1. HABERLER

  2. HABER

  3. HSYK'dan "Adli Kolluk" Açıklaması
HSYK'dan "Adli Kolluk" Açıklaması

HSYK'dan "Adli Kolluk" Açıklaması

HSYK'dan yapılan açıklamada, Adli Kolluk Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2'nci ve 3'üncü maddelerinin kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğu belirtildi.

A+A-

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Ahmet Hamsici ve üyeler Zeynep Nilgün Hacımahmutoğlu, Zeynep Kavlak, Ulvi Yüksel, Ziya Özcan, Nesibe Özer, Hüseyin Serter, Ömer Köroğlu, Ahmet Kaya, İbrahim Okur, Bülent Çiçekli, Teoman Gökçe ve Ahmet Berberoğlu imzasıyla yapılan açıklamada, kamuoyunda yargıya ilişkin yapılan tartışmalar ve Adli Kolluk Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerin HSYK Genel Kurulunda görüşülerek oy çokluğu ile açıklama yapılmasına karar verildiği bildirildi. 

Açıklamada, Adli Kolluk Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. ve 3. maddelerinin yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ilkeleri ile Anayasa'nın ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümlerine açıkça aykırı olduğu belirtildi. 

Özveri ve titizlikle görev yapan yargı mensuplarını zan altında bırakan beyan ve yazıların da hukukun üstünlüğü ve çağdaş demokrasinin unsuru olan bağımsız yargıya zarar vereceği hususunun gözden ırak tutulmaması istenen açıklamada, "Yargı bağımsızlığını ihlal etmeden, yargıya duyulan güveni zedelemeden varsa yanlışlıkları ortaya çıkarmak ve gereğini yapmak başta HSYK olmak üzere tüm yargı kurumlarının görevidir" denildi. 

Açıklamada, "Yasama ve yürütme organlarına karşı bağımsızlığı korunan yargı, yönetenlere karşı yönetilenlerin güvencesidir. Hukuka aykırı eylem ve işlemlerde bulunulması halinde yönetenlerin de herkes gibi yargı tarafından denetlenmesi demokratik hukuk devletinin bir gereğidir" değerlendirmesinde bulunuldu. 

Yazılı açıklamada, kamuoyunda yargıya ilişkin yapılan tartışmalar ve Adli Kolluk Yönetmeliği'nde yapılan değişikliklerin HSYK Genel Kurulunda görüşülerek açıklama yapılmasına oyçokluğu ile karar verildiği belirtildi.

Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün demokratik hukuk devletinin temel esasları olduğu vurgulanan açıklamada, kuvvetler ayrılığı, yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden bağımsız, birinin diğerine üstün olmadığı, medeni bir iş bölümü ve iş birliği içerisinde görev yaptığı sistem şeklinde tanımlandı.

Anayasaya göre herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtilen açıklamada, devlet organları ve idare makamlarının da bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları ifade edildi.

"Yasama ve yürütme organlarına karşı bağımsızlığı korunan yargı, yönetenlere karşı yönetilenlerin güvencesidir. Hukuka aykırı eylem ve işlemlerde bulunulması halinde yönetenlerin de herkes gibi yargı tarafından denetlenmesi demokratik hukuk devletinin bir gereğidir" denilen açıklamada, Anayasa'da savcıların adli görevleri ile hakimlerin idari görevleri yönünden teftiş, denetleme ve genelge düzenleme yetkisinin HSYK'ya ait olduğu belirtildi.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 157, 160, 161 ve 164. maddelerinde de soruşturmanın gizli olduğu; ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiğini öğrenen cumhuriyet savcısının emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle doğrudan doğruya her türlü araştırmayı yapabileceğinin düzenlendiği anlatılan açıklamada, "Adli kolluk görevlilerinin el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları cumhuriyet savcısına derhal bildirmek ve bu cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlü oldukları; adli kolluk görevlilerinin adli görevlerin haricindeki hizmetlerde üstlerinin emrinde oldukları, ancak soruşturma işlemlerinde sadece cumhuriyet savcısının emirlerini yerine getirecekleri; cumhuriyet savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk amir ve memurları hakkında da cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacağı hususları açıkça vurgulanmıştır" ifadelerine yer verildi.

CMK'nın 167. maddesinde Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkarılacak Adli Kolluk Yönetmeliği'nin kapsamının düzenlendiği belirtilen açıklamada, cumhuriyet savcılarının adli görevlerine ilişkin hususların bu Yönetmelik kapsamında bulunmadığının tartışmasız olduğu kaydedildi.

Açıklamada, "Ayrıca adli görevi bulunmayan mülki idare amirlerinin de bilgilendirilmesini içeren 21 Aralık 2013 tarihli 'Adli Kolluk Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. ve 3. maddeleri yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ilkeleri ile Anayasa'nın ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerine açıkça aykırıdır" denildi.

HSYK'nın görevleri arasında

Öte yandan Anayasanın 159. maddesi ile HSYK Kanunu'nun 4. maddesinde hakim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemlerinin, HSYK'nın görevleri arasında sayıldığı anlatıldı.

HSYK'nın, Anayasa'nın ve Kanun'un kendisine verdiği yetki ve görev çerçevesinde, hakimler ve savcılar hakkında bugüne kadar gelen tüm ihbar ve şikayetleri titizlikle değerlendirdiği ve ilgili kanunlarda yer alan disipline ilişkin hükümleri uyguladığı ifade edilen açıklamada, bu yıl içerisinde Kurula gelen ihbar ve şikayetler üzerine 13 bin 500 hakim ve savcıdan 331'i hakkında soruşturma izni verildiği ve 19'unun meslekten çıkarma cezası olmak üzere toplam 288 hakim ve savcıya değişik disiplin cezaları verildiği bildirildi.

