Hürmüz'e dikkat!..

08.07.2008 05:13

Fikret Ertan

İran saldırıya uğradığı takdirde ne yapacağını geçenlerde İran Devrim Muhafızları Komutanı Tuğgeneral Muhammed Ali Caferi'nin ağzından bütün dünyaya ilan etti: ''İsrail'i füze yağmuruna tutar ve Hürmüz Boğazı'nda kontrolü ele geçiririz."

Caferi hem İsrail'e hem Amerika'ya ve hem de dünyaya gözdağı verme anlamı taşıyan bu sözlerini 28 Temmuz günü mahalli Cem-i Cem adlı gazeteye verdiği demeçte söylerken geçen cuma günü de İran Haber Ajansı İRNA'ya İran'ın nükleer tesislerine karşı yapılacak saldırıyı savaş başlangıcı olarak göreceklerini de açıklamış bulunuyor.

İran, yapacaklarından ilki olan İsrail'i füze yağmuruna tutmayı gerçekten yapabilecek güç ve yeteneğe çoktandır sahip bir ülke. Çeşitli modellerde Şahap ve başka tip füzelerle İsrail'e ulaşabilecek ve büyük zararlar verebilecek durumda. Bunu İsrailli yetkililer de zaten kabul ediyorlar. Nitekim bu konuda dün son olarak Zaman'da eski İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Eytan Ben-Eliyahu'nun muhtemel bir savaşta İran'ın (Suriye ile birlikte) İsrail'e 5.300 füze atacağını söylediğini de burada hatırlatalım.

İran'ın yapacaklarından ikincisi olan Hürmüz Boğazı'nda kontrolü ele geçirmesi konusu ise füze konusundan çok daha karmaşık, tehlikeli ve bütün dünyayı etkileyebilecek, çok acı ve pahalı sonuçlara yol açabilecek bir konu elbette. Bunun sebebi malum: Boğaz, İran ve Körfez ülkelerinden dünyaya sevk edilen ham petrolün aktığı en önemli ana damarlardan birisi elbette.

Güneydoğusunda Umman Körfezi, güneybatısında Basra Körfezi, kuzey kıyılarında İran ve güney kıyılarında Birleşik Arap Emirlikleri'nin yer aldığı Hürmüz Boğazı çok dar bir boğaz. En dar yerinde genişliği 34 kilometre kadar. Tankerlerin ve diğer gemilerin gelip geçtiği deniz trafik koridoru sadece 9 kilometre genişliğe sahip. Bunun 3 kilometresi gelişler, 3 kilometresi gidişler ve bunların arasında kalan 3 kilometre de bir tür tampon bölge. Boğaz petrol ihraç eden Körfez ülkeleri ve İran'ın okyanuslara açıldığı tek çıkış noktası. Bölgeden çıkarılan petrolün yüzde 90'ı bu boğazdan geçerek dünya piyasalarına ulaşıyor.

Rakamlarla söylersek günde 17 milyon varile yakın ham petrol bu dar boğazdan geçiyor. Bu miktar da dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 40'ına tekabül ediyor. Şüphesiz bu muazzam bir miktar sayılır. Bu yüzden de Hürmüz ana petrol damarlarından birisi.

Hürmüz'de tanker trafiğinin engellenmesi ya da durması halinde sadece bir alternatif var: Trans-Arap petrol boru hattı. Yaklaşık 2000 kilometre uzunluğundaki bu hat Suudi Arabistan'dan geçip Kızıldeniz'de son buluyor. Ancak bu hattan sevkiyatın zaman alacağı ve hattan da 17 milyon varilin sadece 3 milyonunun sevk edilmesinin mümkün olabileceği bugünden söyleniyor.

Diğer yandan, ham petrol için az da olsa bu alternatif varken bölgeden dünyaya sevk edilen LPG denen sıvılaştırılmış doğalgaz için hiç alternatif yok. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin global LPG'nin yüzde 18'ine tekabül eden LPG sevkiyatının başka yerden yapılması şansı bulunmuyor.

Hürmüz Boğazı işte böylesine önemli bir boğaz. Kapanması ya da trafiğin engellenmesi halinde dünya petrol piyasalarının ne hale geleceğini varın siz hesap edin. Petrol 250 dolar mı, daha fazla mı olur, doğalgaz fiyatları nerelere tırmanır, düşünmesi bile çok korkutucu.

Son olarak, "İran Hürmüz'de dediğini yapabilir mi, Amerika, İran dediğini yapmaya kalkarsa ne yapar, tavrı ne olur?" derseniz, 'savaş olur' derim. Zaten bölgede görevli Amerikan 5. Filosu Komutanı Amiral Kevin Cosgriff, İran'ın Hürmüz'e karşı yapacağı bir hareketin savaş sebebi sayılacağını geçenlerde açıkça ilan etmişti.

Hürmüz Boğazı'na çok dikkat...

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim