HSYK üyesinden Anayasa'yı ihlal itirafı

01.08.2009 02:18

Reşat Petek

Günlerdir hakkındaki iddialar karşısında sessiz kalan HSYK üyesi Ali Suat Ertosun önceki gün basının karşısına geçti. Hakkındaki iddiaları kendince cevapladı. Basın toplantısının önemli bir bölümünü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'ndeki faaliyetlerine ayırdı.

Cezaevlerinde F tipi değişimde oynadığı rolü ve Hayata Dönüş operasyonunu savundu. Başarılı hizmetleri sebebiyle Devlet Üstün Hizmet Madalyası aldığını hatırlattı.

Bazı televizyon kanallarının naklen verdiği basın toplantısında beklenen bölüm ise hakkındaki iddialarla ilgili açıklamalarıydı. Ertosun, özetle, Ergenekon sanığı Engin Aydın ile arkadaş olduğunu, ailece tanıştıklarını anlattı ve basında yer alan fotoğrafı doğruladı. Çete oluşturma ve cinayet suçlamalarıyla hakkında dokuz kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istenilen Albay Temizöz'ün komutanına misafir olduğunu kabul etti, ancak bağ evinde değil jandarma misafirhanesinde kaldığını söyledi. Kent Otel toplantılarına katıldığını, hem de korumalarıyla gittiğini, burada tarımdan hukuka değişik gündemleri bir aydın olarak değerlendirdiklerini söylemekle yetindi. Bu ilişkilerinde bir sakınca görmediğini ve istifa etmeyeceğini de ilave etti. Yargıtay ve HSYK üyesi olan Sayın Ertosun'un uzun basın toplantısı ve sorulara verdiği cevaplar belki birçok açıdan tahlil edilebilir, edilecektir. Kanaatimizce öne çıkan iki konu vardı. Birincisi, bir yüksek hâkimin, Türkiye'nin en önemli davası olarak nitelenen Ergenekon davası sanıkları ile aynı karede fotoğraflanması ve aynı toplantılara katılmasıydı. Bunları inkâr etmedi. İkincisi, bir krize dönüşen HSYK toplantılarında Ergenekon ve KCK soruşturmalarını yürüten savcıların görev değişikliği ile ilgili öneride bulunup ısrarcı olmasıydı. Toplantının soru-cevap bölümünde bu konudaki iddiaları doğrulamış oldu.

YETKİSİ DIŞINDAKİ İŞLER HSYK'DA NASIL KONUŞULUR

İstanbul'da devam eden davada hâkimlerin görevlerinin değiştirilmesi yönünde bir teklifleri olmadığını, bunu da Kurul üyeleri olarak açıkladıklarını, açıklamalarının hâkimlere güvence verme anlamına da geldiğini ifade ederken, savcılarla ilgili girişimlerini ve ısrarlarını yani görevlerinden alınmaları için ek bir taslak getirdiklerini ifade etmiş oldu. Anayasa ve kanunlar hâkim ve savcı ayrımı yapmadan hâkimlik ve savcılık teminatından birlikte söz ederken, sayın HSYK üyesi, görev süreleri dolmadığı halde savcıları görevlerinden almak istediklerini, dolayısıyla savcılar konusunda anayasal teminatı ihlal ettiklerini itiraf etti. Kendine göre mazereti vardı tabii. Ergenekon soruşturmasında, arama, el koyma, yakalama, gözetim altına alma, teknik takip, tutuklama, itiraz konularında birçok usulsüzlük iddiaları olduğunu ve bu hususlarda kaygıları olduğunu söyledi. Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine tabi olduğunu, ancak hâkim kararlarının denetlenemediğini, bu nedenle CMK'nın "kanun yararına bozma" sisteminin Adalet Bakanlığı'nca işletilerek, tartışmalı hâkim kararlarının Yargıtay'a taşınmasını istediklerini beyan etti.

Sayın Ertosun'un, uzun yıllar Adalet Bakanlığı'nda üst düzey bürokrat olarak çalıştıktan sonra Yargıtay üyeliğine seçilmiş bir HSYK üyesi olarak Anayasa ve yasaların sınırları içinde HSYK'nın görevlerini bilmediği düşünülemez. 2461 sayılı kanunun 4. maddesinde bu görevler sayılmıştır. HSYK, idari görev ifa eden bir kuruldur. Hiçbir davanın soruşturma ve yargılama sürecine müdahale edemez. Hukuki kriterler geçerli diyorsak, HSYK'nın yasada yazılı görevleri dışına çıkmaması gerekir. Ama kamuoyuna kriz olarak yansıyan HSYK toplantılarında Anayasa ve yasaların ihlal edildiğini, dokuz HSYK üyesinin açıklamalarından sonra, Sayın Ertosun'un basın toplantısından da öğrenmiş olduk.

Savcıların soruşturmalarını nasıl yürüteceklerini CMK düzenlemiştir. Taleplerinin ve kararlarının yargı makamları içinde denetim yolları bellidir. Hal böyleyken HSYK'nın, Ergenekon soruşturmasında bazı hukuki hata ve ihlallerden söz etmesi doğrudan yargıya müdahale anlamını taşır. Anayasa'nın 138. maddesi mahkemelerin bağımsızlığını düzenlemiş, "Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." demiştir. HSYK da idari bir kurul olarak Anayasa ile bağlıdır. Anayasa'dan almadığı bir yetkiyi kullanamaz. Ama son HSYK toplantılarında Kurul üyelerinin yetki gaspında bulunmaya teşebbüs ettikleri, kendi açıklamaları ve Ertosun'un basın toplantısıyla netlik kazanmıştır. Lafı eğip bükmeden açıklıkla söylemek gerekirse bu açık bir anayasa ihlalidir.

YARGIYA İKİLİK SOKTULAR

HSYK'nın Yargıtay gibi yargı denetimi görevi olmadığı halde, devam eden bir davada görüş açıklaması, savcıların ve hâkimlerin yargısal faaliyetlerini beğenmeyerek, Adalet Bakanlığı aracılığıyla Yargıtay'a taşınmasını önermesi, yargıya müdahale dışında nasıl yorumlanabilir?

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun 8. maddesinde Adalet Bakanı'nın Kurul'un başkanı olduğu, 9. maddesinde de, "Kurul'u temsil ve Kurul adına beyanda bulunma yetkisi başkana ait" dendiği halde, Adalet Bakanı dışında bazı üyelerin bir araya gelerek basın açıklaması yapmaları, beyanda bulunmaları ne derece hukuka uygundur?

YARSAV adlı hukukiliği tartışmalı bir derneğin üyesi olan bazı HSYK üyelerinin, yargıya ikilik sokmak suretiyle yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına ciddi anlamda zarar vermelerinin ardından, Yargıtay'ın görevine soyunmaları nasıl izah edilebilir? Hele YARSAV Başkanı'nın Ergenekon sanıklarının avukatlığına soyunduğu ve tutuklanan sanıkların kurumlarına geçmiş olsun ziyaretleri yaptığı, bir politikacı gibi düzenlenen toplantılarda, devam eden Ergenekon soruşturmasını eleştirdiği düşünülürse, üyelerinin bir kısmı YARSAV üyesi olan HSYK'nın tarafsız hareket ettiğine kamuoyunun inanması nasıl beklenebilir? Bazı HSYK üyelerinin ve üye Ertosun'un kamu vicdanını tatmin etmekten uzak açıklamaları iyi tahlil edilmelidir. Bir basın mensubunun toplantı salonundan çıkartılmaya çalışılmasına sebep olan ve problemin özünü açıkça ortaya koyan sorusunu hatırlayalım: "Sayın Ertosun, Ergenekon sanığı ile birlikte olmakta sakınca görmediğinizi açıkladınız. Genç hâkim ve savcılara önemli davaların sanıklarıyla beraber olmalarını tavsiye eder misiniz?"

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim