1. HABERLER

  2. HABER

  3. Hüseyin Çelik: 28 Şubat'ın da Hesabı Sorulacak!
Hüseyin Çelik: 28 Şubatın da Hesabı Sorulacak!

Hüseyin Çelik: 28 Şubat'ın da Hesabı Sorulacak!

Yargı ile ilgili kararların adaletin görevi olduğunu belirten Çelik, “28 Şubat ve 27 Nisan bildirisinin hesabı da günün birinde sorulacaktır.” dedi.

A+A-

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki fezlekeyi değerlendiren AK Parti'li Hüseyin Çelik, yargıya müdahale etmediklerini söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı basın toplantısı düzenledi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İşte satırbaşları:

SANKİ DARBEYLE YARGILANMAK DAHA ASİL BİR SUÇ

Muhalefet 'yargılamazsınız 'dedi ama dava başladı. Bildiğiniz gibi son zamanlarda darbecilik terörsitlik tartışmaları yapılıyor. Bir insanla ilgili olarak mahkemeler nihai hüküm vermeden böyle vasıflandırmak hakkımız değil. Ama şunu gördüğüme şaşırıyorum. Sanki darbecilik teröristlikten daha şerefliymiş gibi davranılıyor.

Bunların ikisi de silahla yapılan şeydir. Sanki darbeyle suçlanmak daha asil bir suçmuş gibi tartışma yapılıyor. Bunu hayretle izliyorum. Türkiye'de darbeye teşebbüs edenler de, alt yapısını hazırlayanlar da yargılanmaladır. Bizim şahıslarla derdimiz yoktur. Biz prensipler çerçevesinde olaya bakıyoruz.

Faruk Nafız Çamlıbel Yaasıada mahkumlarındandı. Bir dizesinde diyor ki; 'Bu elem defteri bu dünyada kapansın dilerim. Ahirette açılır o defter'. Eninde sonunda günün birinde hak teccelli eder. Herkesin takkesi düşer ve kel görünür. İlahi adalet bunların hesabını soracaktır.

28 ŞUBAT'IN DA 27 NİSAN BİLDİRİSİNİN DE HESABI SORULACAK

"Bütün Pinochet'ler hesap vermelidir. Ben burada 12 Eylül'ün tablosunu filan anlatmak istemiyorum. 1 milyon 650 bin insan bu işin mağduru olmuştur. Bu karanlık dönem, ümit ediyorum ki bu davaların başlamasıyla tekrar aydınlanacaktır.

Bu, 28 Şubat için de yapılmalıdır. 28 Şubat bir Gestapo dönemiydi, manevi işkencelerin yapıldığı bir dönemdi, belki doğrudan kimseye silah doğrultulmadı ama Sincan'dan yürütülen tanklar aslında milletin iradesinin üzerinden yürütüldü. 27 Nisan bildirisi de buna dahildir.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki; 'Niye bu dönemi yargılamıyorsunuz?'. Biz mi yargılıyoruz? Hükümetler yargılama makamı değildir, biz kimseyi yargılamıyoruz. 12 Eylül'ü yargılayanlar bu memleketin hukukçuları olduğu gibi, 'Ergenekon' davasında yargılama yapanlar bu ülkenin adaleti olduğu gibi 'Balyoz' davasında da bu ülkenin adaleti, hakimi ve savcısı. Bunların da hesabı günün birinde sorulacaktır.

28 Şubat sürecinde Türkiye'de bir rezillik sergilendi. Tele-kızların, uyuşturucu baronlarının, zamparaların irticanın bir aleti olarak ortaya sürüldüğü bir dönemdi. Medyamız bu işlere o zaman teşne oldu. Bu açıdan herkes bu mesele ile ilgili kafasını netleştirmelidir.
'Şu yargılanıyordu, bu niye yargılanmıyor?' diye bize soruyorlar. Yargılamaları biz sıraya koymuş değiliz. Bu ülkenin adaleti var. 'Yargı hükümetin iktidarın talimatıyla hareket ediyor' diyorlar ama bir taraftan da bize 'şunun, bunun yargılanması için devreye girin' diyorlar. Ancak bizim iktidarımız böyle bir çelişkinin içinde olmayacaktır."

CHP'LİLER MÜSAMEREYE GİDEN ÇOCUKLAR GİBİ...

Bugünlerde CHP tam bir direkler arası manzarası sergiliyor. Kılıçdaroğlu'na fezleke hazırlanmış. CHP'liler tıpkı bu fezleke için müsamereye giden çocuklar gibi şendiler.CHP'liler Kuzey Kore lideri Kim Jong'un öldüğünde halkın gösterdiği tepki gibi tepki gösterdiler. Onlara da ağla dediler ağladılar.

NEDEN ŞİMDİ KIYAMET KOPARDILAR?

Peki bu fezleke olayı neden bu kadar abartıldı? Kılıçdaroğlu ile ilgili genel başkanlığı döneminde ilk defa mı fezleke hazırlanıyor.Hayır...

01-06-2011'de Bitlis Valisine hakaretten, 19-9-2011'de farkllı yerlerdeki Bitlis Valisine hakaretten, 19-11-2011'de,13-04-2011'de Ali Bayramoğu'na hakaretten, 20-05-2011 de Kılıçdaroğlu hakkında fezleke hazırlanmıştır. Bütün bunlar için kıyamet koparmadılar da şimdi ne oldu?

CHP KENDİ İÇİNDE KAYNIYOR

Hukukçulara militan diyeceksiniz, Silivri Cezaevi önünde gidip hakeret edeceksiniz. Sonra Başbakan'ın haberi var diyeceksiniz. Başbakan'ın, İsmet Yılmaz'ın, Ömer Çelik'in, İdris Naim Şahin'in hakkında hazırlanmış fezleke var.E bunlara ne diyeceksiniz?

HER CEZAEVİNE GİREN BAŞBAKAN OLMUYOR

Ama CHP'lilerin bu kadar basit tutuma gireceklerini düşünmemeiştim. Parti içinde kaynıyor. Kılıçdaroğlu mazlum havasını oynuyor. Fakat öyle takdim ettler ki sanki Kılıçdaroğlu cezaevine gönderilecek. Sanıyor ki her cezaevine giren Başbakan olacak. Sinan Ergün olmadı Sayın Kılıçdaroğlu.

MHP CHP İLE AYNI KONUMA GELDİ

Devlet Bahçeli bu iddialarla yargılanan insanları Süleyman Nafiz'e benzetiyorsa birşey diyemiyorum. MHP Ulusalcılık konusunda CHP'le aynı konuma geldi. Eğer Sayın Bahçeli Yassıada tututklularını Bekirağa Bölüğüne benzetseydi gerçek benzetme olurdu. Bu benzetmeyi taglihsiz benzetme, tarihten haberi olayan bir benzetme olarak görüyorum.

BU HALK DARBE SEVERLERİ SEVMEZ DARBE SAVARLARI SEVER

Bu halk darbe severleri sevmez darbe savarları sever. Darbecileri meşru gören zihniyet ayaklarımız altındaki zihniyettir.

BAŞBUĞ ŞUAN YARGILANDIĞI YERDE YARGILANMALI

Sayın Başbuğ'un tutuklaması ile kafa karışıklığı yaşanan İnternet Andıçı taraflarından birisi de Ak Parti. Parti olarak Yüce Divan'da mı Özel mahkemede mi yargılanmalı?

Başbuğ'un yargılanmasını gereken yere de değinen Çelik; ''42 site hazırlayıp propaganda yapmak, sonra kapatma davası açılacak. Sonra bunu mesleği ile ilgili suç sayacaksınız. Bunun neresi askeri mesleği ile ilgili suç. Darbeye teşebbüs etmek, halkın seçtiği hükümeti deverimeye çalışmak askeri suç değildir. İster Genelkurmay Başkanı, ister Başbakan, ister terörsit olsun herkesin adil yargılanmaya hakkı vardır. Ben Sayın Başbuğ'un şuan yargılandığı yerde yargılanmasını düşünüyorum.'' dedi

YİĞİT BULUT BAŞDANIŞMAN OLDU MU?

Yiğit Bulut'un Başbakan'a başdanışman olarak atandığı iddialarına da değinen Çelik; 'Düne kadar resmi işlem yoktu .Ama olabilir mi olamaz mı bilemiyorum. Bakanlar, Başbakan istediği insanı çalıştırabilir. Ama düne kadar resmi işlem yapılmadı. Kesin bilgi sahibi değilim'' dedi.

 

HABERE YORUM KAT