1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. MÜZİK

  4. Huma’ya Mektup Rap Şarkısı Oldu! (Video)
Huma’ya Mektup Rap Şarkısı Oldu! (Video)

Huma’ya Mektup Rap Şarkısı Oldu! (Video)

Sitemiz yazarlarından da olan Ahmet Maruf Demir'in Huma’ya Mektup şiir kitabı, Rap Müziği sanatçısı Laşey Deruni tarafından Rap şarkısı haline getirildi.

A+A-

HAKSÖZ HABER

Ekin Yayınlarından 2015 yılı Temmuz ayında çıkan ve sitemiz yazarlarından da olan Ahmet Maruf Demir'in Huma’ya Mektup şiir kitabı, Rap Müziği sanatçısı Laşey Deruni tarafından Rap şarkısı haline getirildi. Huma’ya Mektup’taki ayrı ayrı şiirlerin sözlerinden derlenen şarkıya ayrıca bir de klip yapıldı. Klip yayınladığı ilk dakikalardan itibaren de sosyal paylaşım sitelerinde ümmet derdine sahip kişiler tarafından da epey bir teveccüh gördü.

Biz de bunun üzerine “Ümmet Dertli Rap” sloganıyla şarkılarını söyleyen Laşey Deruni'den bir şiir kitabında bulunan farklı farklı şiirlerin sözlerinden bir araya getirdiği Huma'ya Mektup eseri ve Rap müziği hakkında kendisinden duygularını almak istedik. Kendisi de bizleri kırmayarak Rap müziği ve Huma'ya Mektup hakkındaki düşüncelerini sitemiz okuyucuları için paylaştı. 

"İnsanlar Rap müziğini dinlerken, cümleler arasında her an bir argo kelime çıkabilir korkusuyla ya da Rap müziğini anlayamayız dedikleri için pek fazla dinlemiyorlar. Fakat ne yazık ki Rap müziği piyasasında bu sanatı icra edenler içinde bu duruma hassasiyet gösterdikleri için de tutulan ve sürekli dinlenen az sayıda da insan var. Ki Rap müziğini amacına uygun şekilde söyleyen insanda bu yüzden de azdır.

Rap müziğinin kökenine kısaca değinecek olursak isek; merkezi olan Amerika'da bu tarz bir müzik, ezilen, köle gibi görülen siyahilerin haklarını aramak için kendilerini ifade etmek adına başlattıkları doğaçlama bir müzik akımıdır. Şuan da ise bu tarz müzik dünyanın birçok yerinde yapılmaktadır. Özellikle de genç neslin kulaklarını son zamanlarda epey bir sarmıştır.

Etrafımızda da haksızlıkların, ezilmişliğin, canavarlaşmış insanların çoğaldığı, her gün kan gölüne dönen komşu ülkelerin ve ülkemizde yaşanan adaletsizliklerin yüzümüze tokat attığı görülüyor. Böylece, Rap müziği nasıl ki ABD'de ezilenlerin müziği olarak icra edilmişse; bir Müslüman olarak da benim de icra edeceğim bu tarz bir müzikle, mazlumların sesi olmak, zalimleri eleştirmek ve aynı zamanda da gençlerin küfürlü/isyankar beyinlerini tıkayan boş lafları dinlemeleri yerine bu şekilde içeriği daha dolu olan ve bir amaca hizmet eden Rap müziğinin asıl gayesiyle onlara ulaşmak, kafalarında soru işareti bırakmak, düşündürmek daha hayırlı olur kanaatindeydim.

Bu kanaat ile ilk projemi Ahmet Laçin'in "Kod Adım: Suvvar" adlı şiirini Rap haline getirerek oluşturdum. Arkasından müziği ve sözleri bana ait olan" Bitmez Davam" eserin geldi. Daha sonrasında ise "Huma'ya Mektup" kısmet oldu.

Tabi Huma'ya Mektup'un hikayesi biraz uzun. Fakat kısaca şunları söyleyebilirim: İlk başta yine Ahmet Maruf Demir'in yapımcı ve sunucusu olduğu Radyo Programı olan Ezber Bozan için bir giriş müziği, radyo tabiriyle bir jıngel yapmaya kendisine söz vermiştim. Ve bunun için de uğraşıyordum. Bunu yapmaya çalışırken bu kez de yine kendisine ait olan Huma'ya Mektup şiir kitabının da çok yakında çıkacağı haberini aldım. Giriş müziğinin nasıl olabileceğini tasarlarken arada müzik alt yapı denemeleri de yapıyordum. Bu çalışmalar biraz uzayınca o arada Huma'ya Mektup'ta çıkmış oldu!

Kitap çıktıktan sonra bende alıp okudum. Daha önce bir müzik sözüm olduğu için kitabı okurken de buradan acaba Rap müziğine uygun bir şey çıkar mı diye, cümleleri düzenlemeye çalıştım. Cümleleri kurmakta açıkçası biraz zorlandım. Şiirlere derin duygular katılmış ve düşündürücü bir şekilde yazılmıştı. Bazıları da kısa ve öz olmuştu. Zamanla bir dörtlük, iki dörtlük deyince Huma'ya Mektup isimli Rap eserinin sekiz dörtlüğünü tamamladım. Kelime çıkardım, kelime ekledim. Heceler ekleyip, heceler çıkardım. Nakaratı da yine kitaptaki şiirlerden esinlenip iki dörtlük halinde oluşturdum. Daha önemlisi ise kısıtlı imkanlarla bir stüdyo da değil de evde kayıt aldım. Bundan dolayı da kayıt ve ses düzenlemesi haliyle epey çok zor geçti. En az üç hafta bu eser üzerinde uğraştığımı söyleyebilirim. Ara ara düzeltmeler ile bu süre bir aya yaklaştı. İmkanlar kısıtlı olduğu için de kendim tatmin oluncaya dek uzun bir sure bu eseri düzenlemeye çalıştım. Allah'a hamdolsun ki eser tamamlandıktan sonra büyük bir keyif duydum. Eser çok hoşuma gitti. Şunu da söylemem gerekir ki kayıt olsun, alt yapı olsun ve maddi anlamda imkanlara sahip olma anlamında olsun çok daha olanağa sahip eserlerin bile kusurları varken ve bulunabilirken; kıt imkanlar ile oluşturulan bu eserin de kusurları elbette ki vardır. Olabilir. Fakat meselemin bunlar olmadığını, asıl derdimin vermek istediğimin mesajın ne olduğunu  da özellikle ifade etmek istiyorum. Umarım bu son eserde bu yönüyle amacına ulaşır.

Temennim o dur ki Rap müziği severler içi boş, kof, argo Rap müziği dinlemektense bu gibi eserleri dinlerler. Bu minvalde Huma'ya Mektup isimli eserimizi de dinlerken ve videosunu da izlerken aslında hayatın kolay olmadığını... Bu mücadelenin ezelden basit olmadığını... Yaşam içindeyken imtihanlarımızın zor olabileceğini anlamalarına ve düşünmelerine yardımcı olur.

Son olarak bu müziği icra etmem de bana maddi ve manevi her türlü desteği veren herkese çok teşekkür ederim."

Laşey Deruni mahlasıyla Rap Müziğini icra eden Bilal Acar'ın Rap müziği ve özelde Huma'ya Mektup eseri hakkında düşünceleri bunlar. Biz de kendisini tebrik ediyor ve daha nice ümmet dertli eserleri kendisinden bekliyoruz.

HABERE YORUM KAT

1 Yorum