HSYK'nın, hakim ve savcıların görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevlerinin icaplarına uyup uymadığını titizlikle araştırdığı ve eylemleri sabit görülenler hakkında gereken disiplin cezalarını uyguladığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bu itibarla; hakim ve savcıların yasalara aykırı davranışta bulunduğunu veya sıfat ve görevlerine uygun davranmadığını düşünen herkesin HSYK'ya şikayette bulunması mümkündür. Görev sınırlarını aşan veya suç teşkil eden eylemlerde bulunan hakim ve savcı varsa o hakim ve savcılarla ilgili bugüne kadar gereğine tevessül edildiği gibi bundan sonra da edileceği izahtan varestedir. Soruşturmaların yürütülmesine ilişkin yetki aşımı veya usulsüzlük olması durumunda bu konularda da 2802 sayılı kanunun disiplin maddeleri gereğince işlem yapılacağı açıktır.

Ancak; özveri ve titizlikle görev yapan yargı mensuplarını zan altında bırakan beyan ve yazıların da hukukun üstünlüğü ve çağdaş demokrasinin unsuru olan bağımsız yargıya zarar vereceği hususu gözden ırak tutulmamalıdır.

Bu nedenle; yargı bağımsızlığını ihlal etmeden, yargıya duyulan güveni zedelemeden varsa yanlışlıkları ortaya çıkarmak ve gereğini yapmak başta HSYK olmak üzere tüm yargı kurumlarının görevidir. Bu görevlerin yerine getirilmesi sırasında tüm yetkililerin, basın mensuplarının ve kamuoyunun yargıyı yıpratacak ve töhmet altında bırakacak tutumlardan kaçınması da yargı camiasının ortak beklentisidir."

Üyelerden itiraz

HSYK'nın oy çokluğuyla aldığı açıklama yapma kararına, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem ile üyeler Ahmet Karayiğit, İsmail Aydın, Halil Koç ve Rasim Aytin katılmadı. 

Birol Erdem'in muhalefet şerhine ilişkin açıklamasında, Ceza Muhakemesi Kanun'un (CMK) "Yönetmelik" başlıklı 167. maddesinde "Adli kolluk görevlilerinin nitelikleri ve bunların hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimi, diğer hizmet birimleri ile ilişkileri, değerlendirme raporlarının düzenlenmesi, uzmanlık dallarına göre hangi bölümlerde çalıştırılacakları ve diğer hususlar; bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenir" hükmünün yer aldığı hatırlatıldı.

Söz konusu Yönetmelik değişikliğinin, cumhuriyet savcılarının adli görevlerine ilişkin yeni bir düzenleme içermediğini belirten Erdem, cumhuriyet savcıları üzerinde gözetim ve denetim yapmanın cumhuriyet başsavcısının görevleri arasında sayıldığını kaydetti. 

Cumhuriyet başsavcısının yürütülen soruşturma dosyaları hakkında bilgi sahibi olmasının, yasal düzenlemelerin zorunlu bir sonucu olduğu ve bu hususun soruşturmanın gizliliğini ihlal sayılmayacağı görüşünü savunan Erdem açıklamasında, şu ifadelere yer verdi: 

"Duyuruda, söz konusu Yönetmelik'te yapılan değişikliğin yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri ile Anayasa'nın ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerine açıkça aykırı olduğu belirtilmekte ise de bu tespite katılmam söz konusu değildir. Anayasanın 9 uncu maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağı düzenlenmiştir. Yönetmelikte yapılan düzenlemeler, soruşturma aşamasında adli kolluğun amirleriyle olan idari ve hiyerarşik ilişkilerine yönelik olup, mahkemelerin yargı yetkisi ve takdir hakkına bir müdahalede bulunulması söz konusu değildir. Bu nedenle, düzenlemede yargı bağımsızlığına müdahale olarak değerlendirilebilecek bir husus bulunmamaktadır.

HSYK 3. Daire üyesi Ahmet Karayiğit, HSYK Genel Kurulu tarafından kamuoyuna yapılan duyurunun içerik olarak özde birçok bölümüne katıldığını ancak bazı bölümlerine katılmadığını belirtti.

Yürütme organı tarafından 21 Aralık 2013 tarihli "Adli Kolluk Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair Yönetmeliğin iptali" hakkında yargıya intikal etmiş bir davanın bulunduğunu anımsatan Karayiğit, bu nedenle, "Yargının üst kurulu" niteliğinde olan HSYK'nın bu yönde haklı da olsa görüşünü kamuoyuyla paylaşmasının süreç itibarıyla yanlış anlaşılmaya, tartışılmaya neden olabileceğini belirtti.

Karayiğit, "Geçmiş tarihlerde buna benzer birçok konu ve meselenin kamuoyunda konulup tartışılmasına rağmen HSYK Genel Kurulunca yayınlanmış kamuoyuna bir bildirisinin, bir duyurusunun, bu yönde bir hassasiyetinin olmaması hususlarının da göz ardı edilemeyeceğini" vurguladı.

HSYK 1. Daire Üyesi İsmail Aydın da yönetmelik çıkarma yetkisinin Anayasanın 124. maddesinde "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir" biçiminde düzenlendiğini aktardı.

AA

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT