşünüyor.(...)”

Nasip olursa bir başka yazıda devam ederiz...

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT