1. HABERLER

  2. HABER

  3. “Hükümet Şikede Ergenekon'a Yenildi”
“Hükümet Şikede Ergenekona Yenildi”

“Hükümet Şikede Ergenekon'a Yenildi”

Siyasetle futbolun iç içe olduğunu vurgulayan Ecevit Kılıç, “Ak Parti FB’lilerin kendisine karşı politik tavır sergilemesinden çekindi. Bunun yanında taraftar şikeyi normal olarak görüyor, başka bir suçla ilişkili görmüyor. Bu durumda ahlâk devreden çıkıy

A+A-

Siyasetle futbolun iç içe olduğunu vurgulayan Ecevit Kılıç, “Ak Parti FB’lilerin kendisine karşı politik tavır sergilemesinden çekindi. Bunun yanında taraftar şikeyi normal olarak görüyor, başka bir suçla ilişkili görmüyor. Bu durumda ahlâk devreden çıkıyor” dedi.

ŞİKEYİ SAVUNANLAR , ERGENOKUNU DA SAVUNUYOR

Kılıç, "Şikeye özgürlük hükümete oy ve itibar kaybettirir. Çünkü ordudaki darbeci geleneğin tasfiyesi ile futboldaki illegal yapının tasfiyesi arasında bir fark yok. Şikeyi savunanlarla Ergenekon’u savunanların aynı zeminde olduğunu düşünürsek, Ak Parti burada yenilmiş görünüyor" diye konuştu.

HÜKÜMET ŞİKEDE ERGENEKON’A YENİLDİ

Mecliste şike komisyonu kurulalı neredeyse on sene oluyor. Ancak operasyon bugüne kadar bekliyor. Belki de demokrasinin, hukukun güç kazanması bekleniyor. Fakat gelinen noktada birçok insanın beklediği hukukî sonuç çıkmıyor. Biz de bu hafta Kirli Kramponlar kitabının yazarı ve şike meselesini yakından takip eden Ecevit Kılıç’la konuştuk. Kılıç hükümetin şike konusundaki kendi gayretlerini boşa çıkardığını ve Ergenekonculara yenildiğini söylüyor.

Türkiye’de şike tartışmaları ne zaman başladı?

2000’li yılların başında Türk Bank ihalesinde yapılan yolsuzluk gündeme geldi. Yapılan soruşturmalar sonucunda ilgisiz bir şekilde 1997 yılında federasyon seçimlerine mafyanın müdahale ettiği ortaya çıktı. Daha önce de mafyanın futbola müdahalesi konuşuluyordu. Fakat şike ile ilgili bir suç tanımı olmadığı için bu kişiler yargılanamadılar. 2004 yılında ise yapılan “Kelebek Operasyonu” ile Beşiktaş’ın yüzüncü yıl maçları sırasında Sedat Peker’in müdahaleleri ortaya çıktı. Beşiktaş’ın Çaykur Rize Sporla oynadığı maçtan önce Vedat Peker’in Sergen’i arayarak oynama dediği öğrenildi. Beşiktaş ligde açık ara önde giderken, bu sefer Sedat Peker’in müdahalesiyle maçları peş peşe kaybetti.

Şikeyi organize eden belli bir kurumsal yapı var mı?

O kadar garanti bir durum ki her sene bir şike olur. Burada sadece bir takımın şampiyon olması değil, ligden düşecek takımı kurtarmak, maçı kaybettiğinde gidecek teknik direktörü kurtarmak gibi birçok şike yapılıyor. Hakemi satın aldıkları gibi, karşı takımın teknik direktörüne bile kendi istediklerini yaptırabiliyorlar. Tüm bu hukuksuzlukları yönlendiren merkezde Sedat Peker ve adamları var. Ligin kaderi onun etrafında dönüyor.

Aziz Yıldırımla ne tür bir ilişkileri var?

Sedat Peker, Aziz Yıldırım’la yıllardır arkadaş. Arkadaşlığın ötesinde kader birlikleri var. Aziz Yıldırım başkan seçildiğinde Peker yurtdışındaydı ve takımın yönetimindeki insanlar karşı adayın adamlarıydı. Daha sonra Peker’in yardımıyla yeniden kongre yapıldı ve yönetime Yıldırım’ın adamları getirildi. Bir de tabiî Peker’in geçmişten beri futbolun içinde olduğunu unutmamak gerekir. Alaattin Çakıcı’nın da Beşiktaş’ın şampiyon olmasında ettiği yardımlar karşılığında sahte vize aldığını ve yurtdışına çıktığını unutmamak gerekir.

Şike konusunda futbolcular nasıl yönlendiriliyorlar?

Türkiye’deki yerli futbolcuların transferlerinin yüzde doksanını gerçekleştiren şirket Olgun Peker’in kurduğu menajerlik şirketi. Futbolcuya maçı verin demek onlar için zor bir durum değil. Burada sadece korku değil parasal ilişkiler de söz konusu. Söylenilen gerçekleştirildiğinde futbolcuya konuşulan para ödeniyor.

İddianamede bu türden hikâyeler var mı?

Sivas Spor-Fenerbahçe şampiyonluk maçı öncesinde Aziz Yıldırım’ın yöneticisine “Şunu arayın bize kıyak yapsın” dediği söyleniyor. Bahsi geçen yönetici, daha önce Sivas Spor’da yöneticilik yapan şimdi ise federasyonda çalışan kişiye isteğini bildiriyor. Federasyondaki bu kişi Sivas’a gidip futbolcularla konuşuyor, daha sonra bazı futbolcuları İstanbul’a dâvet ediyor. Ve futbolcularla anlaşıyor.

Kafama takılan bir durum var. Demin konuştuğumuz üst yapı sadece Sedat Peker’den mi oluşuyor?

Ne kadar onun etrafında dönüyor desek de birinci güç Sedat Peker değil. Peker Yıldırım kadar güçlü değil. Gücün merkezinde federasyon içindeki bazı kişiler ve kulüp yöneticileri var. Ancak Peker’in oluşturduğu yapı onların lehine olduğu için koruyorlar. —Yani sadece Fenerbahçe takımı yok…

Bütün kulüpler var; ikinci ligden tutun federasyona kadar. Hatta şikenin kendi aleyhlerinde olduğunu bilen takımlar bile Yıldırım’ın cezaevinden çıkmasını istiyorlar. Bu ilişki ağı içinde futbolcular çok altlarda kalıyor.

Yanılmıyorsam 2003 yılında Meclis Şike Komisyonu’nda size Fatih Terim’in silâh kaçakçılığıyla ilgili bilginiz olup olmadığı sorulmuştu. Terim şike yapılanmasının neresinde?

Bu yapının hiçbir yerinde. Sanki geçmişten ders almış işini yapıyor. Terim’in de sözü ve gücü var, Peker’e pabuç bırakacak adam değil. Ancak demin bahsettiğimiz kulüplerin oluşturduğu tepe yapıya dahil görünmüyor. Terim’e yanlış yapmak mümkün değil, çünkü ona sahip çıkacak yapı oldukça güçlü. Derin devlet geleneği gibi bir şey.

Şike yapılanmasının derin devletle ne tür bir bağlantısı var?

Susurluk döneminde yargılanan isimlerin neredeyse hepsi futbolla ilgili kişilerdi. Oradaki derin gücün dağılmasına izin verilmedi. Türkiye’de her alana operasyon yapıldı, ordunun tepesinde isimler cezaevine alındı, fakat futboldaki illegal yapı dağıtılmadı.

Birçok insanın da anlamadığı şike yapılanmasının Ergenekon’dan daha mı güçlü olduğu?

Siyasetle futbol iç içe. Biri seçilmeden önce bölgesindeki kulübe gidip destek alır. Seçmen anlamında taraftarları karşınıza almak zor. Yoksa şu an devletin gücü Sedat Peker’e yeter. Fakat taraftar kitlesi hareketlendiğinde nereye gideceğini kestiremezsiniz. Son şike meselesinde FB taraftarı hükümete karşı politize hale getirildi. Bunu yapanlar Ergenekon sürecinde aleyhte propaganda yapan gazeteciler. Bu gazeteciler hükümetin ve cemaatin FB’yi ele geçirme operasyonu olduğunu iddia ediyorlar. Ak Parti de bu durumdan tedirgin.

Hükümetin ne tür bir çekincesi oldu?

Ak Parti FB’lilerin kendisine karşı politik tavır sergilemesinden çekindi. Bunun yanında taraftar şikeyi normal olarak görüyor, başka bir suçla ilişkili görmüyor. Bu durumda ahlâk devreden çıkıyor. Fanatiklik devreye girdiğinde ise, derin devletle ilişkili görseler bile hoş karşılıyorlar.

Ergenekon sürecinde de generallere dokunulamaz deniyordu. Ancak toplumsal güç bunu aştı ve operasyonlar gerçekleştirildi. Şike mevzuunda da böyle bir cesaret gerekmez miydi?

Evet, cesaret gerekiyor. Ergenekon sürecinde duraklandığı dönemler oldu, ancak burada iktidar bekledi bekledi geri adım attı. Kendi yaptığı şike operasyonunu boşa çıkardı. Çünkü çıkan bu yasa ile şikeye ceza gelmiyor, adeta serbest bırakılıyor. 1 ile 3 sene cezanın öngörüldüğü bir dâvâda hakim kimseyi cezaevine göndermez.

Partilerin ortak tutumu hakkındaki görüşünüz nedir?

Türkiye’nin bu kadar demokrasi sorunu varken, şike yasasında birlikte hareket etmelerini hayretle izliyorum. Bütün partiler kırmızı çizgilerini aşarak futboldaki illegal yapının az ceza alması için bir araya gelebiliyorlar.

Hükümetin geri adım atarak kendi ayağına kurşun sıktığını düşünüyor musunuz?

Toplumun bir kesimi Ak Parti’nin şike yapılanmasına yenildiğini düşünüyor. Şikeye özgürlük hükümete oy ve itibar kaybettirir. Çünkü ordudaki darbeci geleneğin tasfiyesi ile futboldaki illegal yapının tasfiyesi arasında bir fark yok. Sen ulusalcıların, Ergenekoncuların yapay toplumsal muhalefetine yenilmeyeceksin, gelip şikeye takılacaksın. Olacak iş değil.

Hükümetin şikeye verilen cezaları cüzî noktaya çekmesini yenilgi olarak görüyorsunuz. Peki, cesaretle gitseydi psikolojik eşiği aşabilir miydi?

Operasyonu net olarak sürdürseydi,, tepkileri “Temiz Futbol” zeminine çekebilirdi. Fakat futbol ya da şike lobisi galip geldi.

Şike ile ilgili iddianame açıklanırsa hükümetin daha da zora düşeceği konuşuluyor. Buna katılıyor musunuz?

Ben de bu duruma çok şaşırıyorum. İddianamede futbolcu itiraflarından bahsediliyor. Bunun da ötesinde bugün medyada çıkan haberlere bakılarak bile şikeye bu ceza indirimi kabul edilemez. Şike’yi savunanlarla Ergenekon’u savunanlar aynı zeminde olduğunu düşünürsek, Ak Parti burada yenilmiş görünüyor.

Siz faturanın muhalefetten çok hükümete kesileceğini düşünüyorsunuz?

Bütün tepkiler Ak Parti’ye gidecek. Bu Ak Parti’nin çetelere, derin devlete, statükoya yenilgisidir. Az önce bahsettiğim gibi, Ak Parti şike konusunda durmak değil, geri adım attı ve her şeyi boşa çıkardı.

Cumhurbaşkanı Gül’ün tavrını nasıl yorumluyorsunuz?

Biliyorsunuz, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olmaması için ülkeyi kan gölüne çevirenler oldu. Hrant Dink cinayetinden, Danıştay saldırısına kadar pek çok olayı sayabiliriz. Cumhurbaşkanının şike konusundaki tavrı, toplumsal tepkileri göz önünde tutup şikeye getirilen cezanın makul düzeye çekilmesini öngörüyordu. …

Sizce şike ile ilgili defter kapandı mı?

Artık başka bir operasyon beklemek zor. Bunun için çok sağlam irade lâzım. Şike operasyonunun Ergenekon’dan sonra başlamış olması bile gücünü ortaya koyuyor.

H.Hüseyin Kemal / Yeni Asya  

HABERE YORUM KAT